Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/1853 E. 2017/4819 K. 23.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/1853
KARAR NO : 2017/4819
KARAR TARİHİ : 23.03.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, izin ücreti, ücret, hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete ait iş yerinde 10.05.2004-30.09.2011 tarihleri arasında çalıştığını, iş akdinin haksız ve bildirimsiz olarak feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin haksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine 7. Hukuk Dairesinin 23.11.2015 tarih, 2014/21112 Esas, 2015/23053 Karar sayılı kararı ile, “Dava dilekçesine karşı usulüne uygun şekilde ileri sürülmüş bir zamanaşımı def’i olmasına rağmen bunun dikkate alınmaması hatalıdır. Yapılacak iş, davalı vekilinin zamanaşımı def’i gözetilerek davacının talep ettiği ulusal bayram-genel tatil, fazla çalışma ve ücret alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı belirlenerek sonucuna göre karar vermektir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ücret alacağı hesaplaması yapılırken davalı tarafça sunulan bir kısım dekontlar değerlendirilerek 4.880,00 TL mahsup edilmiş ise de, 16.02.2014 tarihli 800,00 TL’lik ödemeyi içerir dekontun değerlendirilmediği anlaşılmış olup mahkemece bu hususta bilirkişiden denetime elverişli rapor aldırılması gerekirken yanılgılı bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.” gerekçeleri ile bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozmadan sonra verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Yerel Mahkemece bozma ilamına uyulmuş, bilirkişi raporu alınmış, davacı vekili tarafından bilirkişi raporu doğrultusunda 17.05.2016 harç tarihli dilekçesiyle ıslah yoluna gidilerek fazla mesai alacağı ıslah yoluyla artırılmış ve mahkemece bozmadan sonra yapılan ıslaha itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın  değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu’nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı” hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu’nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece 23.11.2015 tarihli bozma kararından sonra 17.05.2016 tarihinde yapılan ıslaha değer verilerek karar verilmesi HMK’nın 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK’nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 23.03.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.