YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/21414
KARAR NO : 2017/10992
KARAR TARİHİ : 20.06.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile izin ücreti, hafta tatili ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı şirkete ait petrol istasyonun akaryakıt satan gezici tankerinde satış elemanı olarak 01.02.2009-31.03.2010 tarihine kadar aylık 600,00 TL ücretle çalıştığını, 06.00-21.00 saatleri arasında haftanın 7 günü çalıştığını, genel tatillerde çalıştığını, yıllık izin kullanmadığını ücretlerinin ödenmediğini ve iş sözleşmesinin de işveren tarafından haksız feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, hafta tatili, genel tatil ve yıllık izin ile ödenmeyen ücret alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının işyerinde hiçbir zaman çalışması olmadığını, davacının eşinin işyerinde çalıştığını, şirketin davacının eşine karşı icra takibi başlatması üzerine davacının eşinin işçilik alacakları davası açtığını, aynı şekilde davacının da işçilik alacakları ile ilgili bu davayı açtığı, davacının hak ve alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemenin ilk kararı Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’ce 09.04.2013 tarih ve 2012/1047 E. 2013/7094 K. sayılı ilamı ile bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyulmuş ve yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Bozmadan sonra verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin: 2016/29232 Esas, 2016/14791 Karar saylı bozma ilamında özetle: “Yargıtay tarafından hüküm bozulduktan sonra ıslah mümkün olamayacağından mahkemece bozma sonrası yapılan ıslaha değer verilerek alacakların hüküm altına alınması hatalıdır. ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında sulh protokolü imzalandığı ve buna göre ödeme yapıldığı iddiasına ilişkin … 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2011/451 Esas, 2014/94 Karar sayılı dosyasında “Tacir veya Şirket Yöneticileri ile Kooperatif Yöneticilerinin Dolandırıcılığı, Özel Belgede Sahtecilik” suçundan açılan kamu davasındaki duruşmada, davacının eşinin de aynı işyerinde çalışması nedeniyle davacının alacak ve haklarının ödenmediği iddiasıyla açılan bu dava hakkında eşinin katılan olarak yeraldığı dosyadaki beyanında “karşılıklı olarak görüştükleri ve alacaklarımız ödendi” şeklindeki beyanı ile mahkemeye sunulan sulh protokolünün mahkeme kasasına alındığı anlaşılmakla, mahkemece sulh protokolünün incelenerek davanın konusuz kalıp kalmadığı araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 20.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.