YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/17890
KARAR NO : 2020/13743
KARAR TARİHİ : 28.10.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 21/02/2011-20/08/2013 tarihleri arasında satış danışmanı olarak çalıştığını, iş sözleşmesini ücretlerinin ödenmemesi üzerine haklı nedenle feshettiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatı, ulusal bayram ve genel tatil, yıllık ücretli izin ve fazla mesai alacaklarını talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının istifa ettiğini, işyerindeki çalışma düzenine göre fazla çalışma yapılmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-4857 sayılı İş Kanun’unda 32. maddenin ilk fıkrasında, genel anlamda ücret, bir kimseye bir iş karşılığında işveren veya üçüncü kişiler tarafından sağlanan ve para ile ödenen tutar olarak tanımlanmıştır.
İş sözleşmesinde ücretin kararlaştırılmadığı hallerde ücretin miktarı, işçinin kişisel özellikleri, işyerindeki ya da meslekteki kıdemi, meslek unvanı, yapılan işin niteliği, iş sözleşmesinin türü, işyerinin özellikleri, emsal işçiler o işyerinde ya da başka işyerlerinde ödenen ücretler, örf ve adetler göz önünde tutularak belirlenir.
İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı davacının fesih tarihindeki gerçek ücreti saptanmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Mahkemece, Türkiye İstatistik Kurumu’nun resmi internet sitesindeki “kazanç bilgisi sorgulama” kısmından da faydalanılması ve emsal ücret araştırması sonucunda elde edilen verilerle birlikte, anılan Kurumun resmi internet sitesindeki bilgiler de dikkate alınarak emsal ücretin belirlenmesi mümkündür.
Somut olayda, davacı işçi aylık net 1.200,00 TL ücret aldığını iddia etmiş, davalı taraf davacının asgari ücretle çalıştığını savunmuştur. Davacı tanıkları davacının ücretine dair beyanda bulunmamış, davalı tanıkları ise davalının savunmasını doğrular şekilde beyanda bulunmuştur. Davacı tarafından dosyaya ibraz edilen belgede davacıya elden ücret ödendiği anlaşılmaktadır. Temyiz dilekçesindeki beyanlarına göre davalıdan sadır olduğu anlaşılan söz konusu belgede davacıya banka aracılığı ile ödenenler dışında da ücret ödendiğinden Mahkemece davacının ücretinin yeterli araştırma yapılmaksızın tespit edildiği anlaşılmış olup ücretin yukarıda açıklanan şekilde ilgili meslek odalarından ve diğer kuruluşlardan yapılacak emsal ücret araştırması ile Türkiye İstatistik Kurumu’nun resmi internet sitesindeki “kazanç bilgisi sorgulama” kısmındaki bilgilerle belirlendikten sonra karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olmuştur.
3-Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut uyuşmazlıkta, hükme esas teşkil eden hesap raporuna göre, davacı tanık beyanları değerlendirilerek davacının, haftanın 5 günü 08.00-19.00 saatleri arası günlük bir buçuk saat ara dinlenme ile, 1 günü ise 08.00-16.00 saatleri arası günlük bir saat ara dinlenme ile çalışarak haftalık 9,5 saat fazla mesai yaptığı kabul edilmiştir.
Fazla mesai alacağı konusunda yapılan işin niteliği ve taraf tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; söz konusu alacağın ispatı konusunda, dosya içerisinde, işyerindeki çalışma düzenini gösterir kayıt bulunmadığı, davacının fazla çalışmalarının davacı tanık beyanına göre tespit edildiği, dinlenen davacı tanıklarının işyerinde çalıştığını beyan ettiği süreye göre fazla çalışma hesaplanan dönemin tamamında çalışma koşullarını bilemeyeceği anlaşılmış olup davacı tanıklarının işyerinde çalışmadığı dönem yönünden söz konusu alacak davalı tanık beyanlarına göre davacının hafta içi 5 gün 08.30-18.00 saatleri arası hafta sonu 1 gün ise 08.30-15.00 saatleri arası çalıştığı gözetilerek haftalık 3,5 saat fazla çalıştığı kabulü ile hesaplanmalı ve hüküm altına alınmalıdır. Fazla çalışma hesaplanan dönemin tamamının davacı tanıklarının beyanlarına itibarla kabulü isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 28/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi