Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/18954 E. 2020/16294 K. 23.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/18954
KARAR NO : 2020/16294
KARAR TARİHİ : 23.11.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili tarafından mahkememize verilen dilekçede, müvekkilinin davalıya ait işyerinde 1998 yılında öğrenci iken yılın belli dönemlerinde birkaç yıl sonra sürekli çalışmaya başladığını, 23.12.2004’te işe girip sürekli bir şekilde 01.12.2009 tarihine kadar çalıştığını, dilekçe ekinde ekli yasal dökümünlardan belli olduğunu, çalıştığı süre boyunca müvekkilinin gerçekte fazla ücret almakta olduğu halde bazı aylık resmi kayıtlarda kazancı asgari ücret olarak gösterildiğini, müvekkilinin davalıya ait işlerinde sabah saat 08.00’den yaz-kış döneminde akşam 20.00, 23.00, 24.00’a kadar çalıştığını, en erken akşam 21.00, 22.00 gibi işten ayrıldığını, hafta bir gün tatil yapabildiğini, genel tatillerde ise dini bayramlarda yılda sadece iki gün izin alabildiğini, müvekkilinin çalıştığı süre içerisinde yıllık ücretli izin hakkını da kullanamadığını, maaşlarını gecikmeli aldığını, 930,00 TL maaş almakta iken işveren işten çıkarttığını, resmi kayıtlarda ise zaman zaman asgari ücret olarak gösterildiğini, 240,00 TL maaş alacağı kaldığını, işverenin tek taraflı olarak ve haklı bir gerekçesi olmadan iş sözleşmesini haksız bir şekilde feshettiğini, ayrıca muhasebe ve Sosyal Güvenlik Kurumu’na da müvekkili hakkında kendi rızasi ile ayrılmıştır diye yanlış bilgi verildiğini ve işsizlik maaşınında almasının engellendiğini, iş akdi haksız olarak feshedilen müvekkilinin kıdem ve ihbar tazminatı haklarının bugüne kadar ödenmediği gibi fazla çalışma ücreti, hafta tatili, genel tatil ücretleri ile yıllık ücretli izin hakkına ilişkin alacağınında bu güne kadar davalı işveren tarafından ödenmediğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydı ile, yapılan hesaplamalarına göre 930,00 TL net ücret üzerinden; 2.045,19 TL net ihbar tazminatının (8 haftalık ), 6.415,51 TL kıdem tazminatının (brüt maaş üzerinden), 1.302,00 TL 3 yıl kullanmadığı yıllık için ücretinin, 2.852,00 TL yıl boyunca yılda sadece 2 gününü kullandığı ulusal bayram ve genel izin ücretinin, 11.569,20 TL işten ayrılmadan önce iki yıllık fazla mesai ücretinin, 1.108,00 TL işten ayrıldıktan sonra 2 aylık sigorta işsizlik maaşı alacağı toplam 25.292,70 TL alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile yargılama gideri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekilinin davaya karşı cevaplarını ve delillerini bildirir cevap dilekçesi dosya içerisinde mevcut olup dilekçesi ile şirketin temerrüde düşürülmeden davanın açıldığını, şirketin muhtelif zamanlarda tazminatlara ilişkin ödemeler yaptığını, davacının herhangi bir alacağının kalmadığını, fazla mesai genel tatil ve yıllık izin ücretlerinin çalışmış olduğu dönemlerde davacıya verildiğini belirterek, dilekçesindeki gerekçeler doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini beyan etmiştir.
Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda karar verilmiş olmasına göre; davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacının kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı alacağının bulunup bulunmadığı taraflar arasında uyuşmazlık konusudur
Somut olayda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan kıdem ve ihbar tazminatı hesabında dosyada mevcut 28.02.2011 tarihli kıdem ve ihbar tazminatı bordrosunda belirtilen bedellerin yapılan hesaplamadan mahsup edildiği ve bu doğrultuda hüküm kurulduğu anlaşılmıştır. Ancak iş bu bordro davacının imzasını taşımamaktadır. Bu nedenle bordro doğrultusunda mahsup işlemi yapılması hatalıdır.
Dosyada mevcut makbuzlardan davalı tarafından davacıya banka aracılığı ile kıdem ve ihbar tazminatı ödemelerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu halde Mahkemece 28.02.2011,18.03.2011,30.10.2012 tarihli ödemelerin hangi alacağa mahsuben ve ne miktarda yapıldığı davalıya açıklattırılmalı sonrasında kıdem ve ihbar tazminatından bu bedellerin mahsubu hususu değerlendirilmelidir.
3-Davacının yıllık izin ücreti alacağı olup olmadığı taraflar arasındaki diğer bir uyuşmazlık konusudur.
Dosyada mevcut 14 günlük izin tahakkuku bulunan 2009 yılı Ağustos ayına ilişkin ücret bordrosu davacıya gösterilerek bu hususta beyanı alındıktan sonra yıllık izin ücreti alacağı hakkında karar verilmelidir. Eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.11.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.