YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18440
KARAR NO : 2020/2831
KARAR TARİHİ : 24.02.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ (İŞ)
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 1997 yılında davalı belediyenin kum eleme bölümünde gece bekçisi olarak çalıştığı, bu çalışmanın Mart 2011 tarihinde emekli oluncaya kadar devam ettiğini, müvekkili işe girdiği tarihten itibaren tüm primlerinin düşük ücret üzerinden yatırıldığından kıdem tazminatı ile emekli maaşının olması gerekenden daha düşük hesaplandığını, sigortaya gerçek kazancının yansıtılmadığını, bu durumda düşük prim üzerinden emekli olmasına sebebiyet verildiğini ileri sürerek, müvekkilinin gerçek kazancı üzerinden prim yatırılması halinde alması gereken emekli maaş tutarının tespitini, fark kıdem tazminatı alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, işçinin almış oldugu sosyal yardımların bir kısmının 506 sayılı ve 5510 sayılı Yasaya göre prime esas kazanca dahil olmadığını, işçilerin günlük yevmiyelerinin Toplu İş Sözleşmesi ile belirlenmiş olduğunu, bu yevmiyeler üzerinden ve bunun üzerine eklenen bazı sosyal yardımlar üzerinden SGK’ya bildirimde bulunulduğunu, işçi aylık ücret ile çalışıyor ise kıdem tazminatı hesabında son aylık ücretinin dikkate alındığını, davacının kıdem tazminatı hesaplanırken 13 yıl 7 ay 9 gün hizmet süresinin olduğunun tespit edildiğini, bunun da 35.697,79 TL yaptığını, damga vergisi kesildikten sonra 35.462,00 TL ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece davacının kıdem tazminatı talebi ile eksik prim ücretlerinin tespitine yönelik davanın farklı yargılama usulüne tabi olduğu gerekçesiyle kıdem tazminatı talebine ilişkin dava tefrik edilmiş ve ayrı esasa kaydedilmiş, davacıya kıdem tazminatı ödemesinin yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun bekletici sorun başlığı altında düzenlenen 165. maddesinin 1. fıkrasına göre, bir davada hüküm verilebilmesi, başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir.
Somut uyuşmazlıkta, kıdem tazminatının tahsiline yönelik bu dosyadan tefrik edilerek farklı bir esasa kaydedilen, 2012/146 E. sayılı dosyasında yargılamasına devam edilen ve derdest olduğu anlaşılan prime esas kazancın tespiti davasının sonucunun bu davayı doğrudan etkileyeceği anlaşılmış olup mahkemece tespit davasının sonucunun beklenerek karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan sebepten BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 24.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.