Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/12015 E. 2019/9713 K. 25.04.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/12015
KARAR NO : 2019/9713
KARAR TARİHİ : 25.04.2019

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının 2007 yılı Ocak ayından 30/05/2014 tarihine kadar davalı Bakanlık’a bağlı … Askeri Veteriner Okulu’nda davalı bakanlıktan ihale ile iş alan taşeron firmalar bünyesinde servis elemanı olarak çalıştığını, Mahkeme’nin 2014/217 Esas sayılı dosyası ile fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin talep edildiğini, işbu dava sonrası çalışmasına devam etmekte olan davacının iş akdinin haksız ve önelsiz olarak 30/05/2014 tarihinde feshedilmiş olduğunu, bu cihetle daha öncesinde açılan davadan bu yana geçen süre için fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin de işbu davamızda talep edildiğini, davacının asgari ücretle çalıştığını, yemek, servis sosyal haklarından da yararlanmış olduğunu, haftanın 7 günü ilk vardiya 04.30/13.00, ikinci vardiya 12.00/21.00 saatleri arasında çalıştığını, tüm ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını, dini bayramlarda 1 gün izin yaptığını diğer günlerinde çalıştığını, fazla çalışmalarının karşılığını alamadığını, bunun dışında zaman zaman da mesaiye gelmeyen arkadaşlarının yerine çalışmaya devam ederek saat 04.00’de başlayan mesaisini saat 21.00’de sonlandırdığını, yıllık izinlerinin kullandırılmadığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B) Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunduklarını, müvekkili idarenin ihale makamı olduğunu, ihale yoluyla 3. şahıslara gördürülen hizmetlerden dolayı Bakanlık’ın asıl işveren sıfatı ile sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, bu sebeple davanın husumetten reddi gerektiğini, kaldı ki; davacının alacaklı olduğu iddialarının da yerinde olmadığını, fazla çalışma alacağının da bulunmadığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, aynı taraflar arasında Mahkeme’nin 2014/123 Esas sayılı dava dosyasının da bulunduğu, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil ücreti alacağı talepli dava tarihinin 21/02/2014 olduğu, işbu davaya ilişkin davalıya yapılan tebligat tarihinin 28/03/2014 olduğu ve halen derdest olduğu, söz konusu dosyada aldırılan bilirkişi raporunda işbu dosyanın dava tarihi olan 21/02/2014’e kadar hesaplamaların yapıldığı, yargılamaya konu 2014/382 Esas sayılı dosyamızda ise söz konusu aynı alacaklara ilişkin hesaplamaların bahsedilen dosyadaki 21/02/2014 dönem sonrası için yaptırılması sebebi ile aynı alacak kalemlerine ilişkin mükerrer dava ve derdestlikten bahsedilemeyeceğinden dosyanın söz konusu kalemler yönüyle de yargılamasına devamla davanın neticelendirilmesi cihetine gidildiği, davacının davalı idareye bağlı işyerlerinde ihale sureti ile iş alan taşeron şirketler nezdinde 04/02/2007-30/05/2014 tarihleri arasında çalışmış olduğu SGK kayıtlarından anlaşılmış olup davacının daha önce işe başladığı iddiaları somut verilerle ispat edilemediğinden kayıtlarda görülen bu çalışma süresi nazara alınarak (lakin mahkememizin 2014/217 Esas sayılı dosyası da gözönünde bulundurularak davamız konusu fazla mesai, hafta tatili ve ubgt ücretleri yönünden ise önceki davanın açıldığı 21/02/2014 tarihinden sonraki dönem üzerinden) hesaplamaların yapıldığı, davacının ücretinin asgari ücret olduğunun taraflar arasında ihtilafsız olduğu, yemek, servis sosyal haklarından yararlandığının tanık beyanlarıyla doğrulandığı, iş akdinin tazminat gerektirmeksizin haklı olarak feshedildiğini ispat külfeti işveren üzerinde olup, davacı tanıkları davacı iddiasını doğruladıkları gibi davalı işverenlikçe davacının iş akdinin haklı olarak feshedildiği hususları da yöntemince ispat edilemediği, oluşan kanaate göre davacının iş akdinin bahsedilen önceki dava nedeni ile davalı işverence tek taraflı ve haksız surette feshedildiği, bu kapsamda davacının ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin yerinde olduğu, davacı sunulan puantaj kayıtları ile ve de bunlar dışı dönemlerde fazla mesai yaptığını, hafta tatillerinde ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalıştığını tanık beyanları ile ispat etmesine rağmen davalı işveren taraf fazla çalışılmadığını / anılan izin ve tatil günlerinde çalışma olmadığını, değil ise bunların karşılığı ücretlerin ödendiği hususlarını belirtilen surette yazılı belgelerle ispat edemediği, anılan sebeplerle davacının bu yöndeki taleplerinin yerinde olduğu değerlendirilmiş, bilirkişice ek raporla hesap edilen miktarlardan hastalık izin, rapor, düğün dernek ve sair sebeplerle çalışılamayan günlerin olması da nazara alınarak hüküm fıkrasında belirtilen oranlarda hakkaniyet indirimine gidilmek sureti ile fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücretine karar verildiği, fazlası tutarların reddedildiği, bilirkişi raporu ve dosya kapsamından davacının kullandırılmayan 96 günlük yıllık izninin olduğu ve bunların karşılığı ücretlerinin de ödendiği yazılı delillerle ispat edilememiş olduğundan, bu alacak kalemine dair davacı taleplerinin yerinde olduğu, davacının çalıştığı işlerin yardımcı işlerden olduğu ve davacının işyeri devri kuralları çerçevesinde çalışmasını sürdürdüğü tüm dosya kapsamı ile anlaşıldığından İş Kanunu’nun 2/6-7. maddeleri kapsamında davalı Bakanlık’ın asıl işveren olarak sorumluluğunun bulunmasına göre davalı Bakanlık vekilinin husumete dair itirazlarına itibar olunmayarak belirlenen alacakların asıl işveren sıfatı ile davalı Bakanlık’tan tahsilinin gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacının aynı işverene karşı açtığı ve Dairemiz tarafından aynı gün Dairemizin 2017/12721 Esas sayısı ile incelenen … 8. İş Mahkemesi’nin 2014/123 Esas sayılı dosyası mevcuttur. Davacıya ait aynı davalıya karşı açılmış bulunan eldeki dosya ile bahsi geçen dosyanın birlikte karara çıkarılması, yargılama ve ulaşılan neticelerin sıhhati bakımdan önemli olduğundan, bu 2 dosya birleştirilerek birlikte incelenip karara bağlanması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
Birleştirilen her 2 dosyada ayrı ayrı verilen bozma ilamları ve içerikleri de yerine getirilmelidir.
3- Kıdem ihbar tazminatı ödemeleri bakımından;
Eldeki dosyanın davacısına ait olan ve Dairemizin yukarda bahsedilen 2017/12721 Esas sayılı dosyasında bir kısım ödeme belgeleri bulunmaktadır. Şöyle ki;
Bu belgelerde … Yemek Şirketi’nin 22/07/2013 tarihinde davacıya 485,58 TL “maaş-kıdem tazminatı” açıklamalı ödemesine dair ve 23/08/2013 tarihinde 485,58 TL “maaş ihbar tazminatı” açıklamalı bilgisayar çıktısı onaysız banka dekontları sunuludur. … Yemek Şirketi’nin alt işverenliğinin 30/05/2013 tarihinde son bulduğu, ertesi gün davacının hizmet dökümüne göre başka bir şirkette çalışmaya devam ettiği ve bunların tüm hizmet süresini kapsamayan ödemeler olduğu anlaşıldığından bu ödemelerin kıdem ihbar tazminatı için yapılmış olması ve davacıya ödenmenin gerçekleşmiş bulunması halinde önceki dönemin tasfiyesi değil, bu ödemelerin kıdem ve ihbar tazminatlarından mahsubu gerekir.
Açıklanan nedenler ile bu ödemelerin gerçekten davacıya yapılıp yapılmadığı ve bu ödemelerin mahiyeti davacı asıl duruşmaya bizzat celbedilerek, bu belgeler davacı asıla duruşmada gösterilip açıklanarak sorulmalıdır. Zira, mezkur ödeme belgelerindeki açıklamalarda “kıdem tazminatı”, “ihbar tazminatı” gibi açıklamaların yanında “maaş” şeklinde de bir açıklama bulunduğundan, bu ödemelerin ne için yapıldığı davacı asıla açıklatılmalı, taraf vekillerinden bu konuda izahat alınmalı, bu ödemelerin ne için yapıldığına dair var ise sair yerlerden belgeler getirtilmeli, gerekir ise işverenin işyeri ve ticari kayıtları irdelenmeli, ayrıca gerekir ise davacıya ödenip ödenmediğinin tespiti için bankadan kayıtlar istenmeli, açıklanan ödeme belgeleri uyarınca kıdem tazminatından ve ihbar tazminatından mahsup yapılması gerekip gerekmediği, mahsup yapılacak ise miktarları tespit edilerek sonuca ulaşılmalıdır.
Diğer yandan, kıdem ve ihbar tazminatı bakımından incelenmesi gereken sair ödeme de mevcuttur, şöyle ki;
Dairemizin 2017/12721 Esas sayılı dosyasında yer alan alt işverenlerden … Şirketi’nin davacıya 31/05/2011-30/05/2012 tarihleri arası çalışması için 881,14 TL kıdem tazminatı ödemesina dair davacıya atfen imza içeren hesap pusulası mevcuttur. İhbar tebliğ tutanağı da var ise de bu tutanağın teliğ tarihi belirsiz olmakla ihbar önelinin verildiği bu belgeye göre kabul edilemez. Bu nedenle, davacı asıl duruşmaya bizzat celbedilerek bu belge davacı asıla duruşmada gösterilip açıklanarak bu belge kendisinden sorulmalıdır. Gerekir ise yukarda belirtilen diğer araştırmalar ve davacı asılın imza inkarı halinde imza incelemesi de yapılarak bu belgede belirtilen parasal miktarın kıdem tazminatından mahsubu gerekip gerekmediği belirlenerek sonuca gidilmelidir.
4- Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücretleri bakımından;
Dairemiz tarafından aynı gün incelenen Dairemizin 2017/12396 Esas, 2017/9329 Esas, 2017/12721 Esas, 2017/12015 Esas sayılı dosyalarında (ilk derece Mahkemeleri ve dosya numaraları sırası ile … 10. İş Mahkemesi 2014/134 Esas, … 7. İş Mahkemesi 2014/402 Esas, … 8. İş Mahkemesi 2014/123 Esas, … 8. İş Mahkemesi 2014/382 Esas) bir kısım bordrolarda ulusal bayram genel tatil çalışması, fazla mesai, hafta tatili çalışması yönünde tahakkuklar bulunmaktadır.
Eldeki dosyada açısından benzer durum söz konusu olup, bazı banka dekontları ve banka hesap ekstreleri bulunmaktadır. Bilirkişi raporunda ise ödeme belgesi bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu tahakkukların sonuca etkisi irdelenmelidir.
Kural olarak, bordrolarda davacının imzası bulunması halinde, tahakkuk olan ay dışlanmalı, bordroda davacının imzası yok ve fakat bordrodaki tahakkuk banka kanalı ile ödenmiş ise bordrodaki tahakkuk ait olduğu alacak kaleminde hesaplanan toplam alacak miktarında mahsup edilmelidir.
Bununla birlikte, Dairemiz tarafından aynı gün incelenen Dairemizin 2017/12396 Esas, 2017/9329 Esas, 2017/12721 Esas, 2017/12015 Esas sayılı dosyalarında (ilk derece Mahkemeleri ve dosya numaraları sırası ile … 10. İş Mahkemesi 2014/134 Esas, … 7. İş Mahkemesi 2014/402 Esas, … 8. İş Mahkemesi 2014/123 Esas, … 8. İş Mahkemesi 2014/382 Esas) örnek olarak bir kısım işçi için 2012 yılı Ekim ayı bordrosunda normal gün 20,5, çalışılmasa da ücreti ödenecek hafta sonu 4 gün, çalışılmasa da ücreti ödenecek genel tatil ücreti 5 gün olarak tahakkuk ettirilmiş yani çalışma karşılığı ve çalışılmasa da kanunen ödenmesi gereken hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücreti olarak toplamda 29,5 gün tahakkuk ettirilmiştir. Eğer bu durumun geçerli bir hukuki nedeni yok ise aynı bordroda tahakkuk ettirilen dini bayram mesaisi tahakkuku olarak gösterilen 2,5 günün bir kısmı aslında işçinin normal maaşı içine dahil edilmesi gereken 29,5 günlük tahakkuktan eksik kalan kısma tekabül eder, yani bu durumda bahsolunan bordrodaki ulusal bayram genel tatil tahakkukunun sadece bir kısmının ulusal bayram genel tatil tahakkuku olarak kabulünün imkanı vardır ve o ay için belgenin kendi içindeki çelişkisi nedeni ile o ayın ulusal bayram genel tatil ücreti hesabında dışlanması değil sadece mahsubu gerekir. Bir diğer deyişle bu bordro bakımından nasıl bir sonuca ulaşılacağı, normal ücretin sadece 29,5 gün üzerinden tahakkuk ettirilmesinin geçerli bir hukuki nedene dayandığının ispatlanıp ispatlanamadığına bağlıdır, geçerli bir hukuki nedene dayandığı ispatlanırsa ve bordrodaki imzanın davacıya ait olduğu anlaşılır ise o ay ulusal bayram genel tatil ücreti hesabında dışlanmalıdır, bordroda davacının imzası yok ise ancak bankadan ödendiği anlaşılıyor ise o bordrodaki tahakkuk toplam alacaktan mahsup edilmelidir.
Netice itibari ile, bu gibi durumlar gözetilerek, bordrolardaki tahakkukların usulüne uygun olup olmadığı, olması gerektiği üzere fazla mesailerde ilave 1,5, hafta tatili çalışması için, günlük çalışılan süre 7,5 saatten az dahi olsa çalışılmayan günlerde kanun gereği tahakkuk ettirilmesi gereken 1 yevmiyeye ilaveten çalışma karşılığı olan her gün için günlük 1,5 yevmiye ve ulusal bayram genel tatil çalışması için çalışılmayan günlerde kanun gereği tahakkuk ettirilmesi gereken 1 yevmiyeye ilaveten, günlük çalışılan süre 7,5 saatten az dahi olsa çalışma karşılığı olan 1 yevmiye şeklinde tahakkukların yapılıp yapılmadığı, davacıya bordro tahakkukunun ödendiğinin ispatlanıp ispatlanmadığı, ödenmiş ise imza karşılığında mı yoksa banka yolu ile mi yapıldığı durumları da irdelenerek bordrolardaki tahakkukların neticeye etkisi irdelenmelidir. Ayrıca bordrolardaki aylık ücret tahakkuklarının 30 gün yani tam maaş üzerinden yapılıp yapılmadığı, yapılmamış ise nedeni yukarda verilen örnekteki gibi durumlar irdelenmelidir.
Ayrıca, dosyadaki bordroların imzasız, banka dekontlarının sadece onaysız bilgisayar çıktısı şeklinde olması durumunda bankadan onaylı ödeme belgeleri ya da banka hesap hareketleri getirtilerek incelenmelidir.
Yukarıdaki açıklamalara göre hesaplanan dönemlere ilişkin bordrolar tek tek irdelenmelidir.
Ek olarak, davacının puantaj gibi bir belgeye göre bir ay için tespit edilen fazla mesaisi / hafta tatili çalışması/ ulusal bayram genel tatil çalışması bordrodaki tahakkuktan fazla ise puantaja/ belgeye göre fazla mesai hesaplanmalı ve içerdiği tahakkukun ödendiği ispatlanan bordrodaki tahakkuk alacak miktarından mahsup edilmelidir.
5- Yukarıda bahsedilen Dairemiz tarafından birlikte incelenen benzer dosyalar kapsamında bir kısım fazla mesai karşılığında kullandırılan izinler bakımından, dosyada belgeler bulunmaktadır.
Yukarıda bahsedilen her 4 dosya kapsamındaki belgeler tetkik edilerek eldeki … bakımından da bu tip belgeler olup olmadığı tespit edilerek, var ise bu belgeler taraf vekillerine gösterilmeli, davacı vekilinin bu belgenin geçerliliğine itirazı halinde davacı asıl duruşmaya bizzat celbedilerek bu belge kendisine gösterilip sorularak imza inkarı halinde imza incelemesi de yaptırılarak neticeye etkisi irdelenmelidir.
6- Dairemiz tarafından aynı gün birlikte incelendiği belirtilen yukarda sayılan 4 adet dosya ekinde toplamda çok sayıda belgeler ve klasörler bulunmaktadır.
Bu nedenle, eldeki dosyada sonuca gidilirken, tüm bu dosyalardaki işyeri belgeleri (örneğin ödeme belgeleri, fazla mesai karşılığı izin kullanma belgeleri gibi) birlikte incelenmelidir. Gerekir ise davacı asıl duruşmaya bizzat celbedilerek bu belgeler kendisinden sorularak, cevabına göre varsa sair belgeler celbedilerek sonuca varılmalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 25/04/2019 gününde oybirliği ile karar verildi.