YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1600
KARAR NO : 2017/4094
KARAR TARİHİ : 16.03.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 01/11/2008 tarihinde davalı şirkette operasyon müdürü olarak çalışmaya başladığını, 12/04/2012 tarihinde haksız olarak işine son verildiğini, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacağının işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının herhangi bir alacağının bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Mahkemenin ilk kararı:
Mahkeme tarafından verilen 04/06/2014 tarih ve 2012/391 E., 2014/352 K. sayılı karar, (Kapatılan) 7. Hukuk Dairesinin 2014/15236 Esas, 2015/70 Karar sayılı ilamı ile “Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı ve ödenmesi, kullandırılmayan izin sürelerine ait ücrete, fazla çalışma yapıp yapmadığı, sigorta girişinin tarihi konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Mahkemece Tüm banka ödeme kayıtları dosyaya getirilmemiştir. Mahkemece, genel oda niteliğinde olan Alanya Ticaret Odası’ndan araştırma yapmakla yetinilerek, tüm banka ödeme kayıtları da getirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. Yıllık izin belgeleri incelendiğinde örneğin; 01.12.2011 tarihinde 15 gün, 18.11.2011 tarihinde 11 gün, 18.01.2011 tarihinde 7 gün gibi yıllık izin kullandığı anlaşılmaktadır. Bu belgeler yıllık iznin kullandırılmış ve hakkın sona ermesine ilişkin olup her aşamada ileri sürülebileceğinden anılan izin belgeleri değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır. Somut olayda davacının yaz sezonunda günlük ara dinlenme süresi dahil 08:00-22:00 saatleri arasında 14 saat çalışmasının reddini gerektirecek bir delil dosyada bulunmadığı halde bilirkişinin yerinde olmayan yorumuyla fazla çalışma alacağının eksik hesaplanması hatalıdır. Dosyada bulunan banka ödeme kayıtlarında davacı hesabına örneğin 03.12.2008 tarihinde ve ayrıca Şubat ve Mart aylarında havaleler yapıldığı görülmüştür. Davacının hizmet süresinin tespitinde anılan ödemeler değerlendirilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle bozulmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece bozmaya uyularak davacının aldığı ücret konusunda araştırma yapılmış, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının hafta sonu tatil ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ve ücret alacağına hükmedilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Öncelikle belirtmek gerekir ki “Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir”.
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur. Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle bozma kararından sonrada Mahkemece HMK.nun 297 vd. maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır.
Mahkemece ilk kararda, hafta sonu ücret alacağından % 40 oranında takdiri indirim yapılmıştır. Bu ilk kararı davacı bu yöndende temyiz etmiş ancak Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2014/15236 Esas, 2015/70 Karar sayılı ilamında bu husus bozma sebepleri dışında bırakılmıştır. Başka bir anlatımla hafta sonu ücret alacağından % 40 oranında takdiri indirim yapılması hususu her iki taraf yönünden kesinleşmiştir. Bu durumun davalı lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin bozmadan sonra verilen kararda, hafta sonu ücret alacağından % 30 indirim yapılması usulü kazanılmış hak ilkesinin ihlali niteliğindedir. Bu nedenle bozma öncesi gibi hafta sonu ücret alacağından usulü kazanılmış hak gereği % 40 oranında indirim yapılarak karar verilmesi gerekmektedir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 16.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.