YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/19979
KARAR NO : 2017/6841
KARAR TARİHİ : 18.04.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, manevi tazminat ile yıllık izin ücreti, ücret, prim, bayram harçlığı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, davalı işyerinde 01/10/1998 tarihinde çalışmaya başladığını, 21/10/2006 tarihinde hırsızlık suçlaması ile savunmasının alındığını, savunmasında, olayın meydana geldiği gün yarım gün izinli olduğunu ve olay saatinde dışarıda olduğunu beyan ettiğini, davalı işyerinde depo amir yardımcısı olarak çalıştığını, asıl görevinin deponun düzenini sağlamak ve depo amiri olmadığı zamanlarda da teslim alınan ürünleri fabrika içine irsaliye ile dağıtmak olduğunu, söz konusu irsaliyelerin kendisi tarafından kesilmediği için bu soyut iddia ile ilgisinin olmasının mümkün olmadığını, tüm fabrika çalışanlarının bilgisi dahilinde saatlerce sorgulandığını, konu ile ilgili bildiklerini anlatmasına rağmen yapılan baskıdan kurtulamadığını belirterek, kıdem, ihbar tazminatlarıyla manevi tazminat, yıllık izin, ücret, prim, bayram harçlığı alacaklarının ödetilmesi istekleriyle bu davayı açmıştır.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, davacının iş sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiğini, bu nedenle kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin haksız olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozma ilamına direnme kararının Hukuk Genel Kurulu’nca bozulması üzerine bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, konusunda uzman hesap bilirkişisi Av. …, Mali Müvaşir …, Prf. Dr. … tarafından tanzim edilen 14/07/2016 tarihli bilirkişi kurul raporu ile dosya içerisinde mevcut cümle delillerin değerlendirilmesi ve tahlilinden; dosya kapsamından keza Yargıtay Bozma öncesi konusunda uzman hesap bilirkişisi … tarafından tanzim edilen bilirkişi raporundan da anlaşıldığı üzere davacı …’ın … şirketine ait işyerinde 01/10/1998–21/10/2006 tarihleri arasında belirsiz süreli hizmet akdi ile çalıştığı; davacının … şirketinde kesintisiz olarak çalışırken … Şirketinin ekonomik sıkıntılar nedeni ile 2003 yılında Stampa adlı şirket ile birleştiği ve şirket unvanının … … Ambalaj San ve Tic. AŞ olarak değiştiği ve davacının iki şirketin birleşmesini müteakip 21/10/2006 tarihine kadar davalı şirkette depo amir yardımcısı olarak çalıştığı; şirketlerin birleşmesinden sonra şirket genel müdürlüğüne … Şirketinin ortağı yönetim kurulu uyası …, satış ve pazarlama müdürlüğüne yine … şirketinin ortağı …’nında oğlu olan …’nın atandığı; daha sonra birleşen şirket ortakları arasında anlaşmazlık olduğu, bu hususun … 7. Asliye Ticaret Mahkemesine açılan itirazın iptali davasında verilen yetkisizlik kararından da açıkça anlaşıldığı; davacının iş akdinin davalı şirket tarafından 21/10/2006 tarihli fesih bildirimi ile “Bildiğiniz gibi bir süreden beri oluşan plastik ham madde açıklarını araştırmaktayız, sizlerde bu konuda makul ve mantıklı bir açıklama getirmediniz. Bu araştırma çeşitli yollar ile yapılırken 19/10/2006 tarihinde mali ve idari işler müdürü Muharrem Ustaya gelen haberle şirket deposundan plastik ham madde çalındığı öğrenilmiştir. Çalınan ham maddelerin başka bir şirkete indirildiği anlaşılmış ve tespit edilmiştir. Bu olayı çalınan ham maddeyi taşıyan nakliyeci …’ın ifadesi ve depo sorumlusu … in ifadesi ile diğer deliller ve şahitler doğrulamıştır. Bu hususta sizin savunmanız ve olayla ilgili açıklamalarınız istenmiştir ancak yazılı savunmanız ve açıklamalarınızda hiçbir şey görmediğinizi, bilmediğinizi, duymadığınızı ifade ettiniz. 8 yıldır depo sorumlusu yardımcısı olarak çalıştığınız şirketimizde uzun süredir meydana gelen plastik ham madde açıkları ve 19/10/2006 tarihinde meydana gelen ham madde çalma olayını bilmemeniz samimi ve inandırıcı değildir. Ayrıca şirkete ait diğer depodaki plastik ham maddeleri, diğer mamül ve hammaddeleri korumak, kontrol altında tutmak, hesabını vermek ve şirketi zarara uğratacak durumlara mani olmak, bu durumları yetkililere bildirmek görevinizdir. Ayrıca işinizi özenle ve dikkatle yapmak zorundasınız. Bu nedenle işyerinde plastik ham madde hırsızlığı yapılmasını bilmemeniz veya buna göz yumarak ve bu nedenle doğruluk ve bağlılığa uymayan davranışta bulunmakla şirketi zarara uğrattınız. Bu davranışınızın sebebi ile İş kanunun 25/II-e maddesi gereğince iş sözleşmenizi 21/10/2006 tarihi itibariyle bildirimsiz ve tazminatsız olarak sona erdirilmesine karar verilmiştir” denilmek suretiyle iş akdinin feshedildiği; yargılama safahatında taraf delilleri toplanarak davacının haklı çıkması halinde talep edebileceği tazminat ve alacaklar konusunda bilirkişi incelemesi yaptırıldığı; konusunda uzman hesap bilirkişisi Av. … tarafından tanzim edilen 02/12/2009 tarihli bilirkişi raporunda kıdem ve ihbar tazminatı yönünden keza ücret ve prim alacağı, bayram harçlığı alacağı ve yıllık izin alacağı yönünden birinci alternatif olarak belirlediği belirlemelerinin ve hesaplamalarının dosya kapsamına, yasaya ve usule uygun olduğu; somut olayda esas sorunun Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere davacının iş akdinin feshinde davacının doğruluk ve bağlılığa aykırı bir davranışının olup olmadığı keza işyerinde meydana gelen ham madde açığından ve işyerinden habersiz ham madde çıkışından-davalı tarafın iddia ettiği şekilde fesih bildiriminde belirtilen hususlardan dolayı sorumlu olup olmadığı olduğu; Mahkememizce 9. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamına uyularak bozma ilamı doğrultusunda Plastik üretim teknikleri, plastik makinaları, plastik teknolojisi, fizilite ve üretim artışı, malzeme bilimi ve atıkları geri dönüşümü konusunda uzman plastik Sanayicileri araştırma ve eğitim vakfı tarafından ismi bildirilen Prf. Dr. …, Mali Müşavir … ve İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku konusunda uzman Bilirkişi Av. … dan oluşan bilirkişi kurulu marifetiyle dosya üzerinde ve işyerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı; bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 14/07/2016 tarihli raporda taraflarca dosyaya ibraz edilen deliller ve belgeler, bozma ilamı, … 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2008/202 Sayılı dava dosyası, … CBS’nin 2007/3536 Sayılı soruşturma dosyası; Mahkememizin 2006/1073-2010/173 Esas Karar sayılı dava dosyası bir bütün halinde değerlendirildiği ve gerekçeleri de gösterilmek suretiyle davacının fesih bildiriminde belirtilen doğruluk ve bağlılığa aykırı herhangi bir davranışının tespit edilemediği; bu itibarla davacının iş akdinin davalı işveren tarafından haksız olarak feshedildiği konusunda Mahkememize tam bir kanaat hasıl olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizin 15.01.2013 tarihli ve 2010/35409 E. sayılı kararı ile; “Somut olayda işyerinde önemli miktarlarda hammadde kayıplarının olduğu dosya içindeki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacı işçi savunmasında 19.10.2006 tarihinde irsaliyesiz çıkan hammaddeyi göremediğini o gün izinli olduğunu beyan etmiştir. Davacının depo sorumlusu olarak çalıştığı, olayın ardından amiri konumundaki …’in kendi isteğiyle işten ayrıldığı ve işverene karşı dava açmadığı anlaşılmaktadır.
Hammadde hırsızlığı iddiasına dayalı olarak Jandarma tarafından ifadesi alınan işyerinde forklift görevlisi olarak çalışan … beyanında, …’in olmadığı durumlarda yardımcısı konumunda olan davacının talimatıyla yükleme yaptığını, 2006 yılı Eylül ayı içinde davacının talimatıyla yükleme yaptığını, yükleme aşamasında bir ara hammaddenin saklandığını, davacıya gelen telefon üzerine karşıdaki kişiye “Muharrem Bey geldi gitti, taarruz geçti hepimize hayırlı oldun dediğini” beyan etmiştir.
Hammaddelerin izinsiz çıkarılması olayına bağlı olarak bir kısım zanlılar hakkında kamu davası açıldığı, davacının da aralarında bulunduğu bazı kişiler hakkında takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. Davacı hakkında takipsizlik kararı verilmesi eylemin suç oluşturup oluşturmadığı ile ilgili olup, davranışın doğruluk bağlılığa aykırılık oluşturup oluşturmadığı ile ilgili belirleyici değildir.
Konunun uzmanı olan bilirkişilerce değerlendirilmesi ve davacı işçinin görev unvanı ile dosyadaki diğer deliller bir değerlendirmeye tabi tutularak, doğruluk ve bağlılığa aykırı bir davranışın olup olmadığı belirlenmelidir. Yüklemenin o dönemde yönetim kurulu başkanı emriyle emanet olarak yapıldığı şeklinde değerlendirme ile feshin haksız olduğuna dair karar verilmesi yerinde değildir. Yine işverence hammadde yönünden düzenli kayıt tutulmamış olması ve açıkta bırakıldığından söz edilerek davacıya sorumluluk yüklenmemiş oluşu dosya içeriğine göre hatalıdır. Davacının görevi gereği hammaddenin sevkiyatının nasıl yapılacağını bilmesi ve buna uygun olarak kayıt altına alması gerekir. Ancak işyerinde amir konumunda çalıştığı anlaşılan …’in olayın ardından istifa ederek ayrıldığı tanıklarca ifade edilmiş olup, olayda davacının sorumluluğunun olup olmadığı bu olgular çerçevesinde belirlenmeli ve sonucuna göre davaya konu tazminat istekleriyle ilgili bir karar verilmelidir. Eksik incelemeyle ve emsal dosyada alınan bilirkişi raporuyla yetinilerek karar verilmesi hatalıdır.” gerekçesiyle bozulmuş olup, bu karara karşı Mahkemece verilen direnme kararının temyiz edilmesi üzerine Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27/11/2013 tarihli 2013/9-1982 Esas sayılı kararı ile usulün öngördüğü niteliklere haiz olmayan direnme kararının salt bu nedenle bozulmasına karar verilmiştir.
Bilahare Mahkemenin eylemli olarak verdiği direnme kararının davalı vekilinin temyizi üzerine de, Hukuk Genel Kurulunca benimsenen Dairemiz bozma kararına uyulması gerektiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Her ne kadar Mahkemece direnme kararının esas yönünden bozulmasını müteakiben yaptırılan bilirkişi incelemesine dayanılarak feshin haksız olduğu gerekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatının kabulüne karar verilmiş ise de; dayanılan bilirkişi raporunun ilk bozma kararından belirtilen olguları açıklığa kavuşturulmasına ilişkin bir incelemeden ziyade hakimlik mesleğinin gerektirdiği işlemlere (tanık dinlemek gibi) ve hukukî nitelendirmelere yönelik olduğu görülmüştür. Belirtilen nedenle bu raporun hukukî dayanak olarak kabul edilmesi yerinde değildir.
Somut uyuşmazlıkta; davalı işveren feshe konu eylemler nedeniyle davacı dahil 9 işyeri çalışanı ile olan iş ilişkisini sonlandırmıştır. Taraflar bu konuda açılan ve Yargıtay denetiminde geçen ve halihazırda bu denetime tabi olan dava dosyalarını haklılıkları için lehlerine gerekçe olarak göstermişlerdir. Her dosya kendi delil durumu itibariyle değerlendirilmesi gereklidir.
Bu kapsamda, tarafların iddia ve savunmaları dikkate alınarak dosya içeriğindeki ve benzer konuda aynı işverene karşı açılan ve Yargıtay incelemesine tabi tutulan 2007/35815, 2010/31958, 2010/31959 Esas sayılı dosyalardaki bilgi ve belgelerin birlikte incelenmesinden; 8 yılı aşkın bir süre davalı işyerinde depo amir yardımcısı olarak çalışan davacı işçinin, görevi gereği depodaki hammaddeleri korumak, kontrol altında tutmak, hesabını vermek, şirketi zarara uğratacak durumlara mani olmak ve bu gibi durumları yetkililere bildirmek ile yükümlüdür. Her ne kadar davacı işçi olayın meydana geldiği gün izinli olduğuna ilişkin savunma getirmekte ise de davalı işyerindeki hammadde açığının bir defada gerçekleşmediği, uzun sürede meydana geldiği ve yüklü bir miktarda olduğunun anlaşılması karşısında sonuca etkili değildir. Davacının görevi gereği işverene bu konuda gerekli bilgilendirme ve ikazları yapmaması doğruluk ve bağlılığa aykırı bir davranış olup, fesih haklı nedene dayandığından kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin reddi gerekirken yazılı gerekçeyle kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 18.04.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.