YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/20648
KARAR NO : 2017/8578
KARAR TARİHİ : 22.05.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 13/02/2007-19/10/2012 tarihleri arasında davalı işyerinde en son net 2.900,00 TL. ücret ile çalıştığını, davalı işveren tarafından bir kısım alacaklarının ödendiğini ancak davalı işyerinde haftada 6 gün 09:00 – 19:30 saatleri arasında, haftanın 1 günü, ayda 4 gün 02:00 ‘ye kadar çalışmış olmasına rağmen fazla çalışmalarının karşılığının kendisine ödenmediğini, genel tatil çalışma karşılıklarının da ödenmediğini ileri sürerek, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücret alacaklarını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, işyerinde çalışanların işe giriş çıkışını gösteren parmak izi kayıtları ile çalışma saatlerinin sabit olduğunu, davacının haftanın pek çok günü işyerine gelmediğini, davacı tarafından ileri sürülen çalışma saatlerinin gerçeğe aykırı olduğunu, işyerinde esnek mesai saatinin ve denkleştirme esasının uygulandığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine, hüküm Dairemizin 03/03/2016 tarih ve 2014/32627 Esas, 2016/4785 Karar, sayılı ilamıyla kısmen bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; dosyada mevcut 28/04/2014 tarihli ek bilirkişi raporu incelendiğinde, bazı aylarda (2009 yılının aralık ayı, 2010 yılının ocak ayı ve 2010 yılının nisan ayları olmak üzere) bakiye fazla çalışma sürelerinin olduğu anlaşıldığı, mahkemece 270 saat sınırlaması ile, bordroda tahakkuk ettirilen süreler dışında kalan fazla mesai süreleri dikkate alınarak fazla mesai ücreti hesabı yapılması gerektiği,
Davacının genel tatil ücreti talebi, bordrolarda ki tahakkuklu ödemeler gerekçesiyle reddedilmiş ise de, bordrolar incelendiğinde, genel tatil ücret tahakkuklarının saat hesabı ile yapıldığı görüldüğü, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 47. maddesine göre, genel tatil çalışma karşılığı 1 tam yevmiye olup, mahkemece yapılması gereken iş, genel tatil tahakkuku bulunan aylarda her ay açısından kaç gün genel tatil olduğunu saptayıp, 47. madde uyarınca her gün için 1 yevmiye daha hesaplanarak, saat hesabı ile ödenen miktar düşülerek varsa bakiye genel tatil ücretini hüküm altına alınması gerektiği; hususlarına değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, bozma ilamından önce davasını 07/01/2014 tarihli dilekçe ile ıslah etmiş olan davacı vekili, bozma ilamından sonrada, 06/12/2016 tarihli ıslah dilekçesiyle “ulusal bayram ve genel tatil ücret talebini” ıslah ederek, bu talebini artırmıştır. Mahkemece de, bozmadan sonraki ıslah dilekçesine değer verilerek hüküm kurulmuştur. Mahkemenin bu uygulaması, öncelikle HMK’nun 176/2. maddesinde yer alan “Aynı davada, taraflar ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilir” hükmü ile HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmüne ve “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. Sayılı” Yargıtay İçtihadı birleştirme kararına açık bir şekilde aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 22/05/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.