Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/18058 E. 2020/13508 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18058
KARAR NO : 2020/13508
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde şoför olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin davalı işveren tarafından haklı bir neden olmadan feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı ile birlikte bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında davacının fazla çalışma ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile hafta tatili ücreti hesabına esas ücret uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma ücretinin son ücrete göre hesaplanması doğru olmayıp, ait olduğu dönem ücretiyle hesaplanması gerekir. Bu durumda fazla çalışma ücretlerinin hesabı için işçinin son ücretinin bilinmesi yeterli olmaz. İstek konusu dönemler açısından da ücret miktarlarının tespit edilmesi gerekir. İşçinin geçmiş dönemlere ait ücretinin belirlenememesi halinde, bilinen ücretin asgari ücrete oranı yapılarak buna göre tespiti gerekir. Ancak işçinin işyerinde çalıştığı süre içinde terfi ederek çeşitli unvanlar alması veya son dönemlerde toplu iş sözleşmesinden yararlanılması gibi durumlarda, meslek kuruluşundan bilinmeyen dönemler için ücret araştırması yapılmalı ve dosyadaki diğer delillerle birlikte değerlendirmeye tabi tutularak bir karar verilmelidir. Aynı ilke ve esaslar hafta tatili ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil ücretinin hesaplanması yönünden de dikkate alınmalıdır.
Mahkemece davacının fazla çalışma yaptığını, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını tanık anlatımları ile ispat ettiği kabul edilerek, bilirkişi raporunda hesaplanan alacaklar hüküm altına alınmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının bordrolardaki dönemsel ücretlerine bakıldığında, “2011 ve 2012 yılı ücretlerinin kamyon-otobüs şoförü görevine uygun düşmeyen asgari ücretin biraz üzerinde ücretler olduğu”, bu itibarla bu miktarlara itibar edilmediği, 2011 ve 2012 yılı ücretlerinin 01/01/2013 tarihindeki ücretin asgari ücrete oranının alınması suretiyle belirlendiği ifade edilmiştir. Ancak, davacı taraf dava dilekçesinde son ücretinin 1.350,00 TL olduğunu bildirmekle yetinmiş, davacının önceki dönemlere ilişkin ücreti ile ilgili bir açıklaması olmamıştır. Aynı şekilde davacı tarafın yargılama sırasında dosyaya sunulan bordroların gerçeği yansıtmadığı yönünde bir beyanı veya iddiası da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, bordro bulunmayan dönem yönünden işçinin dönemsel ücretinin bilinen son ücretin asgari ücrete oranlanması suretiyle tespiti mümkün olabilir ise de, bordro bulunan dönem yönünden aynı yöntemin izlenmesi yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, davalı tarafından dosyaya sunulan bordroların ait olduğu dönemler yönünden, bordrolardaki dönemsel ücret miktarlarına göre fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti hesaplanması gerekmektedir. Mahkemece bu yön dikkate alınmadan yazılı gerekçe ile hüküm kurulmuş olması hatalı olup, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan hükmün yukarıda açıklanan sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27.10.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.