YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17064
KARAR NO : 2020/13068
KARAR TARİHİ : 22.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalı alt işveren … Bilgisayar Program Hizmetleri San. ve Tic. Ltd. Şti. ve asıl işveren …’na bağlı … Prof. Dr. … Devlet Hastanesi’nde “yazılım destek personeli” olarak çalıştığını, iş akdinin davacı tarafından fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili, resmi ve dini bayram ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle feshedildiğini, davacının 08:00-24:00-01:00 saatleri arasında çalıştığını, haftanın 7 günü çalıştığını, ulusal bayram genel tatil günlerinde de çalıştığını ancak bu çalışmaların karşılığı ücretlerinin ödenmediğini, iddia ederek; kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, ulusal bayram genel tatil, asgari geçim indirimi ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı Şirket vekili, asıl işverenin davalı … olduğunu, davanın husumet yokluğu nedeniyle müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini, aksi halde davacının işçilik alacağının bulunmadığını, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili, öncelikle zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davacının, davalılar arasındaki hizmet alım sözleşmesi kapsamında çalıştığını, davacı tarafın fesih iradesinden bu dava ile haberdar olduklarını, davalı idarenin davacıya herhangi bir işçilik alacağı borcu bulunmadığını, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı haftanın yedi günü, ulusal bayram genel tatil günleri de dahil çalıştığını iddia etmiş, davalılar ise davacının bu günlerde çalışması bulunmadığını savunmuşlardır. Davalılar tarafından bir kısım devam çizelgesi başlıklı davacının çalıştığı günleri gösterir ve davacının imzası bulunan belgeler sunulmuştur. İşyeri kayıtlarının bulunduğu bu dönemde davacının haftada 1 gün dinlendiği ve ulusal bayram genel tatil günlerinde çalışmadığı görüldüğünden bu dönemler için davacının ulusal bayram ve genel tatil günleri alacak taleplerinin reddi gerekir. Kayıt olmayan dönem için ise tanık beyanları ile sonuca gidileceğinden, davacı tanığı …’ ın “…hafta sonları icap nöbetine denk gelmesi halinde çalışırlar, normalde çalışılmaz, davacı yılbaşı zamanlarında akşam saat 20:00-21:00′ den sabah saatlerine kadar hastanede kalarak çalışmaktadır, ayrıca dini bayramlarda da bir gün bu şekilde çalışmaktadır…” beyanı doğrultusunda dini bayramlarda bir gün ve yılbaşında çalıştığının kabulü ile makul bir indirim ile sonuca gidilmesi gerekir.
3-Taraflar arasındaki bir diğer uyuşmazlık, hafta tatilinin hesabı noktasında olup, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 46. Maddesinin ikinci fıkrası gereğince, çalışılmayan hafta tatili günü için bir iş karşılığı olmaksızın işçinin ücreti tam olarak ödenir. Hafta tatilinde çalışan işçinin ücretinin nasıl hesaplanacağı yasalarda düzenlenmemiş ise de, Dairemizce hafta tatilinde yapılan çalışmanın fazla çalışma sayılacağı, buna göre ücretin yüzde elli zamlı ödenmesi gerektiği görüşü benimsenmiştir. Buna göre hafta tatilinde çalışılmışsa, çalışma karşılığı olmaksızın ödenmesi gereken bir yevmiye yanında, çalışmanın karşılığı da bir buçuk yevmiye olarak ödenmelidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının dosyaya sunulan bordrolarında 30 gün üzerinden ücretinin ödendiği anlaşıldığından, hafta tatili alacağının çalışmadan ödenmesi gereken bir yevmiyesi ödendiğinden sadece fazla çalışmasının karşılığı 1,5 katının hesaplanıp hüküm altına alınması gerekirken 2,5 kat hesabı hatalıdır.
4-Kabule göre de, davalılar lehine hükmedilen vekalet ücreti hatalı olmuştur. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesine göre Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7’nci maddenin ikinci fıkrası, 9’uncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile 10’uncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Dosya içeriğine göre; reddedilen miktar 200,00 TL olmakla az yukarıda açıklandığı üzere karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesinin ikinci fıkrasına göre, hükmedilen vekalet ücreti kabul veya reddedilen miktarı geçemeyeceğinden 200,00 TL yerine, reddedilen bu rakamın %12′ sinin hesap edilerek 24,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi hatalıdır.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22/10/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.