YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/13992
KARAR NO : 2020/820
KARAR TARİHİ : 21.01.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalı işyerinde 06/05/1999 tarihinden beri plastik enjeksiyon makinesi ustası olarak çalıştığını, 31/05/2013 tarihinde emeklilik sebebi ile işten ayrıldığını, 22/12/2009 tarihinde iş kazası geçirdiğini, altı aylık iyileşme süresinden sonra 02/06/2010 tarihinde çalışmaya devam ettiğini, iş kazasından önce asgari ücret 546,48 TL iken 850 TL maaş aldığını, kazadan sonra asgari ücret üzerinden maaşının ödendiğini, yıllık izin kullanmadığını, resmi bayramlarda çalıştığını iddia ederek davalının tam olarak ödemediği kıdem, yıllık izin, resmi tatil ücret alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, alacağın zamanaşımına uğradığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, tanık dinlenemeyeceğini, tüm alacaklarının ödendiğini, anlaşma metnine yazılı olduğu üzere bir kısmını elden bir kısmının da banka hesabına yatırıldığını, buna ilişkin 03/10/2013 tarihli belgenin taraflarca imzalandığını, davacının kendi isteği ile işten ayrılması nedeni ile alacak hakkının bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosyada mevcut el yazılı ve davacı imzası taşıyan belge ile banka kayıtlarına göre davacının işçilik alacaklarına mahsuben 8.000 TL banka hesabına yatırıldığı ve ayrıca 3.000 TL elden ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır.
Buna rağmen bilirkişinin ödemeyi bankaya yatan 5.000 TL elden alınan 3.000 TL kabul edip toplam mahsubu gereken ödeme miktarını 8.000 TL olarak belirlemesi, mahkemeninde bu hatalı tespite göre sonuca gitmesi yerinde değildir. Mahsubu gereken ödeme miktarı 11.000 TL’dir. Ücret alacağının hatalı olarak hüküm altına alınması bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 21/01/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.