Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/22126 E. 2017/13680 K. 19.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/22126
KARAR NO : 2017/13680
KARAR TARİHİ : 19.09.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA :Taraflar arasındaki, uğranılan banka zararının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatı tarafından duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 19/09/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat Şeyda Kodakoğlu ile karşı taraf adına Avukat Hakan Keskin geldiler. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalının davacı Bankanın …Şubesi müşterisi …Giyim San. Giyim San. A.Ş’ne usulsüz kredi kullandırıldığını, bu sebeple Bankanın zarara uğradığını, Banka müfettişi raporu ile disiplin kurulu kararınca, …Giyim San. A.Ş.’ye 47.300,00 TL. teşvik belgesi KOBİ kredisiyle Firmanın Toprakbank’taki kredi borcunun kapatılması, Firmanın yatırımı gerçekleştirmemesi, tesis kredisine konu makinaların Firma iş yerinde görülmemesi, Firmanın mali durumun kötüye gittiğinin, rehinli makinalara haciz geldiğinin öğrenilmesine rağmen alacakların tahsili açısından gerekli tedbirlerin alınmaması ve zamanında yasal takibe geçilmemesi nedeniyle oluşan Banka alacağının tahsil edilememesi nedeniyle davacı Bankanın …Şubesi eski müdürü olan davacı …’ın sorumlu ve kusurlu bulunduğu, soruşturma konusu kredinin tahsil edilmeyip aciz vesikasına bağlanması halinde Banka zararının %20 ‘sinin adı geçen kişiden tahsili yoluna gidilmesinin karara bağlandığı, kredinin tahsili amacıyla yasal işlemler yapıldığını, ancak tahsili mümkün olmadığını, davalının davacı Bankanın …Şubesinde müdür olarak görev yapmakta iken Banka müşterisi …Giyim Sanayi A.Ş. Firmasına kullandırılan Teşvik Belgeli KOBİ kredisinin kullandırımındaki usulsüzlük nedeniyle davacı Bankanın 300.249,00 TL zarara uğradığını, disiplin kurulu kararınca bu zararın %20’si olan 60.049,80 TL ‘sinin davalıdan tahsiline karar verildiğini, bu sebeplerle 60.049,80 TL Banka zararının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davalının kredilerin hesaplanması ve verilmesinde bir ihmalinin bulunmadığını, Genel Müdürlüğün ilgili birimlerinin gerek yazılı gerekse şifahi görüş ve talimatlarını aldığını, dava konusu kredinin 2000 yılında verildiğini, kredi verildikten sonra takiplerden önce Halk Bankası A.Ş. Teftiş Kurulu müfettiş ve kontrolörlerince açılış ve işleyişlerin incelendiğini, davacı tarafın iddialarının hiç birinin banka müdürü olarak davalının görev tanımı içerisinde bulunmadığını, bu sebeplerle açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada alınan 30/01/2017 tarihli bilirkişi heyeti raporunda, banka müfettişi … tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda, davacı bankanın, davalı banka görevlisi tarafından …… Giyim San A.Ş.’ ne kullandırılan usulsüz kredilerden dolayı zarara uğradığının tespit edildiği, taraflar arasındaki hukuki ilişki hizmet akdine dayandığından banka görevlisi olan davalının akde aykırı davranışta bulunduğunun kabulünün gerektiği, akde aykırı davranıştan doğan davaların 818 sayılı Borçlar Kanununun 125. maddesi uyarınca on yıllık zamanaşımına tabi olduğu, bu nedenle dava konusu alacağın zamanaşımına uğramadığı, sonuç olarak davacı bankanın davalı banka görevlisinin kusurlu eylemleri nedeniyle uğradığı zararın tazminine yönelik işbu davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Uyuşmazlık usulsüz kredi kullandırılması nedeniyle davacı Bankanın uğradığı maddi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Mahkemece ilk kararında zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiş, bu karar davacının temyizi üzerine Dairemizin 20.05.2014 tarihli ve 2012/9677 E. sayılı kararı ile “taraflar arasında hizmet akdinin olduğu ve uyuşmazlığın 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğu için işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.
Dava dosyası ve bu dosyaya ekli olup Yargıtay denetiminden geçen 2016/2720 E. sayılı dava dosyası içeriklerine göre; davacı Banka’nın şubesinde müdür olarak çalışan davalının çalıştığı bu şubenin müşterisi olan … Giyim San. A.Ş. ve … Tekstil San. Orman ve Tarım Ürünleri İth. İhr. Ve Paz. Ltd. Şti. ile … Dış Tic. A.Ş.’lerine 1999 yılında kullandırılan krediler ilgili olarak 2005 yılında yapılan soruşturma sonucunda;
… Giyim San. A.Ş.’ne kullandırılan 47.300.000.000 TL. teşvik belgeli KOBİ kredisiyle Firmanın başka bir bankaya olan borcunun kapatılması, Firmanın yatırımı gerçekleştirmemesi ve mali durumun kötüye gitmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmaması nedeniyle şube müdürü olan davalının riskin %20 sinden,
-Famko Ltd. Şti.’ne kullandırılan 30.000.000.000 TL.’lik KOBİ işletme kredisinin teminatını oluşturan gayrimenkulün ekspertiz değerini yüksek takdir ederek teminat açığı doğmasına neden olan Çanakkale Şubesi davalının alacağın %30’undan,
… Dış Tic. A.Ş.’nin mali durumundaki olumsuzluklara rağmen kredi tahsis ve kullandırma talebinde bulunan davalının riskin %30 undan,
Sorumlu tutulmasının önerildiği görülmüştür.
Dava konusu zararın davacı Banka müfettişliğince … Şirketine usulsüz kullandırıldığı iddia edilen kredi nedeniyle davalı için tespit edilen %20 oranındaki kusurdan kaynaklı olduğu iddia edilmektedir.
Keza, davalı hakkında yine bu soruşturma kapsamında aynı yıl, aynı şube ve pozisyonda çalışmakta iken başka bir şube müşterisi Firmaya (… Dış Tic. A.Ş.) usulsüz kullandırıldığı iddia edilen krediye ilişkin olarak tespit edilen %30 luk zararın tahsili için açılan başka bir davada alınan bilirkişi raporunda, davalının kusurunun en fazla %5 oranında olabileceğine ilişkin tespitin yapıldığı, Mahkemece bu tespite itibar etmeyerek “…kredi işlemi yapılırken genel müdürlüğün ilgili birimlerinden yazılı talimat alınıp uygulandığı, kredi verildikten sonra takiplerden önce bankanın teftiş kurulunun kredi açılış ve işleyişlerini incelediği, her hangi bir eksiklik ya da hatayı görmediği, kredinin verilme tarihinden yaklaşık 5.5 sene sonra düzenlenen 14/02/2005 tarihli raporda anılan firma hakkında bir inceleme yapıldığının belirtilmiş bulunmasının sonuca etkili olamayacağı, söz konusu kredinin genel müdürlük makamının ilgili birimlerinin onay yetkisi dahilinde olup, bölge istihbarat müdürlüğünün mali ve analiz değerlendirmeleri sonucu şubeyi aracı kıldığı, kredinin tahsili için kefaletin yanında 75.700 USD nin 14/01/2001 vade tarihli senedin borçludan alınmış olması. Bankanın disiplin kurulu raporunda personelin yasal sorumluluğunu gerektirir her hangi bir eylemin tespit edilemediğinin bildirilmiş bulunması, 30 yıl boyunca her hangi bir soruşturma olmaksızın bankada çalışan davacının görev yerinin değiştirilmesine yönelik 17/05/2004 tarihinde açmış olduğu idari yargıda görülen dava sonucunda Danıştay tarafından bankanın icra kurulu kararının iptaline karar verilip, yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesine karar verildiği ve bu kararın kesinleşerek onandığı, bilahare görevine iade olan davacının bu sefer 01/04/2008 tarihinde banka tarafından iş akdine son verildiği, açmış olduğu işe iade davası sonucunda … 9.İş mahkemesinin 2008/651 esas sayılı dava dosyasında davacının işe iadesine karar verildiği, süreç baştan sona incelendiğinde 11 yıl öncesinin işlemlerine dayalı olarak davacının kusurlu olduğu ileri sürülerek sorumluluğuna gidilmesinin hakkın kötüye kullanılması şeklinde değerlendirildiği” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği ve bu karara karşı davacının temyiz talebinin de reddedilerek Dairemizin 24.02.2016 tarihli ve 2016/2720 E. sayılı kararı ile onandığı anlaşılmıştır.
Her iki dava dosyasındaki bilirkişi incelemelerinde, bankacılık kural ve teammüllerine göre sistemin aksamadan yürümesi için her aşamada tekrarlanan denetim ve kontrollerin vazgeçilmez unsur olduğu, davacı Bankanın 1999 yılında yapılan Şube teftişinden sonra dava konusu olmayan, şubenin diğer takipteki firmaları da dikkate alındığında, söz konusu dönem için yüksek montanlı sayılacak takipteki kredisi olan bir şubede yaklaşık 5,5 yıl aradan sonra normal teftişin yapılması, 2001 yılında takibe düşen ve mevcut durumu ile tahsilat imkânının olası görünmediği, bu ve buna benzer kredilerin olduğu bir şubeye acilen soruşturma için müfettiş gönderilmemesi, soruşturmanın ancak normal teftiş prosedürü içinde yapılan incelemelerin soruşturmaya” dönüştürülmesi izniyle yapılması, dolayısıyla Bankanın batık kredileri ile ilgili soruşturma ve sorumlu tespit etme sürecinde dahi gecikmenin ve ihmalin olduğu, 5,5 yıl normal teftiş görmeyen bir şubede oluşabilecek risklerin kabul edilebilirliği denetim mantığı ve disiplini bakımından mümkün olmadığı değerlendirilmiştir.
Ayrıca, … Firmasına kullandırılan kredi ile ilgili uyuşmazlıkta yapılan bilirkişi incelemesinde ise; işbu davanın dayanağı 23.06.2005 tarihli soruşturma raporunda bilirkişi raporunda kullandırılan kredi ile ilgili olarak idari, mali yasal önerilerin tamamının şube personeline yönelik bulunulduğu, Genel Müdürlük Ticari Krediler Müdürlüğü’nün, ilgili Genel Müdür Yardımcısının ve Genel Müdürün hiçbir sorumluluğunun irdelenmediği, üstü kapalı anlatımlarla suçlama yapılmadan sorunun Genel Müdürlükten de kaynaklandığının anlatılmaya çalışıldığı yönünde kanaatin bildirildiği de görülmüştür.
Yukarıda yapılan açıklamalar ve tespit karşısında, usulsüz kredilerin verilmesi, kullandırılması ve denetlenmesi aşamasında banka şube personelinin doğrudan yetkili olmadığı, asıl sorumluluğun kredilerin onay makamı olan Genel Müdürlük personeline ait olacağı “bilirkişi raporunda bu hususa açıkca değinilerek Genel Müdürlük Ticari kredi Müdürlüğü’nce ilgili firmanın öz sermayesi, borçluluk oranı uygun bulunarak yönetim kurulunca kredi onayı teklifte bulunduğu bu onay doğrultusunda yönetim kurulu onayı ile belirlenen limitler dahilinde şubeye istenen kredinin kullandırma izni” verildiği anlaşılmaktadır. Davalının sorumluluğuna gidilebilmesi için kredinin tahsisi sırasında kredi kullanan firmanın durumunu biliyor veya bilebilecek durumda olması veya el ve işbirliği içerisinde hareketle menfaat temin ettiğinin ispatı gerekir. Davacı Banka bu yönde bir delil sunmadığı gibi, kredi tahsisinden sonrada davalının sorumluluğunu gerektirir, takipte usulsüzlük durumunu ispat edemediği, ticari kredileri izleme-tasfiye denetim birimlerinin açıkca ihmallerinin olduğu, şube personeline bu yöndende atfedilecek bir kusur olmadığı şube denetim görevinin yerine getirilmediği görülmektedir. Davalının cezai sorumluluğunu gerektirir bir eyleminin de saptanmadığı, 30 yıl boyunca herhangi bir soruşturma olmaksızın bankada çalışan davacının görev yerinin değiştirilmesine yönelik 17/05/2004 tarihinde açmış olduğu idari yargıda görülen dava sonucunda Danıştay tarafından bankanın icra kurulu kararının iptaline karar verilip, yoksun kaldığı parasal hakların davacıya ödenmesine karar verildiği ve bu kararın kesinleşerek onandığı, bilahare görevine iade olan davacının bu sefer 01/04/2008 tarihinde banka tarafından iş akdine son verildiği, açtığı işe iade davası sonucunda … 9. İş Mahkemesi’nin 2008/651 E. Sayılı dava dosyasında davacının işe iadesine karar verildiği, işbu davanın ise 12/08/2008 tarihinde açıldığı dikkate alındığında, davalının 2005 yılı teftişine konu olan 1999 yılındaki işlemlerine dayalı olarak kusurlu olduğunun ileri sürülüp sorumluluğuna gidilmesinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL.duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 19.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.