Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/20353 E. 2017/8463 K. 11.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/20353
KARAR NO : 2017/8463
KARAR TARİHİ : 11.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram genel tatil ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, Dairemizin bozma ilamına uyulduğu, davacının 16/10/2004 tarihinden itibaren … sicil nolu …A.Ş’inda işbaşı yaptığı bu işyerinde kesintisiz olarak çalışırken iş akdinin hiçbir kesinti olmadan 01/10/2005 tarihinden itibaren … işyeri sicil nolu davalı işyerinde devam ettiği ve davacının davalı şirkete ait işyerinde 03/02/2012 tarihine kadar belirsiz iş sözleşmesi ile enspektör olarak çalıştığı; işveren tarafından tanzim edilen 03/02/2012 tarihli işten ayrılış bildirgesinde davacının işten ayrılış kodunun kod 15 “Toplu işçi çıkarma” olarak gösterildiği; davacının aylık brüt ücretinin 1.761,41 TL olup davalı işyerinde 01/01/2011 tarihinden itibaren Toplu İş Sözleşmesinin uygulandığı; buna göre çalışanlara ödenecek fazla mesai ücreti, genel tatil ücretinin belirlenip ödendiği; Mahkememizce yapılan yargılama safahatında taraf delillerinin toplandığı, taraf tanıklarının antlı olarak dinlendiği ve dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırıldığı; konusunda uzman hesap bilirkişisi Av. … tarafından tanzim edilen bozma öncesi tanzim edilen 12/03/2013 tarihli bilirkişi raporu, 15/05/2013 ve 18/09/2013 tarihli ek bilirkişi raporları ile bozma ilamı sonrası bilirkişi tarafından tanzim edilen 30/03/2016 tarihli ek bilirkişi raporları bir bütün halinde değerlendirildiğinde bilirkişinin 15/05/2013 tarihli ek raporda genel tatil ücreti ve yıllık izin alacağına ilişkin belirleme ve hesaplamalarının dosya kapsamına, yasaya ve usule uygun olduğu; davacının davalı işverenden talep edebileceği brüt genel tatil ücretinin 1.180,85 TL, brüt yıllık izin alacağının 1.643,99 TL olduğu; bilirkişinin Yargıtay bozma sonrası 30/03/2016 tarihli ek bilirkişi raporu ve bilirkişinin bozma öncesi brüt fazla çalışma ücretinin hesaplanmasına ilişkin 18/09/2013 tarihli ikinci ek raporun iki nolu bentte yapmış olduğu hesaplamanın Yargıtay bozma ilamına uygun olduğu, bu ek raporda davacının fazla mesai açısından iş akdinde yıllık 270 saat fazla mesainin ücrete dahil olması nedeniyle yıllık 270 saatlik sınırla bağlı kalınarak bu süre ücreti içinde kabul edilip bu süreyi aşan kısım nazara alınmak suretiyle talep edebileceği brüt fazla çalışma ücretini 6.823,77 TL olduğunu belirlemesi ve hesaplamasının dosya kapsamına, yasaya ve usule uygun olduğu anlaşıldığından davacının davalı şirket hakkında açmış olduğu fazla çalışma ücreti alacağı davasının bilirkişinin 30/03/2016 tarihli ek raporu ile 18/09/2013 tarihli ek raporunun iki nolu bendi doğrultusunda ıslah dilekçesi de nazara alınmak suretiyle kısmen kabulüne; Fazla çalışma ücreti olarak brüt 6.823,77 TL alacağın %30’u hakkaniyet gereği indirilerek; brüt 4.776,64 TL alacağın, 1.000,00 TL sinin dava tarihinden, 3.776,64 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine; fazlaya ilişkin talebin reddine; davacının davalı şirket aleyhine açmış olduğu genel tatil günleri ve yıllık izin alacağı davasının ise 15/05/2013 tarihli ek bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah dilekçesi nazara alınmak suretiyle kabulüne; Genel tatil günleri çalışması alacağı olarak brüt 1.180,85 TL alacağın %30’u hakkaniyet gereği indirilerek; brüt 826,59 TL alacağın, 250,00 TL sinin dava tarihinden, 576,59 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine;fazlaya ilişkin talebin reddine; Yıllık izin alacağı olarak brüt 1.643,99 TL alacağın; 250,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren, 1.390,99 TL’sinin ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta, fazla mesai ücreti bakımından, bozma öncesi esas alınan hesaplamada ıslaha karşı zamanaşımının gözetilmemesine rağmen bozma sonrası hükme esas alınan 18/09/2013 tarihli bilirkişi raporunda ıslaha karşı zamanaşımı gözetilerek yapılan hesaplamanın esas alınması davacının usuli müktesep hakkının ihlali olup hatalıdır.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/05/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.