Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/18642 E. 2020/15868 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18642
KARAR NO : 2020/15868
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 24.03.2008 tarihinden itibaren davalı işyerinde kalite mühendisi olarak çalıştığını, haftanın 5 günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalışmış olmasına rağmen fazla çalışma ücretinin ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/2-e bendi uyarınca feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve fazla çalışma ücreti alacaklarının hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının 08.00-16.00 saatleri arasında çalıştığını, yasal çalışma saatlerinin üzerinde çalışması olmadığını, bu sebeple yapılan feshin de haksız olduğunu ileri sürerek, davanın reddini talep etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanılan deliller ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Gerekçe:
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.” hükmü uyarınca taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırıdır.
Somut olayda, davacı dava dilekçesinde, haftanın 5 günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, fazla çalışma ücreti alacağının ödenmemesi nedeni ile iş sözleşmesinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/2-e maddesi uyarınca feshedildiğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti ve kıdem tazminatı talebi,nde bulunmuştur. Ancak dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporuna göre, davacı talebi ile bağlı kalınmak suretiyle herhangi bir fazla çalışma ücretinin bulunmadığı belirtilmesine rağmen, seçenekli olarak davacı tanık beyanlarına göre davacının davalı işyerinde haftanın 6 günü çalıştığı, haftanın 5 günü 08.00-18.00, cumartesi ise 09.00-15.00 saatleri arasında çalıştığı, tanık beyanlarına göre 1 saat 20 dakika ara dinlenme kullandığı, buna göre haftalık 3 saat fazla çalışma yaptığı kabulü ile fazla çalışma ücreti alacağı da hesaplanmıştır. Mahkemece, davacının tanık beyanlarına göre davalı işyerinde haftanın 6 günü çalıştığı, haftalık 3 saat fazla çalışma yaptığı kabul edilmek suretiyle fazla çalışma ücreti alacağı hüküm altına alınmıştır.
Ancak 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. maddesi uyarınca, taleple bağlılık kuralına aykırı olmakla talepten fazlasına karar verilmesi usule aykırı olup, davacının dava dilekçesindeki açıklaması dikkate alındığında, haftanın 5 günü 08.00-18.00 saatleri arasında çalıştığı ifade edildiğinden, ara dinlenmeye ilişkin tanık beyanları da dikkate alındığında davacının fazla çalışma yapmadığı kabul edilerek fazla çalışma ücreti alacağı talebinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Davacı dava dilekçesinde, fazla çalışma ücretinin ödenmemesi sebebi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/2-e maddesi uyarınca iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini ileri sürmüş olup; mahkemece davacının ödenmeyen fazla çalışma ücreti alacağının bulunması nedeni ile feshin haklı nedene dayandığı ve davacının kıdem tazminatına hak kazandığı kabul edilerek kıdem tazminatı talebi hüküm altına alınmış ise de, davacının yukarıda belirtildiği üzere davacının fazla çalışma ücreti alacağına hak kazanmadığı sabit olmakla davacı feshinin haksız olduğu anlaşıldığından, davacının kıdem tazminatı alacağının reddine karar verilmesi gerekirken kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.