Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/219 E. 2018/12023 K. 29.05.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/219
KARAR NO : 2018/12023
KARAR TARİHİ : 29.05.2018

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ALACAK

Davacılar vekili 26.07.2006 günlü protokolde belirtilen değeri 5.000.00.TL.lik 7 adet toplam 35.000.00.TL.lik bedelsiz senetlerin davalılar veya üçüncü şahıslar tarafından icra takibine konu edilmemesi için İİK.72/I.maddesi gereğince tedbir kararı verilmesine ve bu karşılıksız 7 adet senetlerden dolayı müvekkillerinin borçlu olmadığının tespiti ile bu senetlerin iptaline, müvekkillerinin uğradığı maddi zararlar karşılığı …için 500.00.TL.,…için 500.00.TL. maddi tazminat ile manevi zararları karşılığı… için 5.000.00.TL., …için 5.000.00.TL. manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Karşı davacı… Ltd. Şti. Vekili karşı davasında;
Müvekkili şirkette muhasebe departmanında tek yetkili ve sorumlu olarak çalışan davacı-karşı davalı …’nin yaptığı usulsüz işlemlerle müvekkili şirketi uğrattığı şirket alacağı 135.862.99.TL.nin davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece davacıların davasının reddine, davalı-karşı davacı Şirketin davasının ise “1-Davalı karşı davacı …Ltd.Şti.nin davacılar aleyhine açmış olduğu davasının 28/08/2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne, bu itibarla;
– Davalı karşı davacının, davacı karşı davalılardan ödenmeyen 1 adet senet karşılığı 5.000,00.-TL dışında başkaca bir talep hakkı olamayacağına, “ kabulüne karar verilmiştir.
Kararı davacı-karşı davalı vekili davalı Şirket ve davalılar … ve davalı … aleyhine temyiz etmiştir.
Davalı-karşı davacı …Ltd.Şti. vekili tavzih talebinde bulunmuş,
Mahkemece kararın hüküm fıkrasında “ tavzih “ adı altında düzeltme yapılmıştır.
Esas kararı ve tavzih kararını davalı-karşı davacı Şirket vekili ayrı ayrı temyiz etmiştir.
Y A R G I T A Y K A R A R I

1- Gerekçe – hüküm çelişkisi 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, salt bu aykırılık bozma sebebidir.
Bu husus 6100 sayılı HMK. nun 298/2. maddesinde de “Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.” şeklinde özellikle düzenlenmiştir. Bu düzenlemenin yasal sonucu “ duruşmada tefhim edilen hüküm özetinin ( kısa kararın ) hükmün esasını teşkil ettiğidir.
Ayrıca Karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK. nun 297/2. maddesi “ Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. “ hükmünü içermektedir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece duruşmada hüküm özeti ( kısa karar ) aynen;
“ Davacılar açısından;
1- Davacıların davalılar … ve …Ltd. Şti. aleyhine açmış olduğu davasının reddine,
2- Davacıların davalılar … ve … aleyhine açmış olduğu davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
3- Davacıların davalılar aleyhine açmış olduğu maddi ve manevi tazminat istemli davaların reddine,
Karşı Davacı açısından;
1-Davalı karşı davacı …Ltd.Şti.’nin davacılar aleyhine açmış olduğu davasının 28/08/2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne, bu itibarla;
– Davalı karşı davacının, davacı karşı davalılardan ödenmeyen 1 adet senet karşılığı 5.000,00.-TL dışında başkaca bir talep hakkı olamayacağına, “ şeklinde tefhim edilmiştir.
Mahkemece hüküm yukarıda belirtildiği şekilde tefhim edildiği halde, gerekçeli kararın hüküm fıkrası, aynen;
“Davacı açısından;
1- Davacının davalılar … ve …Ltd.Şti. aleyhine açmış olduğu davasının reddine,
2- Davacının davalılar … ve …aleyhine açmış olduğu davasının pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
3- Davacının davalılar aleyhine açmış olduğu maddi ve manevi tazminat istemli davalarının reddine,
4- 27,70.- TL harcın peşin alınan harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.496,50.-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip ve talep halinde yatırana iadesine,
5- Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6- 1.800,00.-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı … ve …’ya verilmesine,
7- 500,00.- TL (maddi tazminatın) davacıdan alınarak davalılar…Ltd.Şti, …, …, …’a verilmesine,
8- Manevi tazminat nedeniyle 1.800,00.-TL nin davacıdan alınarak davalılar…Ltd.Şti, …, …, …’a verilmesine,
9- 10.902,00.-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …Ltd.Şti.’ne verilmesine,
10- Tarafların kullanılmayan gider avanslarının kararın kesinleşmesine müteakip ve talep halinde yatıranlara iadesine,
Karşı davacı açısından;
1-Davalı karşı davacı …Ltd.Şti.’nin davacılar aleyhine açmış olduğu davasının 28/08/2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda kabulüne, bu itibarla;
– Davalı karşı davacının, davacı karşı davalılardan ödenmeyen 1 adet senet karşılığı 5.000,00.-TL dışında başkaca bir talep hakkı olamayacağına,
3- 341,55.-TL harcın peşin alınan harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 1.492,60.-TL harcın kararın kesinleşmesine müteakip ve talep halinde yatırana iadesine,
4- 1.800,00.- TL maktu vekalet ücretinin davacı-karşı davalı … den alınarak davalı…Ltd.Şti. ne verilmesine,
5-13.219,03.- nispi vekalet harcının…Ltd.Şti. den alınıp davacı-karşı davalı …’ye verilmesine,
6- 1.355,00.-TL yargılıma giderinin red ve kabule göre takdiren 380,00.-TL nin davacı-karşı davalı …’den alınarak davalı-karşı davacı …Ltd.Şti.ne verilmesine,
5- Tarafların kullanılmayan gider avanslarının kararın kesinleşmesine müteakip ve talep halinde yatıranlara iadesine, “ şeklinde oluşturulmuştur.
Karar HMK. nın 292 ve 298. maddeleri ile yukarıda belirtilen YİBK. kapsamında değerlendirildiğinde;
a) Öncelikle gerekçeli kararda iki ayrı davacı varmış gibi başlık oluşturulmuş ise de, davacı … ile …’ in aynı kişi olmasına rağmen sanki iki ayrı davacı varmış gibi iki davacının yazılması hatalıdır.
b) Duruşmada tefhim edilen hüküm özetinin “ davacı açısından “ denilerek oluşturulan kısmında “ davacılar “ dan sözedilmesine karşın gerekçeli kararın hüküm fıkrasında aynı bölümde “ davacının “ denilerek çelişki yaratılması hatalıdır.
c) Duruşmada tefhim edilen hüküm özetinde olmadığı halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 7 no’ lu bendinde “ 500,00 TL. ( maddi tazminatın ) davacıdan alınarak davalılar …Ltd.Şti. …, …, …’ a verilmesine “ şeklinde hüküm oluşturularak, hüküm özeti/hüküm sonucu çelişkisi yaratılması hatalıdır.
d) Yine gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 7 no’ lu bendinde davalıların yanı sıra “ davacının “ “ davalı “ gibi yazılması hatalıdır.
e) Duruşmada tefhim edilen hüküm özetinde olmadığı halde gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 8 no’ lu bendinde “8- Manevi tazminat nedeniyle 1.800,00.-TL nin davacıdan alınarak davalılar …Ltd.Şti, …, …, …’a verilmesine, “ şeklinde hüküm oluşturularak, hüküm özeti/hüküm sonucu çelişkisi yaratılması hatalıdır.
2- Tavzih kararı açısından;
Tefhim edilen bir kararda değişiklik yapılması 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’ na göre iki halde olanaklıdır.
Bu hallerden biri HMK. nun 304. maddesinde düzenlenen “hükmün tashihi “, diğeri ise HMK. nun 305. maddesinde düzenlenen “hükmün tavzihi “ dir.
HMK. nun 304. maddesinde düzenlenen “hükmün tashihi “ yolu ile “ hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar “ yine 304. maddede belirtilen usul ile düzeltilebilir.
“Hükmün tavzihi “ ise HMK. nun 305. maddesindeki düzenlemeye göre hükmün açıklanması veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesidir. Tavzih usulü HMK. nun
Ayrıca HMK. nun 305/2. maddesine göre “ hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. “
Mahkemenin 10.03.2016 tarihli “ Tavzih “ adı altındaki kararı ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 7 ve 8 numaralı bentlerindeki davacının ismi çıkartılmış, bu bentlerin diğer yönleri aynen korunmuştur.
Mahkemenin 10.03.2016 tarihli “ Tavzih “ adı altındaki kararı HMK. nun 305/2. maddesindeki “ hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. “ şeklindeki emredici düzenlemesine açıkça aykırıdır. Mahkemenin tavzih kararı hiçbir gerekçe ve açıklama da içermemektedir. Yukarıda belirtilen usulü hata ve eksiklikleri içeren kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç:
Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 29.05.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.