Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/21012 E. 2020/18712 K. 16.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/21012
KARAR NO : 2020/18712
KARAR TARİHİ : 16.12.2020

BÖLGE ADLİYE
MAHKEMESİ : …Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesiyle yapılan inceleme sonucunda, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve özellikle ilk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekilince süre tutum mahiyetindeki dilekçe ile istinaf başvurusu yapılmış, ancak gerekçeli istinaf dilekçesi sekiz günlük yasal süre içinde sunulmamıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ‘Ön İnceleme’ başlığını taşıyan 352. maddesinin 1. fıkrasına göre bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince dosya üzerinde yapılacak ön inceleme sonucunda, bu fıkrada sayılan beş halden birinin mevcut olması halinde öncelikle gerekli karar verilir. İstinaf yoluna başvuran tarafından başvuru sebeplerinin veya gerekçesinin hiç gösterilmemesi bu hallerden bir tanesidir (HMK. m. 352/1- d). Kanunun 355. maddesinde ise, “İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak, bölge adliye mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir.” hükmü yer almaktadır. Somut olayda bölge adliye mahkemesi, davalının gerekçeli istinaf dilekçesinin süresinde verilmemesi nedeni sadece süresinde verilen (süre tutum) istinaf dilekçesi ve kamu düzenine aykırılık halleri ile sınırlı olarak inceleme yapmak suretiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar vermiştir. Bölge Adliye Mahkemesi’nin kamu düzenine aykırılık yönünden inceleme yapması için işin esasına girmesi gerektiğinden, bu halde istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmektedir. Ancak bu yanlışlık, sonuca etkili olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
Davalının temyiz başvurusu bu hususlar ışığında ele alınacak olursa; somut olayda, istinaf sebepleri ile gerekçesini içeren gerekçeli istinaf dilekçesinin süresinde sunulmadığı noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. İstinaf başvurusunda bildirilmeyen sebeplerin temyiz aşamasında ileri sürülebilmesi mümkün değildir. Bu sebeple, temyiz başvurusunun da sadece kamu düzenine aykırılık yahut açık hukuka aykırılık bağlamında değerlendirilmesi gerekmekte olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen sair temyiz sebeplerinin incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Dairemizce belirtilen yönlerle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda, kararda kamu düzenine aykırı veya açık hukuka aykırı bir yön tespit edilmediğinden, bölge adliye mahkemesi kararının sonucu itibariyle isabetli olduğunun anlaşılmasına göre, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın bu ilâve gerekçe ile ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 16.12.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.