Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/18124 E. 2020/13614 K. 27.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18124
KARAR NO : 2020/13614
KARAR TARİHİ : 27.10.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili müvekkilinin davalıya ait otel işyerinde bellboy olarak çalıştığını iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili zamanaşımı def’inde bulunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Taraflar arasında, davacının fazla çalışma alacağına hak kazanıp kazanmadığı hususunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların, tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkan dahilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Somut olayda davacı, dava dilekçesinde davacının haftanın 6 günü 08.00-17.30, 15.30-00.30, 23.30-08.00 vardiyalarında dönüşümlü olarak çalıştığını vardiya değişimlerinde 2 saat fazla çalışma yaptığını bu durumun haftada en az 3 kez tekrarlandığını, sezonun yoğun olduğu dönemde haftanın 2-3 günü 15.30-00.30 vardiyasında çalışan kişinin aynı akşam 09.00-22.00 arasında çalıştığını, ayrıca 2010 yılında bell kaptanı Hasan Koca’nın ayağını kırması ve izinli personel nedeniyle 2 ay boyunca en az 12 saatlik çalışmanın olduğunu beyanla fazla mesai alacağı talep etmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı … …’in güvenlik görevlisi olup çalışmasını bilemeyeceği, diğer tanığın ise ön büro şefi olup aynı departmanda birlikte çalıştıkları gerekçesiyle günlük 3 saat olmak üzere haftalık 18 saat fazla çalışma yaptığı değerlendirilmesiyle hesaplama yapılmıştır.
Dosya içeriğine göre; davacı, vardiyalı çalıştığını vardiyalarda uzamaların olduğunu beyan etmiş, tanık ifadelerinde vardiyalarda uzama olduğu belirtilmiştir. Davacı tanıklarından Süleyman Tulaz’ın beyanları davacı iddiasını aşar mahiyettedir. Diğer tanık ise normal çalışma döneminde vardiyalı çalıştığı halde haftanın 2-3 günü 2,3 saat olmak üzere 8 saatten fazla çalışıldığını, işlerin yoğun olduğu Haziran Temmuz, Ağustos aylarında ise ayrıca 2-3 gün 2,3 saat daha fazla çalışıldığını ifade etmiştir. Tanık ifadelerinin asgari kısımları esas alınarak normalde haftalık 4 saat fazla mesai yaptığı, işlerin yoğun olduğu (Haziran Temmuz, Ağustos) dönemde ise haftalık 8 saat fazla mesai yaptığı, 2010 yılında Hasan Koca’nın ayağını kırması nedeniyle raporlu olduğu 2 aylık dönemde ise (Hasan Koca’nın raporlu olduğu dönem işverenden veya Sosyal Güvenlik Kurumu’ndan sorulmak suretiyle davacının haftalık 18 saat çalışma yaptığı değerlendirilerek hüküm kurulması gerekirken davacı talebini de aşar şekilde hesaplama yapılarak hüküm kurulması isabetsiz olmuştur.
Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması hatalı olup bozma nedenidir.
Sonuç :
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 27/10/2020 gününde oybirliği ile karar verildi.