Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/17134 E. 2020/12488 K. 19.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17134
KARAR NO : 2020/12488
KARAR TARİHİ : 19.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiş ve davalı … Özel Güvenlik ve Koruma Hizmetleri Ltd. Şti. Vekilince duruşma talep edilmiş ise de; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi uyarınca uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; davacının; 03/05/2011 tarihinden itibaren davalı rektörlük bünyesinde değişen alt işverenlere bağlı olarak aralıksız çalıştığını, son alt işverenin davalılardan … Özel Güvenlik Eğitim Hizmetleri Limited Şirketi olduğunu, müvekkilinin aynı kurumda çalışan diğer personelin yıllık ücretli izin tarihleri olan Ağustos /2012, Ekim 2012, Haziran 2013 Ağustos /2013, Eylül /2013 Temmuz /2014 Ağustos 2014, Nisan /2015 tarihlerinde kesintisiz 2012 saat nöbet tutmak suretiyle 2 günde 1 gün izinli olacak şekilde fazla çalıştırıldığını, resmi tatil günlerinde de çalıştığını ve bu çalışmaları fazla çalışma teşkil etmesine rağmen normal ücrete ek olarak fazla çalışma ve bayram yevmiyesi ödenmesi gerektiği halde söz konusu ücretin de eksik ödendiğini, müvekkilinin davalılara Amasya 2. Noterliği’nin 11/05/2015 tarih ve 3519 sayılı ihtarnamesini gönderdiğini, davalı şirketin 29/05/2015 tarihli cevabi ihtarname ile fazla mesai ücreti ödenemeyeceğini bildirdiğini, fazla mesai ücretlerinin ödenmemesinin haklı fesih sebebi olduğu ve davacının hizmet sözleşmesini 4857 sayılı yasanın 24-II-e’ye dayanarak haklı olarak feshedildiğini, davalı tarafın devamsızlık nedeniyle iş akdinin feshedildiğine ilişkin ihtarname gönderdiğini, ancak bu durumun haklı sebeple feshin akabinde gerçekleştirildiğini, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu iddia ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla kıdem tazminatı , fazla çalışma ücreti alacağı, genel tatil ücreti alacakları olduğunu ileri sürerek; davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Rektörlüğünün Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacı ile Üniversite arasında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, üniversiteye husumet yöneltemeyeceğini, kıdem tazminatı ve sair taleplerin yersiz olduğunu, kendi isteğiyle işten ayrıldığını, ve fazla çalışmasının olmadığını, üniversitesinin her yıl hizmet alım ihalesi yaparak şirketlerle birer yıllık sözleşme imzaladığını, davacının 2011-2015 yılları arasında bu şirketler bünyesinde belirli süreli iş sözleşmesi imzalayarak çalıştığını, mevduata uygulanan en yüksek faiz talebinin usule aykırı olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, kıdem tazminatı, fazla mesai alacaklarının kabulüne, ulusal bayram ve genel tatil alacağı talebinin reddine karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresinde davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Mahkeme kararında yazılacak hususlar 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinde belirtilmiştir. Maddeye göre, hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, isteklerin her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir.
Öte yandan, kanunun aradığı anlamda oluşturulacak kısa ve gerekçeli kararın hüküm fıkralarının, açık, anlaşılır, çelişkisiz ve uygulanabilir olması gerekmekle birlikte, kararın gerekçesinin de, sonucu ile tam bir uyum içinde, o davaya konu maddi olguların mahkemece nasıl nitelendirildiğini, kurulan hükmün hangi sebeplere ve hukuksal düzenlemelere dayandırıldığını ortaya koyacak, kısaca maddi olgular ile hüküm arasındaki mantıksal bağlantıyı gösterecek nitelikte olması gerekir.
Zira tarafların o dava yönünden, hukuk düzenince hangi sebeple haklı veya haksız görüldüklerini anlayıp değerlendirebilmeleri ve Yargıtayın hukuka uygunluk denetimini yapabilmesi için, ortada, usulüne uygun şekilde oluşturulmuş, hükmün hangi nedenle o içerik ve kapsamda verildiğini ayrıntılarıyla gösteren, ifadeleri özenle seçilmiş ve kuşkuya yer vermeyecek açıklıktaki bir gerekçe bölümünün ve buna uyumlu hüküm fıkralarının bulunması zorunludur.
Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 298/2. maddesinde de “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” şeklinde özellikle düzenlenmiştir.
Gerekçe – hüküm çelişkisi, 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Somut olayda, dosyada bulunan nöbet çizelgelerine dayalı 1.302,65 TL fazla mesai alacağı hesaplanmıştır. Gerekçeli kararda %30 takdiri indirim yapıldığı beyan edilmişse de hüküm kısmında indirimsiz fazla mesai alacağına hükmedilmiştir. Her ne kadar fazla mesai hesaplamasının belgelere dayalı yapılmış olması nedeni ile takdiri indirim yapılmaması dosya kapsamına uygunsa da , mahkeme gerekçesinde uygulandığının beyan edilmesi gerekçe ile hüküm arasında çelişki ortaya çıkarmaktadır.
3- Davalı Üniversitenin 2547 Sayılı Yasanın 56/b. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğunun gözetilmeyerek davalı üniversite aleyhine harca hükmedilmesi de ayrıca bozma nedenidir.
SONUÇ:
Temyiz olunan kararın açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 19.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.