YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18192
KARAR NO : 2020/13581
KARAR TARİHİ : 27.10.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı Denizcilik Müsteşarlığı’na İzafeten Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Müvekkilinin 05.09.2011 ile 31.12.2013 tarihleri arasında davalılardan taşeron firma Özel Özel Güvenlik Hizmetleri Ltd. Şti adına Manavgat … Başkanlığı’nda güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin işveren tarafından haksız bir şekilde feshedildiğini beyanla kıdem ve ihbar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davanın öncelikle husumet yönünden reddinin gerektiğini, davacının davalı olarak gösterilen İdarenin Manavgat … Başkanlığı adresinde hizmet verdiğini, söz konusu hizmetin kamu idaresi ile müvekkilleri olan şirket arasında imzalanan şartname koşulları çerçevesinde verildiğini, kamu idaresinin asıl işveren konumunda olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme ile de sabit olduğu üzere işin yürütülmesi, planlanması gibi işlemlerde tek yetkilinin asıl işveren olan davalılardan idare olduğunu nitekim davalı idare ile şirketleri arasındaki sözleşmenin 05.09.2011-31.12.2013 tarihleri arasını kapsayacak şekilde imzalandığını, ödenmediği iddia edilen 2013 yılı Aralık maaşının ve ihbar tazminatının eksiksiz bir şekilde ödendiğini ve yol, yemek, asgari geçim indirimi ödemelerinin de her ay maaş bordrolarında gösterilerek ödendiğini, davacıya kıdem tazminatının da ödendiğini ve diğer davalı olan idarenin davacı tarafından ibra edildiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı Denizcilik Müsteşarlığı’na İzafeten Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
Mahkeme, davalı avukatının temyiz dilekçesini 05/02/2016 tarihli ek karar ile “…temyizin süresinde olmadığı…” gerekçesi ile reddetmiştir. Davalı vekili, ek kararı da süresinde temyiz etmiştir.
Tebligat Kanununun 12 nci ve 13 üncü maddeleri uyarınca, tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır. Temsile yetkili kişinin herhangi bir nedenle tebliğ yapıldığı sırada işyerinde bulunmaması veya bizzat alamayacak durumda olması halinde, kendisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürüne, bu da olanaklı değilse, tüzel kişinin o yerdeki memur veya işçilerinden birine yapılmalıdır. Bu sıraya uyulması yasal zorunluluk olup, aksi takdirde tebligat usulsüz sayılacaktır. Tüzel kişiliği olmayan, ancak 4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesi anlamında işveren sıfatını taşıyan kamu kurum ve kuruluşları adına çıkarılan tebligatın, kurumun yetkili temsilcisine yapılması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta, davalıya çıkartılan tebligatlar,“… Mah., … Merkez/…” adresine tebliğ edilmiştir. Tebligatın yapıldığı adres Denizcilik Müsteşarlığı adresi olup bu yerin tüzel kişiliğinin olmadığı açıktır.
Yukarıda açıklandığı üzere tüzel kişilere tebligata ilişkin yasal düzenlemeye göre “Tebligat Kanununun 12 nci ve 13 üncü maddeleri uyarınca, tüzel kişilere tebliğ yetkili temsilcilerine, bunlar birden fazla ise yalnız birine yapılır.“ Temsile yetkili kişinin herhangi bir nedenle tebliğ yapıldığı sırada işyerinde bulunmaması veya bizzat alamayacak durumda olması halinde, kendisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürüne, bu da olanaklı değilse, tüzel kişinin o yerdeki memur veya işçilerinden birine yapılmalıdır. Bu sıraya uyulması yasal zorunluluk olup, aksi takdirde tebligat usulsüz sayılacaktır.
Bu itibarla verilen kararın usulsüz tebligat nedeni ile hatalı olduğu anlaşılmakla; ek kararının kaldırılmasına karar verilerek yapılan temyiz incelemesinde;
Davacı dava dilekçesinde davalı olarak Denizcilik Müsteşarlığını göstermiş, mahkemece yargılamada tebligatlar Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı yerine tüzel kişiliği olmayan Denizcilik Müsteşarlığı’na yapılmış, adı geçen Bakanlık kendisine tebligat yapılmadığından davaya katılamamıştır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 124. maddesi uyarınca “Dava dilekçesinde tarafın yanlış veya eksik gösterilmesi kabul edilebilir bir yanılgıya dayanıyorsa, hâkim karşı tarafın rızasını aramaksızın taraf değişikliği talebini kabul edebilir. Bu durumda hâkim, davanın tarafı olmaktan çıkarılan ve aleyhine dava açılmasına sebebiyet vermeyen kişi lehine yargılama giderlerine hükmeder.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta; mahkemece davanın Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı yerine tüzel kişiliği kaldırılan Denizcilik Müsteşarlığına yöneltilmesi Hukuk Muhakemeleri Kanunu 124/4 maddesi uyarınca husumette yanılma kabul edilerek adı geçen Bakanlığa husumetin tevcihi için davacıya süre verilip, dava dilekçesinin tebliği ile işin esasına girilerek karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan sonuca gidilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 27.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.