YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/11798
KARAR NO : 2017/3322
KARAR TARİHİ : 07.03.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti, fazla mesai ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan … avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalılara ait işyerinde 14/04/2008 tarihinden 25/09/2012 tarihine kadar güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, davalı Yachtley şirketinin asıl işveren, diğer davalı….ise yüklenici firma olduğunu, davalıların ödenmeyen maaş, fazla mesai ve sigorta primlerinden müteselsilen sorumlu olduğunu, müvekkilinin yasada öngörülen fazla mesainin çok üzerinde çalıştırılmasına rağmen, fazla çalışma ücreti, resmi tatil ücretleri ve yıllık ücretli izin alacağının ödenmediğini, bu hususların SGK müfettişleri tarafından tespit edildiğini, SGK teftişi sonrası yasa gereği ödenmesi gereken ücretlerin banka vasıtasıyla ödeneceği, ancak ödeme sonrası paraların şirkete iade edilmesi gerektiği hususunda işverence baskı uygulandığı, müvekkili ve diğer çalışanlar tarafından bu durumun kabul edilmediği, alacaklarının ödenmesi hususunda davalı şirkete ihtarname çekildiği, davalı tarafın bu ihtarnameye cevap vermediği ancak bir kısım ücret alacaklarını eksik olarak banka hesabına yatırdığı, davalı tarafın edimlerini yerine getirmemesi sebebiyle iş akdinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, yıllık izin, genel tatil ve fazla çalışma ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalılar Cevabının Özeti:
Davalılardan…. Davalılardan TMG şirketi, şirketlerinin de faaliyet gösterdiği Kocaeli Serbest Bölgede bulunan tüm işyerlerinin Nisan 2012 tarihi itibariyle denetlenmeye başlandığını, bu denetleme sonucunda özel güvenlik görevlilerin hak edişlerinin eksik hesaplandığının tespit edildiğini, denetmenler tarafından öngörülen şekilde yeniden hesaplama yapılarak davacıya ve diğer güvenlik görevlilerine ödeme yapmak istediklerini, ancak davacı ile birlikte 5 personelin bu durumu fırsata çevirmek için nasıl hesaplandığı belli olmayan bir hesaplamayla fahiş miktardaki alacaklarının hesaplarına yatırılmasını isteyen bir ihtarname çekerek kendilerin Çalışma bakanlığına şikayet ettiklerini, davacının işi kendisinin bıraktığını ve kıdem tazminatı hak etmediğini savunarak, davacının normal mesai, gece mesaisi, Ulusal tatil mesaileri kalemleri yönünden yapılan hesaplamalarını müfettişe sunduklarını, onay gelmesi halinde toplam 3.075 TL olan bu tutarın davacıya ödeneceğini beyan etmiştir.
Diğer davalı …. şirketin davacının işvereni olmadığını, diğer davalı firmanın müvekkil firma ile birlikte serbest bölgedeki pek çok firma ile hizmet alım sözleşmesi imzaladığını ve personelinin sadece müvekkil işyerinde değil diğer işyerlerinde de çalıştığını, İş Kanunun 2/6 maddesinde düzenlenen, asıl-alt işveren bağlantısının davalılar arasında kurulmadığını, yapılan işin müvekkil şirketin işinden tamamen bağımsız ve işyerindeki üretimle ilgili olmayan, asıl işin tamamlayıcısı niteliğinde bulunmayan bir iş olduğunu, diğer davalı firmanın çalıştıracağı işçilerin seçimi, işe alınması, mesai saatleri, ücret tespiti ve ödenmesi, sigorta bildirimleri, sigorta primlerinin ödenmesi, işten çıkartılması ve işin sevk ve idaresinin tümüyle diğer davalıya ait olduğunu, davacının fazla çalışma iddialarının haksız olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre her ay düzenli olarak 15 saatten fazla mesai yapıldığı iddiasının kabulünün mümkün olmadığını savunarak davanın husumet nedeniyle ve haksız ve hukuka aykırı talepler yönünden reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonunda, davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisi olduğu kabul edilerek, davacının iş sözleşmesinin ücretlerinin ödenmemesi nedeni ile haklı nedenle feshettiği, kıdem tazminatına hak kazandığı, ödenmeyen ücret, kullanılmayan yıllık ücretli izni bulunduğu, fazla çalışma yapıp karşılıklarının ödenmediği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılardan …. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece bozma ilamı sonrası verilen karar gerekçesinde, ilk karara atıf yapılmaksızın bozma konusu gerekçelere de yer verilerek “10.03.2014 tarihli ek raporun ikinci alternatifine göre hüküm verildiği, ancak davalı tarafça yapılan ödemenin mahsubuyla 06.12.2013 tarihli rapora göre fazla çalışma alacağının red edildiği,” açıklandıktan sonra, karar gerekçesinin en son paragrafında fazla çalışma ücreti için 30.06.2016 tarihli rapora göre hüküm kurulduğu belirtilmiştir. Bu yönüyle karar gerekçesinde çelişki oluşturulmuştur.
Mahkemenin hüküm sonucunda 30.06.2016 tarihli hesap raporuna göre karar verildiği, ancak belirlenen bu miktara takdiri indirimin uygulanmadığı görülmüştür. İlk karar takdiri indirim yönünden bozulmamıştır. Bozma dışı kaldığı için takdiri indirim yönünde davalılar lehine usulü kazanılmış hak oluşmuştur. Usulü kazanılmış hakkın ihlali isabetsizdir.
Bu itibarla; hem içeriği itibariyle hem de hüküm sonucu ile çelişkili olan kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.