YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/12017
KARAR NO : 2019/12125
KARAR TARİHİ : 27.05.2019
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili ile davalı Botaş Boru Hatları ile Petrol Taşıma A.ş. vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin davalılar nezdinde 04.01.2010 tarihinde temizlik elemanı olarak çalışmaya başladığını ve iş akdinin 15.04.2013 tarihinde emeklilik sebebiyle sona erdiğini, en son aylık net 787,00 TL ücret aldığını, yol, yemek ücreti, Ramazan aylarında erzak sosyal yardımlarından faydalandığını, kıdem tazminatının ödenmemesi sebebiyle Bursa 10. İş Mahkemesi’nin 2013/565 Esas sayılı dosyasından kısmi alacak davası açtığını, yargılama sürecinde 08.10.2014 tarihli bilirkişi raporu ile davacının davalılardan toplam 4.154,21 TL kıdem tazminatı alacağı olduğunun hesaplandığını, davalılarca 2.809,80 TL ödendiğine ilişkin belge sunulmuş ise de bu ödemenin bulunmadığını, belge altındaki imzanın eli ürünü olmadığını bildirerek imza incelemesi yaptırılmasını talep ettiğini, neticede 1.000,00 TL değerindeki kısmi davasının kabulüne karar verildiğini ve kararı icra takibine konu ettiğini, bakiye 3.154,21 TL’nin tahsili için de Bursa 10. İcra Müdürlüğü’nün 2015/513 e. sayılı dosyası ile ilamsız takip başlattığını ancak davalıların itiraz ederek takibi durdurduklarını belirterek davalıların itirazlarının iptali ile davacı yararına en az %20 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı … Sosya Hizmetler Turizm Dağıtım Organizasyon Ticaret Ltd. Şti. Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının Bursa 10. İş Mahkemesi’nin 2013/565 Esas sayılı dosyasında açtığı dava neticesinde 1.000,00 TL kıdem tazminatına hükmedildiğini, davacının bilirkişi raporundaki hesaplamaya dayanarak ilamsız takip başlattığını, ancak bilirkişi raporunda da davacıya ödenen kıdem tazminatının hesaptan düşüldüğünü ve bu rapor esas alınarak davacının beyanı doğrultusunda hüküm kurulduğunu, davacıya talep edildiği gibi bir borçları bulunmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, 341,39 TL kıdem tazminatı, 45,33 TL işlemiş faiz yönünden itirazın iptaline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı Botaş vekili ve davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Davalı Temyizi Yönünden;
Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.nun 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz.
Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir.
İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir.
Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir.
Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir.
Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde, kısaca kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.nun 426/A maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği açıkça belirtilmiştir.
Davanın karar tarihi itibari ile mahkemece hüküm altına alınan miktar toplam 341,39 TL olup, 2.080 TL.lik kesinlik sınırı içinde bulunduğundan, davanın temyiz isteminin HUMK’nun 426/A ve 432. maddeleri uyarınca REDDİNE,
2-Davacının Temyizi Yönünden;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 27.05.2019 gününde oybirliği ile karar verildi.