YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/22452
KARAR NO : 2017/13217
KARAR TARİHİ : 13.09.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fark ücret, ilave tediye ile akdi ikramiye alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde;Müvekkilinin davalı bakanlık bünyesinde 06.05.1996 yılında çalışmaya başladığını ve halen de çalışmaya devam ettiğini davacının çalıştığı dönem içerisinde … Sendikası ile davalı bakanlık arasında 11.12.13. ve 14.dönem olmak üzere toplam 4 adet TİS. İmzalandığını,11.12.13.ve 14.dönem TİS. Ücet artışlarının davacıya tam yansıtılmadığını, davacı ile aynı konumda çalışan işçilerin açmış oldukları davaların kabul edilerek Yargıtay incelenmesinden geçtiğini ve kararların kesinleştiğini, 11.12.13.ve 14.dönem TİS. Lerinde görülen ücret artışlarının ve daha sonraki iyileştirmelerin son aldıkları ücret esas alınarak ücret,ikramiye ve ilave tediye fark alacağının hesaplanmasını talep etmiş ve buna göre 5.000,00 TL. ücret fark alacağı 1.000,00 TL, ilave tediye fark alacağı 1000,00 TL ve ikramiye fark alacağının fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak ücret ve ikramiye alacakları için temerrüt tarihlerinden itibaren kademeli olarak işleyecek en yüksek işletme kredisi faizi ile,ilave tediye farkı alacağı için yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili zamanaşımı itirazında bulunarak davalı bakanlıkça 2000 yılından itibaren işçi statüsünde çalıştırılan teknik elemanlara sadece TİS. 40. maddesinin ilgili bendi hükmünün uygulanmadığını, diğer tüm hükümlerin eksiksiz olarak davacıya uygulanmaya devam edilmiş olduğunu ve yapılan işlemlerin mevzuata uygun olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemenin ilk kararı Dairemizin 26.06.2012 tarih 2012/17387 Esas, 2012/24452 karar sayılı kararıyla davacıya işe girdiği tarihten itibaren toplu iş sözleşmesi hükümleri yanında bazı tarihlerde davalı bakanlık oluru ile yevmiye belirlemesi yapıldığının görüldüğü hükme esas alınan bilirkişi raporunda işe giriş tarihinden itibaren toplu iş sözleşmesi zamlarına göre belirlenen yevmiye miktarı 15.01.1998 itibari ile belirlendikten sonra belirtilen tarihte TİS zamlarına göre belirlenen yevmiye miktarı davalı oluru ile belirlenen miktarın altında kaldığından 15.01.1998 tarihindeki yevmiye miktarını olur ile belirlenen miktara yükselterek sonrası toplu iş sözleşmesi zamlarını bu miktar üzerine uygulaması sonucu fark alacakların hesaplandığı, ancak TİS 40/IV maddesinde ücret artışlarının bakanlık tarafından iyileştirme sonucu belirlenen yüksek ücrete göre değil TİS’e göre hak kazanılan ücret üzerine yapılacağının yazılı olduğu bu nedenle davalı bakanlıkça belirlenen ücrete TİS zamları uygulanarak fark alacakların kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu, Bakanlıkça verilen ücretler nazara alınmadan davacının sadece TİS’e göre belirlenen ücretlerine ücret artışları uygulanarak bir eksiklik varsa ancak bu durumda fark isteklerin kabulüne karar verilebileceği noktasında bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyulmuş, bozma sonrası bilirkişi 01.01.1997-31.12.1998 tarihleri arasında yürürlükte olan TİS’in ücret zammına ilişkin 40. maddesinde 31.12.1996 tarihli çıplak ücretlerine göre zam uygulanacağının belirtildiği bu nedenle davacının 31.12.1996 tarihindeki çıplak günlük ücretinin bilinmesi gerektiği ancak dosyada bu konuda bilgi bulunmadığını belirtmesinden sonra mahkemece davacının 31.12.1996 tarihindeki ücreti araştırılmış Kurum tarafından davacının o günkü ücretine ulaşılamadığı belirtilerek 1997 yılı Ocak ayına ait ücret bordrosu sunulmuştur. Bu arada davacı vekili 12.06.2014 havale tarihli dilekçesiyle davacının yevmiyesine ilişkin beyanda bulunmuş, davacının 01.01.1995-31.12.1996 yürürlük süreli 10. Dönem TİS kapsamında biyolog olarak vasıflı işçi kabul edilmesi halinde 500.000 TL işe giriş yevmiyesi bulunduğu, bu yevmiye 10. Dönem TİS 40/Cb uyarınca %20 artış uygulanması sonrası 600.000 TL olduğu kurum tarafından yevmiye sunulamaması nedeniyle dayanağı bulunan talep ve beyan dikkate alınarak müvekkilin fark alacakların hesaplanması için dosyanın bilirkişiye tevdiini talep etmiştir (ekinde de 10. Dönem TİS’e ilişkin belge sunmuştur) ancak 03.11.2014 havale tarihli bilirkişi raporunda davacının 01.01.1997 tarihindeki bordrodaki ücrete göre günlük yevmiyesi 1.100.000 TL’den (1,1 TL) hesaplama yapılıp mahkemece de bu rapor esas alınarak karar verilmiştir.
Karar tarafların temyizi üzerine Dairemizin bozma kararının gereğinin yerine getirilmediği, toplu iş sözleşmesi ücret artışlarının bakanlıkça verilen zamlar nazara alınmadan yapılması gerektiği, uyulan bozma kararı sonrası bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı gerekçesiyle tekrar bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulduğu, bozma sonrası başka bir bilirkişiden rapor alındığı, ancak söz konusu bilirkişi raporunda 03.11.2014 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen yevmiyeye itibar edilerek fark alacakların hesaplandığı ve mahkemece bu rapor esas alınarak karar verildiği anlaşılmaktadır.
Dairemiz bozma kararlarında vurgulandığı üzere Bakanlıkça belirlenen ücrete TİS zamları uygulanarak fark alacakların kabulüne karar verilmesinin hatalıdır. Bakanlıkça verilen ücretler nazara alınmadan davacının sadece TİS’e göre belirlenen ücretlerine ücret artışları uygulanarak bir eksiklik varsa ancak bu durumda fark isteklerin kabulüne karar verilebilir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacının yevmiyesi Ocak 1997 tarihli bordrodaki günlük ücrete göre hesaplanmıştır. Davacının bordrosundaki ücret Bakanlık oluru ile belirlenen ücret olacağı için bu ücret miktarı yevmiye belirlenirken dikkate alınmamalıdır. Nitekim davacı vekili 12.06.2014 havale tarihli dilekçesinde davacının TİS’e göre belirlenen yevmiyesi ile ilgili açıklamalarda bulunmuştur. Buna göre davacının işe girdiği tarihte yürürlükte olan 10. Dönem TİS getirtilerek TİS’e göre davacının ücreti belirlenmeli ve bu ücrete TİS zamlarının uygulanması suretiyle davacının varsa fark alacaklarının hesaplanıp hüküm altına alınmalıdır. Bozma kararına uygun olmayan bilirkişi raporuna göre karar verilmesi hatalıdır.
3-İlave tediye alacağı farkı dışındaki alacaklar için TİS’in son bulduğu 31/12/2004 tarihine kadar doğan alacak için en yüksek işletme kredisi faizi, sonrası için en yüksek banka mevduat faizine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 13.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.