Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/18062 E. 2020/13565 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18062
KARAR NO : 2020/13565
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkili davacının davalı kurumun alt işverenleri nezdinde, şirketler sürekli değişmesine rağmen hiç ara vermeden 1997 yılından bu yana çalıştığını, yıllık izin hakkının yasalara uygun biçimde kullandırılmaması sebebiyle iş akdini haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kurum işçisi olmadığından kuruma husumet yöneltilemeyeceğini, davacının kıdem tazminatı ve yıllık izin alacağı taleplerinin yersiz olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda toplanan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı gerekçeyle davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
Temyiz Başvurusu:
Karar, davalı vekili tarafından yasal süresi içerisinde temyiz edilmiştir
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında davacının kıdem tazminatı alacağına hak kazanıp kazanmadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
İşverene ait bir ya da birkaç işyerinde belli bir süre çalışmış bir işçinin, işini kaybetmesi halinde işinde yıpranması, yeni bir iş edinmede karşılaşacağı güçlükler ve işyerine sağladığı katkı göz önüne alınarak, geçmiş hizmetlerine karşılık işveren tarafından işçiye kanuni esaslar dahilinde verilen toplu paraya “kıdem tazminatı” denilmektedir. Kıdem tazminatının koşulları, hesabı ve ödeme şekli doğrudan İş Kanunlarında düzenlenmiştir. Kıdem tazminatı, feshe bağlı haklardan olsa da, iş sözleşmesinin sona erdiği her durumda talep hakkı doğmamaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı, sürekli olarak değişen alt işverenler nezdinde çalışmaya kesintisiz devam ettiğini, ancak talep etmesine rağmen yıllık izin hakkının kendisine kullandırılmadığını ve iş akdini de bu sebeple haklı olarak feshettiğini iddia etmiş, mahkemece, davacıya yıllık izin kullandırılmadığı ve karşılığının da ödenmediği gerekçesiyle kıdem tazminatı talebi kabul edilmiştir. Ne var ki, mahkemece yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Davacı, dosya içeriğinde yer alan 15.12.2013 tarihli istifa dilekçesinde “kamu sektörüne atandığımdan dolayı işinizdeki sözleşmemi kendi isteğimle feshediyorum” şeklinde beyanda bulunmuş olup, bu dilekçede işten ayrılma nedeninin kamuya atanması olduğu açıkça belirtmiştir. Bu durumda, yıllık izin haklarının kullandırılmadığı gerekçesiyle haklı olarak iş akdini feshettiği nedenine dayalı olarak açılan ancak sübut bulmayan kıdem tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeple BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 27.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.