Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/20954 E. 2017/8360 K. 09.05.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/20954
KARAR NO : 2017/8360
KARAR TARİHİ : 09.05.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının kış aylarında 07.00-20.00, 21.00 arası çalıştığını, yaz ve bahar aylarında ise 07.30-08.00’dan 20.00-21.00’a kadar çalıştığını, banka şubesinin öğlen saatlerinde açık olduğunu, bankanın yazılı talimatları gereği davacının öğlen yemek izni kullanmadığını, günlük ortalama 11-13 saat mesai yaptığını, ilgili bankanın mesai saatleri içinde kapanmadığını ve işlem görmeye devam ettiğini, bankanın tek güvenlik görevlisi olan davacının öğlen tatillerinde de çalışmak zorunda kaldığını, davalının iş kanununa aykırı olarak çalışma dönemi içinde davacı ve diğer tüm işçilerden kamu düzenine aykırı olarak fazla çalışma süresini ve ödemelerini kısıtlayacak imzaları baskıyla aldığını, bu imza ve kısıtlamaların davacının iradesini yansıtmadığını ve Yargıtay kararları gereği geçersiz olduğunu, fazla çalışma ücretlerinin eksiksiz olarak ödenmediğini ileri sürerek fazla mesai ücreti alacağını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının tüm alacaklarını aldığını ve bankayı ibra ettiğini, davacının yaptığı fazla mesai ücretlerini aldığını, Yargıtay kararlarına atıfla, hizmet sözleşmesinin 2. maddesinde ücretin fazla mesai ücretini de kapsadığını, personel yönetmeliğine atıfla, personelce günlük işlerin mesai saatleri içerisinde bitirilmesi gerektiği, gün içinde işlerini bitirememesi nedeniyle ve işlerini tamamlamak amacıyla mesai saatleri dışında kendi iradesiyle yaptığı çalışmaların fazla mesai çalışması sayılmadığını, fazla mesai ücreti ödenmesinin mümkün olmadığını, bankada yoğun mesai uygulaması bulunmadığını , iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C))Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 2011/54317 Esas, 2014/4262 Karar sayılı ilamı ile bozulmuş olup, Mahkemece bozma üzerine yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.

Verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dairemizin 2015/27696 Esas, 2015/28376 Karar sayılı ilamı ile özetle ve sonuç olarak;
“1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava tarihinin 07/02/2011 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında 27/03/2014 yazılması Mahkeme tarafından düzeltilebilir bir maddi hata kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.
3-Somut uyuşmazlıkta yerel mahkemenin ilk kararı “davacının iş sözleşmesinde maktu ücret içinde yapılan fazla çalışma karşılığının da bulunduğunun kararlaştırıldığı, bu hususun değerlendirilmemesinin hatalı olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, imzalı bordrolarda görünen fazla çalışmanın yazılı belge ile kanıtlanması halinde işverenlikçe yapılan ödemelerden daha yüksek fazla çalışma iddiasının kabulü gerekeceği göz önüne alındığında, dosyada bulunan sistem açma kapatma dökümlerinde davacının işyerine giriş çıkış saatleri haftalık olarak ayrıştırılarak davacının yasal çalışma süresini aşıp aşmadığı, aşmış ise ne kadarlık fazla çalışma tahakkuku yapılarak ücretlendirildiği ayrıntılı olarak belirlenip denetime elverişli bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi gerektiği” belirtilmiştir.
Bozma gereği, sistem açma kapatma dökümlerindeki fazla mesailer ve bordrolarda yapılan tahakkuklar hafta hafta bilirkişi raporunda belirtilmemiş, sistem açma kapatma dökümlerinin bozmadan sonra bilirkişi tarafından incelenip incelenmediği dahi bozma üzerine alınan bilirkişi raporundan anlaşılamamaktadır. Bilirkişi raporunda, nasıl tespit edildiği açıkça ortaya konmayan ortalama ödemeler ve ortalama fazla mesai sürelerinden bahsedilmiştir. Mahkeme tarafından bozma ilâmına uyulduğu belirtilmesine rağmen, bozma ilâmında belirtilen şekilde denetime elverişli olmayan ve gerekli incelemeden yoksun bulunan bilirkişi raporu hükme esas alınarak bozma ilâmının gereği yerine getirilmemiştir.
Bu nedenle bozma gereklerini yerine getirecek şekilde uygun denetime elverişli bilirkişi raporu alınmalıdır. Alınacak bilirkişi raporu ile, yıllık 270 saat fazla mesaiyi aşar miktarda fazla mesai yapılıp yapılmadığı belirtilen belgelere göre haftalık bazda tespit edilmelidir. Tespit edilen bu fazla mesai süreleri aynı döneme isabet eden bordrolardaki tahakkuklar ile karşılaştırılmalı, yıllık 270 saati aşan fazla mesai ücretlerinin doğru ücret üzerinden doğru zamlı miktarda tahakkuk ettirilerek ödenip ödenmediği denetlenmeli, eksik ödeme tespit edilir ise hüküm altına alınmalıdır.
4-Davacının aylık ücretine dahil olduğu iş aktinde kararlaştırılan fazla mesai süresinin tespitinde, yıllık 270 saat fazla mesai süresinin ücrete dahil olduğunun kabulü yerinde ise de haftalık bazda yapılan hesaplamada davacı işçi aleyhine 5,4 saat fazla mesai ücretin içinde kabul edilmesi gerekirken, haftalık 5,5 saat fazla mesai süresinin ücrete dahil kabul edilmesi hatalıdır. ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak rapor alınmış ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Bozma gereği alınan bilirkişi raporunda, sistem açma kapatma dökümlerindeki fazla mesailer hafta hafta tespit edilerek haftalık çalışma saatlerinden yasal ara dinlenme saatlerinin düşüldüğü ve ücretin içinde fazla çalışma ücreti de kararlaştırıldığından haftalık 45 saat çalışmasına 270/52=5,19 saatin ilavesi ile ücreti ödenen haftalık çalışma süresi 50,19 olarak esas alınmış, bunu aşan süreler fazla çalışma olarak tespit edilmiş fakat bu fazla çalışma süreleri aynı döneme isabet eden bordrolardaki tahakkuklar ile karşılaştırılması yapılmadığından ödenip ödenmediği denetlenmemektedir. Mahkemece ödemeye ilişkin denetim yapılarak eksik ödeme tespit edilir ise hüküm altına alınmalıdır. Bu hususun değerlendirilmemesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 09.05.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.