YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18438
KARAR NO : 2020/15348
KARAR TARİHİ : 09.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette traktör şöförü olarak çalıştığını, 01/06/2006 tarihi ile 22/10/2013 tarihi arasında davalı yanında çalıştığını, müvekkilinin iş akdinin hiçbir sebep gösterilmeden ve yasada belirtilen ihbar sürelerine uyulmadan haksız olarak 22/10/2013 tarihinde sonlandırıldığını, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zaman aşımı itirazında bulunduklarını, davacının talep ettiği alacakların iş kanunu hükümlerine göre 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğuu, müvekkili şirketin tuğla üretimi alanında faaliyet gösterdiğini, kış aylarında tuğla üretimi yapılamadığından yılın 6-7 ayı çalışılmakta olduğunu, kış aylarında çalışmamakta olduğunu, müvekkili şirkette teknik personel hariç tüm işçilerin mevsimlik işçi olduklarını, her yıl çalışma sezonu sonlandığında mevsimlik işçilerin iş akdinin sonlandırıldığını ve SGK’dan çıkışları yapılmakta olduğunu, sezon başında üretim faaliyeti başladığında işçilerin tekrar işe alındığını, davacının ise müvekkili şirkette 2012 yılı ocak ayına kadar mevsimlik işçi olarak çalıştığını, 2012 yılı ile işten çıktığı 2013 yılı 10. ayına kadar ise çalışmasının sürekli olduğunu, davacının son iki yıldan önceki çalışmasıın mevsimlik olduğunu, çalışma şartlarına göre müvekkili şirkette işin gerektirdiği şekilde hafta tatilinin salı günü olduğunu, davacının hafta sonu çalışması adı aldında ayrıca alacak talep etme hakkı bulunmadığını, müvekkili şirkette iş kanunu hükümlerine göre haftalık yasal çalışma saatinin aşılmadığını, fazla çalışma olması hailnde bunun karşılığının ödendiğini, davacını fazla çalışma alacağı da bulunmadığını, mevsimlik çalışma usulünde işçinin yılllık ücretli izin hakkı olmadığını, davacının bu sebeple yasal oalrak yıllık ücretli izin alacağı talebinin mümkün olmadığını, davacının müvekili şirketten kendi isteği ile ayrıldığını, bu sebeple kıdem taqzminatına hak kazanamadığını, davacının dini bayramlarda çalışmadığını, yasal iznini kullandığını, milli bayramlarda çalışması halinde ise bunun ücretinin kendisine ödendiğini, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının kıdem tazminatı için gerekli olan en az 1 yıllık çalışma şartını tamamladığı, tabi olduğu hizmet sözleşmesinin İş Kanununa tabi olduğu, işverence sözleşmenin haklı sebeple fesih edildiğine dair bulguya rastlanmadığı, davacının ihbar tazminatı alacağı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; dosyadaki mevcut hükme esas alınan bilirkişi raporu ile de alacak miktarı hesaplandığından 1.606,31 TL net ihbar tazminat alacağına , her ne kadar davacı yanca davalı tarafa alacağın ödenmesine yönelik ihtarname gönderilmiş olsa da dava dilekçesinde bu yönlü talebin olmadığı bu sebeple dava açıldığı miktarlık kısmına borçlunun temerrüte düştüğü tarih olan dava tarihi tarihinden , geri kalan kısıma ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, işçilerin işe giriş ve çıkışlarını gösterir evrakların bulunmayışı, işlerin iddailarının aksini ispat edecek nitelikte evrakların sunulmaması, tanık beyanları ile ispatlanan haftalık 45 saati aşan fazla çalışma ücret alacağı, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil ücret alacağı Yargıtay uygulamaları gereği yüzde otuz takdiri indirim yapılarak hüküm altına alındığı, dava açıldığı miktarlık kısmına borçlunun temerrüte düştüğü tarih olan dava tarihi/ ihtarname tebliğ tarihinden , geri kalan kısıma ıslah tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, davacının ulusal bayram ve genel tatil günü ücreti bakımından; işçilerin işe giriş ve çıkışlarını gösterir evrakların bulunmayışı, işlerin iddailarının aksini ispat edecek nitelikte evrakların sunulmaması, tanık beyanlarına dayanılmış olduğundan %30 oranında hakkaniyet indirimi uygulandığı, her ne kadar davacı yanca davalı tarafa alacağın ödenmesine yönelik ihtarname gönderilmiş olsa da dava dilekçesinde bu yönlü talebin olmadığı bu sebeple dava açıldığı miktarlık kısmına borçlunun temerrüte düştüğü tarih olan dava tarihi tarihinden , geri kalan kısıma ıslah tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, davacının yıllık izin ücreti alacağına yönelik talebi yönünden yapılan değerlendirmede; işçiye kullandırılmayan yıllık izin sürelerine ait ücretlerin son ücret üzerinden ödeneceği hükme bağlandığı, tanık anlatımlarından davacının çalışmış olduğu işyerinde yılın sadece belirli bir döneminde yoğunlaştığı, yapılan işin mevsimlik iş niteliğinde olduğu , 4857 sayılı İş Kanunun 53. maddesi kapsamında yıllık izin hakkının doğmayacağından davacının bu yönlü taleplerinin reddine karar vermek gerektiği gerekçesi ile yıllık izin ücreti haricindeki taleplerin kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, hafta tatili ücretinin sübutu bakımından;
Davacı tanığı …’nın hafta taitli çalışmasına ilişkin ilk beyanı ile davacı vekilinin sorusu üzerine verdiği cevabı çelişiktir, bu nedenle bu davacı tanığının diğer davacı tanığı ile de çelişkisi oluşmuştur. Davacı tanığı …’nın ilk beyanı ise davalı tanığı …nin beyanı ile uyumludur. Bu nedneler ile davacı tanıklarının beyanlarının kendi içinde ve/veya birbiri ile çelişkileri nedeni ile sübuta elverişli bulunmamalarına göre davalı tanığı …nin beyanı doğrultusunda ayda sadece 1 hafta tatili çalışması yaptığının kabulü ile hesaplama yapılması gerektiğinin düşünülmemesi hatalıdır.
3-Bordrolardaki tahakkuklar bakımından; Dairemizce bir kısım bordrolarda 1’er günlük ek tahakkuk mevcut olduğu tespit edilmiştir. Bu tahakkukların hep milli bayram olan ayların bordrolarında tespiti sonucu bunların ulusal bayram genel tatil çalışması sonucu yapılan ek tahakkuk oldukları intibaı doğmaktadır, bu bordroların çoğunda davacıya atfen imza mevcuttur. Bilirkişi raporunda hangi bordroların görüldüğü, tüm bordroların görülüp görülmediği, görülmemiş ise nasıl değerlendirildiği belirsizdir.
Bu itibarla; bankaya maaş ödemesi olduğu da dava dilekçesinden anlaşıldığından bazı hesap pusulalarında / bordrolarda imza olmadığı da gözetildiğinde gerekirse dava dilekçesinde belirtilen banka şubelerinde hesap hareketleri celbedilmeli, gerekirse taraflardan yeniden banka şubesi, hesap numarası, iban numarası ve benzeri bilgiler taraflardan sorularak temin edilmeli be banka hesap hareketleri celbedilmelidir.
Bordrolardaki bu tahakkukların ne tahakkuku olduğu, ulusal bayram genel tatil tahakkuku olup olmadığı taraflardan sorulup bilirkişi raporu ile tespit edilmeli ve bu tahakkukların dava konusu alacak kalemleri bakımından sonuca etkileri irdelenmelidir.
4-Ulusal bayram genel tatil ücreti bakımından;
Hükme esas bilirkişi raporunda hangi günlerin, kimin beyanına göre nasıl hesapladığı belirsizdir.
Yeniden bilirkişi raporu alınarak, kimin beyanmına göre hangi dönemlerde hangi ulusal bayram genel tatil gününün hesaplandığı / hesaplanmadığını açıkça gösteren denetime elverişli bilirkişi raporu alınarak sonuca gidilmelidir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09/11/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.