YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18637
KARAR NO : 2020/15951
KARAR TARİHİ : 12.11.2020
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı Bankanın Bursa Şubesinde 01.10.2011-31.05.2014 tarihleri arasında yönetmen olarak çalıştığını, en son 3.800,00 TL net ücret aldığını, hafta içi 08:30-21:00 saatleri arasında, cumartesi günleri de 09:00-16:30 saatleri arasında çalışarak fazla mesai yaptığını ancak fazla çalışma ücretlerinin ödenmediğini iddia ederek,Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 107/3. maddesi hükmü gereğince alacağının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının usul hükümlerine göre tespit davası açabilmesinin mümkün olmadığını bunun yanı sıra iş sözleşmesinin 10.maddesine göre fazla mesai ücretlerinin maaşın içinde olduğunun kararlaştırıldığını, ayrıca bordrolardan görüleceği üzere yapılan fazla mesai karşılıklarının davacıya ödendiğini, davacının fazla mesai alacağının bulunmadığını,zamanaşımı def’inde de bulunduklarını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, davacının 7.451,20 TL Brüt fazla mesai ücreti alacağı bulunduğunun ve bu alacaktan dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalının sorumlu bulunduğunun tespitine,karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre,davalının tüm,davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacının fazla çalışma ücret alacaklarına hak kazanıp kazanamadığı hususunda uyuşmazlık mevcuttur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez. Tanık beyanlarına birlikte çalışma süreleriyle sınırlı olarak değer verilebilir.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı İş Kanunu’nun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Dairemizin kararlılık kazanmış içtihatlarına göre, fazla çalışmanın ücrete dahil olduğuna dair kural, 1475 sayılı Kanun’un 35/a ve b maddesinde düzenlenen yılda 270 saatle sınırlı olarak geçerlidir. Yılda 270 saati aşan çalışmaların kanıtlanması durumunda karşılığının ödenmesi gerekir.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda, işçinin bordroda belirtilenden daha fazla çalışmayı yazılı belge ile kanıtlaması gerekir.
İşçinin imzasını içermeyen bordrolarda fazla çalışma tahakkuku yer aldığında ve tahakkukta yer alan miktarların karşılığı banka hesabına ödendiğinde, tahakkuku aşan fazla çalışmalar her türlü delille ispatlanabilir. Tahakkuku aşan fazla çalışma hesaplandığında, bordrolarda yer alan fazla çalışma ödeme tutarları mahsup edilmelidir.
Somut olayda; davacı tüm çalışma süresinde hafta içi 08:30-21:00 saatleri arasında, cumartesi günleri de 09:00-16:30 saatleri arasında çalışarak fazla mesai yapmasına karşın fazla mesai ücreti alacaklarının ödenmediğini ileri sürmüş, davalı ise davacının fazla çalışma ücretinin davacıya ödenen ücrete dahil olduğunu fazla çalışma ücret alacağına hak kazanması halinde ise bunun bordrolara yansıtılarak ödenmiş olduğunu savunmuştur. Mahkemece hükme dayanak alınan 09.02.2016 tarikli kök raporda; davalı tarafça dosyaya cevap dilekçesinde öne sürülen savunmaları ispata yarar iş sözleşmesi,ücret bordrosu, puantaj kaydı gibi yazılı delillerin sunulmaması ve tanık dinletilmemesi sebebiyle davacı tanıklarının beyanlarına göre davacının haftada 5 gün 08:30 – 21.00 saatleri arasında 1,5 saat ara dinlenme ile günlük 11 saat ve haftalık 55 saat çalışarak , haftada 10 saat fazla mesai yaptığı, ayrıca iki ayda bir hafta cumartesi günü 09:00-16:00 saatleri arasında yarım saat ara ile 6,5 saat ilave çalışma yaptığı, bu haftalarda ise 16,5 saat fazla mesaisinin olduğu belirlemesi ile hesaplama yapılmıştır. Dosyaya kök raporun ibrazından sonra davalı Banka vekilince iş sözleşmesinin sunulması üzerine, sözleşmede yer alan fazla mesai ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönündeki düzenleme gereğince yeniden hesaplama yapılması için bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, 25.04.2016 tarihli ek raporda; davacının yıllık 270 saat fazla mesai ücreti ayrı bir tablo ile hesap edilerek, kök raporda 270 saat dikkate alınmaksızın yapılan hesaplamaya göre tespit edilen tutardan %30 oranında hakkaniyet indirimi uygulanarak, yapılan yıllık 270 saatlik fazla çalışma ücret tutarı mahsup edilmek suretiyle alacak belirlenmesine gidilmiştir. Buna göre kök raporda 39.826,00-TL olarak belirlenen tutar %30 hakkaniyet indirimi ile 27,878,20-TL olarak belirlenerek, 270 saat fazla çalışma ücreti karşılığı olarak hesaplanan 20.427,00-TL mahsup edilerek, kalan 7.451,20-TL fazla çalışma ücret alacağı olarak tespit edilmiştir.
Ne var ki bu yöntem isabetli bulunmamaktadır. Bilirkişi tarafından öncelikle yıllık 270 saatin/52 hafta = haftalık 5,20 saate denk geldiği tespit edilerek ve bu kısmın tanık anlatımları ile belirlenen fazla çalışma süresinden düşülmesi ve kalan süre için fazla çalışma ücretinin hesaplanması ve çıkan tutardan da Mahkemece makul bir indirim yapılması suretiyle hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hatalı usulde yapılan hesaplamaya dayalı karar yerinde olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 12.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.