Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/18010 E. 2020/13547 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18010
KARAR NO : 2020/13547
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen karar, süresi içinde duruşmalı olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ise de; duruşma gününün taraflara tebliği için tebligat gideri verilmediğinden duruşma isteğinin reddine ve incelemenin dosya üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının … Elektrik Malz. Mad. San Ltd. Şti’ne ait mermer ocağı işletmesinde mermer taş kesim ustası olarak çalıştığını, herhangi bir haklı gerekçe olmaksızın tek taraflı olarak iş sözleşmesine son verildiğini, işçilik alacaklarının kendisine ödenmediğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ve hafta tatili ücreti taleplerinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki ve zamanaşımı itirazlarının olduğunu, ayrıca davacıya tüm hak ve alacaklarının ödendiğini, açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılamada, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, belgelere ve tüm dosya kapsamına göre; davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma, hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil ücretinin ödenip ödenmediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Yukarıda izah edilen ilkeler ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti içinde geçerlidir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı fazla mesai alacağının ispatı konusunda tanık deliline dayanmış olup , davalı ise imzalı puantaj veya elektronik giriş – çıkış kaydı gibi çalışma saatlerini gösterir yazılı bir delil dosya arasına sunmamıştır. İtibar edilen bilirkişi raporunda ise her ne kadar isabetli bir şekilde davacı tanığının husumetli olduğu ve husumetli tanık beyanına itibarla davacının taleplerinin değerlendirilemeyeceği belirtilmiş ise de davalı tanığının beyanına göre davacının fazla mesai alacağı da doğru tespit edilmemiştir. Şöyle ki; davalı tanığı beyanında “ iş yerinde haftanın altı günü çalışıldığını, gece ve gündüz olmak üzere iki vardiya yapıldığını, gündüz mesaisinin sabah 08:00 akşam 18.00 saatleri arasında, gece mesaisinin ise 18:00-02:00 saatleri arasında yapıldığını, işçilerin periyodik olarak iki haftada bir gececi ya da gündüzcü olduklarını ” beyan etmiş olup itibar edilen bilirkişi raporunda ise davacının iki haftalık periyotlarda iki vardiya halinde çalıştığı gözetilmeden haftada 6 gün 08:00 – 18:00 saatleri arasında çalıştığının kabulü ile alacak hesabı yapılması hatalıdır. Yapılması gereken fazla mesai hesabı yapılırken davacının iki haftalık periyotlarda 08:00 -18.00 ve 18:00-02:00 saatleri arasında değişen vardiyalarda çalıştığının kabulü ile sonuca gitmektir. Ayrıca davacının hafta tatili ve ulusal bayram ve genel tatil alacağının tespitinde de davalı tanığının “işyerinde 6 gün çalışma yapıldığı, ulusal bayram ve genel tatillerde iş yerinde herhangi bir çalışmanın kural olarak olmadığı, ancak uzak memleketlerden gelip çalışan işçilerin fazla mesaisi ödenerek bu günlerde fazla mesai yaptırıldığı, ” yönündeki beyanı dikkate alınarak sonuca gidilmesi gerektiği halde yanılgılı olarak davacının hafta tatillerinde çalıştığı ve dini bayramların yarısında diğer tatil günlerinin ise tamamında çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılması da isabetsiz olup bu hususların gözetilmemesi bozma sebebidir.
3-Davacının dava dilekçesinde tüm alacak kalemlerini yasal faizi ile birlikte talep etmesine rağmen bir kısım alacağın en yüksek banka mevduat faizi ile hüküm altına alınması da hatalıdır. Yapılması gereken kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti , ulusal bayram ve genel tatil ücreti taleplerinin yasal faizi geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi ile hüküm atına almaktır. Bu hususun gözetilmemesi de bozmayı gerektirmiştir.
4- Davacının yıllık izin alacağı talebinin reddine karar verilmesine rağmen reddedilen miktar bakımından davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de bir diğer bozma sebebidir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 27.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.