YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18457
KARAR NO : 2020/15547
KARAR TARİHİ : 10.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 2008 yılından veri tır şoförü olarak çalıştığını ve son maaşının 1.000,00 TL olduğunu, maaşının 832,00 TL’sinin banka kanalı ile kalan kısmının elden ödendiğini, 17/05/2013 tarihinde iş akdini haklı nedenlerle feshettiğini, fazla çalışma yaptığını ancak bedelinin ödenmediğini, yıllık izin kullanmadığını, dini ve resmi bayramlarda çalıştığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesini haksız olarak feshederek müvekkilini zor durumda bıraktığını ve kendi istifası nedeni ile kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve yardım alacağının olmadığını, ayrıca taleplerin zaman aşımına uğradığını, maaşların bankadan ödendiğini, sadece harcırahın elden ödendiğini, fazla mesai olmadığını, tırlardaki takometrelerin 8 saatin haricinde çalışmaya izin vermediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davacı tarafından açılan dava dilekçesinde ulusal bayram ve genel tatil ve hafta tatilinin dava dilekçesinin sonuç kısmında talep edilmediği ancak dilekçe açıklattırılırken davacı vekilinin bu talepleri de dilekçesine eklediği, dava dilekçesinde talep edilmeyen bir alacak kaleminin sonradan talep edilemeyeceği dikkate alındığında bu talepler bakımından usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığı, ihbar tazminatı, fazla mesai ücreti ve yardım alacağı talebi bakımından değerlendirme yapmak gerekir ise davacının kendisinin işten ayrıldığı ve feshin haklı olduğu ancak kendisi istifa ettiğinden ihbar tazminatı alamayacağının değerlendirildiği, davacı uzun yol tır şoförü olduğu, bu tür çalışanların ülke içinde Trafik Kanunu’na göre, yurt dışında da uluslararası mevzuata göre çalışma saatlerini sınırlı olduğu ve çalışma saatlerinin de takoğraflarla belirlendiği ayrıca yurt dışına çıkarken harcırah alındığı, sadece tanık delili ile ispat edilemeyeceği ve bu hali ile fazla mesai alacağı talep edemeyeceği, yardım alacağı bakımından dosyada herhangi bir delil olmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
Temyiz:
Kararı taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava dilekçesinde talep edilmeyen hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacağının sonradan talep edilip edilemeyeceği meselesinin açıklığa kavuşturulması gereklidir.
Davacı dava dilekçesinde, dava değerini 3.000,00 TL. olarak göstermiş, ancak bu meblağın neleri kapsadığını detaylandırmamıştır. Bilahare 23.04.2014 havale tarihli dilekçesiyle, 3.000,00 TL.’lik dava değerinin; 500,00 TL kıdem tazminatı, 500,00 TL. ihbar tazminatı, 500,00 TL fazla mesai alacağı, 500,00 TL yıllık izin alacağı, 500,00 TL milli ve dini bayramlar tatil ücretini kapsadığını açıklamıştır. Islah dilekçesiyle de hafta tatili ile ulusal bayram alacaklarının miktarını artırmıştır.
Dava dilekçesi içeriğinde de hafta tatili dahi çalıştığı, resmi ve bayram izinlerinin kullandırılmadığından bahsetmiştir. Dolayısıyla davacının hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağını talep etmediği yönündeki bir kabul, amacını aşan aşırı şekilci bir yorum olacaktır.
Hal böyle iken, Mahkemenin “dava dilekçesinin sonuç kısmında talep edilmediği” gerekçesiyle hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı hakkında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi dosya içeriğine göre yerinde değildir.
Yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı davasını kısmî alacak davası olarak açmış, bilahare ıslah dilekçesi ile de talep ettiği miktarları artırmıştır.
Bu durumda, Mahkemece hüküm altına alınan yıllık ücretli izin alacağının faiz başlangıç tarihinin dava ve ıslah tarihine göre belirlenmesi gerekirken tamamı için dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 10.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.