YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17169
KARAR NO : 2020/13407
KARAR TARİHİ : 26.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin sözleşmeli öğretmen olarak davalıya ait kolejde 3 yıl 12 gün çalıştığını, 12/10/2012 tarihinde işten ayrıldığını, Alanya İş Mahkemesi’nin 2013/363 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, 26/05/2015 tarihli bilirkişi raporu ile davacının 6.950,62 TL kıdem tazminatı ve 10.463,91 TL ek ders ücreti alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, dava dilekçesi ile fazlaya dair hakların saklı tutulduğundan ek dava ile 294,62 TL kıdem tazminatı ve 10.363,91 TL ek ders alacağının talep edilmesinin gerektiğini ayrıca davacıya 5580 Sayılı kanunun 9. Maddesi uyarınca 2011 ve 2012 yılı eğitim hazırlık ödeneğinin ödenmediğini iddia ederek kıdem tazminatı, ek ders ücreti ve eğitim hazırlık ödeneği alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı defi ileri sürdüklerini, Alanya İş Mahkemesinin 2013/363 esas sayılı dosyasının temyiz edildiğini ve halen temyiz incelemesinde bulunduğunu, dosyanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, davacının iş sözleşmesinin kıdem tazminatı ödenmesini gerektirmeyecek şekilde sona erdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
Davacı vekili Alanya İş Mahkemesi’nin 2013/363 esas sayılı dava dosyasında kısmi davaya konu ettiği kıdem tazminatı ve ek ders ücreti alacak kalemlerini sözü edilen davada ıslah etmeyip iş bu ek dava ile yeniden dava konusu yapmıştır. Önceki dava dosyasında verilen karar Dairemiz tarafından ‘’1- Mahkemece gerekçeli karar başlığında davalının ticaret ünvanının yanında tereddüt oluşturacak şekilde işletme adının da yazılması mahallinde düzeltilebilir maddi hata kabul edilmiştir.
2- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3- Mahkemece, dosyada mevcut 03/06/2015 tarihli bilirkişi raporunun hükümde esas alındığı açıklanmış ise de davacının hak kazandığı alacaklara yönelik açıkça bir tespit hüküm kurulmaması hatalıdır.
4- Davacı taraf dava dilekçesinin talep kısmında son iki aya ait ödenmemiş aylık ücreti bulunduğunu idda etmiş, ancak açıklama bölümünde bu talebine yer vermemiş ise de yargılama sırasında verdiği 21/08/2013 havale tarihli dilekçesiyle son iki aya ait ücret alacağı istemi olduğunu belirtip bu talep için gerekli harcı yatırmıştır.
Mahkemece davacının son iki aya ilişkin ücret alacağı talebi hakkında olumlu yada olumsuz bir karar verilmemesi 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesine aykırıdır.
5- Davacı ücret alacaklarında yasal faiz uygulanmasını istemiş olmakla Mahkemece mevduat faiz oranını geçmemek üzere yasal faize hükmedilmesi gerekirken talep dışına çıkılarak mevduat faizine hükmedilmesi hatalıdır.
6- Davacı taraf dava dilekçesinde, çalıştığı tüm zamanlarda işverence aylık ücretinin bankaya yatırıldığını ancak haksız bir uyguluma ile işveren yetkililerinin her ay ücretin bir kısmını geri aldığını iddia etmiş ve Mahkemece toplanan delillere göre isabetli olarak işverence iddiaya konu uygulamanın yapıldığı kabul edilerek, banka kaydı bulunun 17/11/2011-19/09/2012 tarihleri için davacıdan geri alınan ücretlerin tahsiline karar verilmiştir.
Davacı, işverenin söz konusu uygulamasının çalışma süresinin tümünde yapıldığını iddia ettiğinden 17/11/2011 öncesinde davacının aylık ücretlerinin yatırıldığı banka ve hesap numarası belirlenip gerekli araştırma ve inceleme yapılarak 17/11/2011 tarihi öncesine ilişkin ücretten kesinti yapılıp yapılmadığı belirlenmeli ve tespiti halinde fark miktarlar hüküm altına alınmalıdır.
7- Davalı taraf davacının son iki aylık dönemde fiilen çalışmadığını savunmuş olup Mahkemece bu savunmaya karşı davacının beyanı alınıp tanık ifadeleri de bir değerlendirmeye tabi tutularak fiilli çalışması olup olmadığı belirlenmeli, fiilli çalışma olmadığının belirlenmesi halinde alacaklar buna göre hesaplanmalıdır.
Eksik inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.‘’gerekçeleriyle bozulmuştur. Mahkemece önceki dosyadaki bilirkişi raporu esas alınarak başkaca delil toplanmaksızın talep edilen alacaklarla ilgili karar verilmiştir. Öncelikle ilk açılan dava halen derdest ise her iki dava dosyası birleştirilip delillerin birlikte değerlendirilmesi, karara çıkmış ise kararın kesinleşmesi beklenerek orada oluşacak sonuca göre bir değerlendirme yapılıp karar verilmesi gerekirken yukarda izah edildiği şekli ile sonuca gidilmesi hatalıdır.
Ayrıca sonradan açılan iş bu davada davalı taraf zamanaşımı definde bulunmuştur. İlk açılan dava kısmi dava olup yalnızca dava dilekçesinde talep edilen miktar için zamanaşımı kesilmiştir.Bu davaya konu edilen miktarlar bakımından ise zamanaşımı 29.02.2016 dava tarihine kadar işlemiş olup bu tarihte kesilmiştir. Mahkemece davalı tarafın zamanaşımı defi hususunda hiçbir değerlendirme yapılmadan karar verilmesi de hatalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 26/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.