YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13566
KARAR NO : 2020/831
KARAR TARİHİ : 21.01.2020
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin Mersin İl Özel İdaresinde inşaat ustası olarak çalıştığını, 15/12/2010 tarihinde emekli olduğunu, işyerinde geçici ve mevsimlik statüde çalışırken 11 Aralık 2000 tarihli Başbakanlık Genelgesi ve ekli protokol kapsamında 02/02/2001 tarihinde kadroya geçirildiği, 6360 sayılı Kanun ile Belediyeye devredildiğini ancak müvekkilinin geçmiş dönem çalışmalarının dikkate alınmadığını, kademe ve derecesine yansıtılmadığını ileri sürerek, derece ve kademe tespiti ile yevmiye ücret farkı, ilave tediye farkı, yasal ilave tediye farkı, yıpranma prim farkı, yıllık izin ve faizin davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 15/12/2010 tarihi itibariyle emekli olduğunu, talep edilen hak ve alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının “geçici” işçi pozisyonunda daimi kadroya geçtiğini, aldıkları ücretin karşılığı olan derece ve kademesinin verildiğini, daimi kadroya geçirildiği tarih itibariyle intibak işleminin yapıldığını, yıllık izin ücretinin ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçi yıpranma primi talebinde bulunmuş, hükme esas alınan bilirkişi raporunda derece ve kademe hesabında düz işçi olduğu belirtilerek hesaplama yapıldığı halde, yıpranma primi hesabında bina bakım sorumlusu olduğu belirtilerek miktar belirlenmiştir. Mahkemece hesap yönünden çelişkili rapora itibar edilerek hüküm kurulması hatalıdır. Yıpranma primine hak kazanma ve hesap yönünden davacı işçinin statüsü belirlenerek hesaplamaya gidilmesi gerekir.
3-Mahkemece ücret farkı, akdi ilave farkı ve yıpranma prim farkına ilişkin alacak talepleri bakımından hüküm kurulurken, alacak taleplerine ilişkin faiz yönünden sırasıyla “Ücret farkı alacağına TİS’in 103. maddesi uyarınca belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına”, “Yıpranma prim farkı ve akdi ilave tediye farkı alacaklarına TİS’in 104. maddesinde belirtilen ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek bankalarca işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanmasına” şeklinde hüküm kurulmuş olup, hükmün bu haliyle infaz kabiliyeti bulunmadığı gibi HMK’nın 297. maddesine de aykırıdır.
Her üç alacak kalemi bakımından da faiz başlangıç tarihi ve hüküm altına alınan miktar itibariyle hakediş tarihleri itibariyle gösterilerek hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 21/01/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.