YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18275
KARAR NO : 2020/14404
KARAR TARİHİ : 03.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait işyerinde eczacı kalfası olarak çalıştığını, iş sözleşmesinin işverence ihbar öneli verilerek ve bir kısım haksız ithamlarda bulunarak feshedildiğini ileri sürerek ödenmeyen kıdem tazminatı ile yıllık izin, fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, davacının işverence verilen talimatları uygulamadığından işyerine idari para cezası verildiğini, davacının uyarılmasına rağmen aynı davranışları sürdürdüğünü, yıllık izinleri kullandığını, genel tatillerde çalışmadığını ve fazla çalışma yapmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında uyuşmazlık, işçinin kullandırılmayan izin sürelerine ait alacağı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 59. maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde, işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlanmıştır. Yıllık izin hakkının ücrete dönüşmesi için iş sözleşmesinin feshi şarttır. Bu noktada, sözleşmenin sona erme şeklinin ve haklı nedene dayanıp dayanmadığının önemi bulunmamaktadır.
Yıllık izinlerin kullandırıldığı noktasında ispat yükü işverene aittir. İşveren yıllık izinlerin kullandırıldığını imzalı izin defteri veya eşdeğer bir belge ile kanıtlamalıdır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup madde uyarınca, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı taraf dava dilekçesinde müvekkiline yıllık izin hakkının kanuna uygun olarak kullandırılmadığını iddia etmiş, davalı taraf ise fındık bahçesi olan davacının fındık toplama zamanı yıllık izin kullandığını savunmuştur. Davalı tanıkları da fındık toplama zamanı davacının izin kullandığını beyan etmişlerdir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafından imzalı yıllık izin defteri ve eşdeğer belge sunulmadığından hiç yıllık izin kullandırılmadığı değerlendirilerek 150 gün yıllık izin ücreti hesaplanarak Mahkemece hüküm altına alınmıştır.
Davacının 9 yılı aşkın çalışma süresi boyunca hiç yıllık ücretli izin kullanmadığı iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesinde düzenlenen davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde; davacı asile çalışma süresi boyunca (özellikle fındık toplama zamanı) izin kullanıp kullanmadığı, kullanmış ise kaç gün yıllık ücretli izin kullandığı konusunda beyanı alınması gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 03/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.