YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/14955
KARAR NO : 2017/4398
KARAR TARİHİ : 20.03.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
DAVA :Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının 2009 yılı Ağustos ayında davalı Bilal Aydemir’in işyerinde (Umut Tekstil) çalışmaya başladığını ancak davalı tarafından işe girişinin 2010 Haziran ayında yapıldığını, 2012 yılı Eylül ayında da işten çıkışının gösterildiğini, davacının dava konusu işyerinde 08:00-19:00 saatleri arası çalıştığını, mesai olduğu akşamlarda saat 21:00 e kadar çalışmanın devam ettiğini, davalı işveren tarafından davacıya kıdem, ihbar tazminatı ve fazla mesai ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bilahare HMK’nın 124. maddesi uyarınca verdiği taraf değişikliği dilekçesi ile taraf değişikliği isteminde bulunarak, davacının Bilal Aydemir yanında değil, … yanında çalıştığını, davalıyı … olarak değiştirmek istediklerini beyan etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalılar vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, davacının davalıya ait işyerinde 01/06/2010-30/09/2012 tarihleri arasında çalıştığını ve kıdem tazminatını ve tüm işçilik haklarını alarak kendi isteği ile işten ayrıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece … yönünden davanın kısmen kabulüne, Bilal Aydemir yönünden husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş, karar davalı … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/20663 E. 2015/20231 K. ve 22/10/2015 tarihli ilamı ile özetle;
“2. …. davacı iş sözleşmesinin davalı tarafından feshedildiğini ileri sürmüşse de, tanık ifadelerinde belirtildiği ve mahkemenin de kabulünde olduğu üzere davacının iş aktine ücretinin asgari ücretten düşük olarak ödenmesi nedeniyle son verdiği anlaşıldığından ve işçinin haklı feshi durumunda ihbar tazminatına hükmedilemeyeceğinden davacının ihbar tazminatı talebinin reddi gerekirken kabulü isabetsizdir.
3. Davacı dava dilekçesi ile 500,00′ er TL kıdemve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ücreti talep etmiş; bilirkişi tarafından hazırlanan rapordan sonra kıdem tazminatını toplam 2.182,95 TL, ihbar tazminatını toplam 1.109,20 TL, fazla mesai ücretini toplam 2.237,06 TL olarak ıslah ile artırmıştır. Mahkemece ödeme esnasında yasal kesintilerin yapılması ile bulunacak net 2.199,65 TL kıdem tazminatı, 1.316,70 TL ihbar tazminatı ve 2.655,53 TL fazla çalışma ücretine hükmedilmiştir. Davacının her alacak için istemi aşılarak karar verilmesi bozma nedenidir.
4.Dava kısmi dava olup davacı tarafından ihbar tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacağının miktarı ıslah ile artırıldığından anılan alacaklara dava ve ıslah tarihinde itibaren faiz işletilmesi gerekirken dava tarihinden faiz yürütülmesi doğru olmamıştır.
5. Davacının davalılar Bilal Aydemir ve …’nin adi ortaklık niteliğinde işlettiği işyerinde çalıştığı dosya içindeki belgeler ve tanık anlatımlarından anlaşıldığından davalı Bilal Aydemir’in de hükmedilen alacaklardan sorumlu tutulması gerekirken bu davalıya yönelik davanın husumetten reddine karar verilmesi isabetsizdir. ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile kıdem tazminatı ve fazla mesai çalışma ücretinin davalılardan tahsiline hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalılar … ve Bilal Aydemir temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Gerekçeli karar başlığında dava tarihinin 13/06/2013 yerine, bozmadan sonra UYAP’a kayıt tarihi olan 09/02/2016 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı …’nin tüm, davalı Bilal Aydemir’in aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Karar içeriğine ve hüküm sonucuna göre, kabulüne karar verilen alacaklardan sorumlu tutulduğu anlaşılan Bilal Aydemir’in gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi hatalıdır.
4-Davacı dava konusu isteklerini davalı …’den talep etmiş, bozma ilamından önce sunduğu dilekçesi ile de taraf değişikliği isteminde bulunarak, davacının Bilal Aydemir yanında değil, … yanında çalıştığını, davalıyı … olarak değiştirmek istediklerini beyan etmiştir.
Mahkemece, davacı tarafından önce davalılardan Bilal Aydemir adına dava açıldığı, daha sonra davacı vekilince HMK.nun ilgili maddeleri gereği taraf değişikliği talebinde bulunulduğu, Bilal Aydemir’in de aynı yerde paravanla ayrılmış bir işyeri bulunması nedeniyle hataya dayanan taraf değişikliği talebinin kabul gördüğü ve davacının Bilal Aydemir’in işçisi olmadığı gerekçesiyle bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiş, kararın davalı … tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin yukarıda özetlenen ilamının 5. bendinde yer alan “…Davacının davalılar Bilal Aydemir ve …’nin adi ortaklık niteliğinde işlettiği işyerinde çalıştığı dosya içindeki belgeler ve tanık anlatımlarından anlaşıldığından davalı Bilal Aydemir’in de hükmedilen alacaklardan sorumlu tutulması gerekirken bu davalıya yönelik davanın husumetten reddine karar verilmesi isabetsizdir.” gerekçesiyle karar bu yönden de bozulmuştur.
Öncelikle HMK’nın 124. maddesinin uygulandığı bozma öncesi sefahatte, aleyhine dava açılan davalı Bilal Aydemir bizzat davacının taraf değişikliği dilekçesi ile dava dışı bırakılmıştır. Mahkemece bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesi gerekirken, bu yönden maddi hataya dayandığı anlaşılan ve maddi hataya dayanması nedeniyle usuli kazanılmış hak teşkil etmeyen bozma ilamına uyularak ve davacının talebi aşılarak, hüküm altına alınan alacaklardan bu davalının da sorumluluğuna karar verilmesi isabetsizdir.
5-Kabule göre de, mahkemece, iki davalı bulunmasına rağmen yargılama giderine ilişkin kurulan hükümde, ” ….davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” ve “…davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ” şeklinde ibareler kullanılmıştır.
6100 sayılı HMK’nın 297. maddesine göre, tarafların yargılama sebebiyle yaptıkları masrafın ne kadar olduğu, bunun ne kadarının harç ne kadarının diğer masraflar olduğu, masraflardan kimin ne kadarından sorumlu olacağı tek tek karar yerinde açıklanmalıdır.
Mahkemece, hükmolunan yargılama giderlerinin denetime elverişli olarak karar yerinde açıklanmaması ve kimin ne kadarından sorumlu olduğunun belirtilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 20/03/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.