Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/22686 E. 2017/12811 K. 11.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/22686
KARAR NO : 2017/12811
KARAR TARİHİ : 11.09.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, davalı şirketin ….’daki şantiyelerinde kalıpçı formeni olarak en son ücreti aylık fiks net 2.200,00 USD ve ayrıca üç öğün yemek ve yatmak için tahsis edilen koğuştan yararlanarak çalıştığını, bu çalışmasının davalı tarafından sona erdirildiğini iddia ederek, ödenmeyen ihbar-kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai, hafta tatili ve ulusal bayram genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren, alacakların 5 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, davacının müvekkili şirkette belli dönemler halinde en son 3,00 USD/saat ücreti karşılığında çalıştığını, fazla mesai, hafta tatili, bayram-genel tatil ücreti talep hakkı olamayacağını, davacının yıllık izinlerini kullandığını ve kullanmadığı izinlerinin de bordrolarla tahakkuk ettirilerek davacının banka hesabına ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalının bildirdiği saat ücretiyle çalıştığı gerekçesiyle bilirkişi raporunun ilgili seçeneğine göre hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatı ile genel tatil ücreti isteklerinin kabulüne dair verilen ilk kararı davacı vekilinin temyizi üzerine iş bu karar Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 01/10/2015 tarihli 2014/17463 E. 2015/27065 K. sayılı ilamı ile özetle;
“Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, davacının temel ücretinin tespiti ile işverence ödenen ücret içinde fazla çalışma ve hafta tatili ücreti alacaklarının yer alıp almadığı noktasında toplanmaktadır.
Davacı işçi, son ücretinin 2.200,00 USD olduğunu ileri sürmüş, davalı işveren son olarak 3,00 USD saat ücreti ile aylık 720,00 USD ücret aldığını savunmuştur.
Mahkemece ücret araştırması yapılmış ve yurt içinde kalıpçı formeninin alabileceği ücretin 2.200,00 TL – 2.400,00 TL arasında olabileceği bildirilmiş, yurtdışında ödenen ücretlerle ilgili bilgi olmadığı bildirilmiştir.
Dosya içinde yer alan ücret bordroları imzasız olup, aylık normal çalışma, fazla çalışma ve hafta tatili çalışmalarını da içerir şekilde düzenlenmiştir. Davacı işçiye sözü edilen bordrolar karşılığında daha önceleri 2,40 USD üzerinde ödeme yapılırken son dönemlerde 3,00 USD karşılığı değişen rakamlarda ödemeler yapılmıştır. Bazı aylarda normal mesai süresi azaltılmış ve karşılığında fazla çalışma ile tatil mesaisi süreleri arttırılarak bordrolar düzenlenmiştir. Böyle olunca davacı işçiye esasen aylık olarak yabancı paralar üzerinden temel ücret ödendiği ancak imzasız bordrolarla fazla çalışma ile hafta tatili ücreti ücretleri de gösterilmek suretiyle tahakkuka gidildiği anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarları sadece temel ücreti ilgilendirmektedir. Bu durumda davacının ücreti bordrolara göre belirlenmeli ve dosyada yer alan ödeme belgelerinin ortalaması alınarak dönem ücretleri tespit olunmalıdır. Fazla çalışma ile tatil ücretleri ödemelerinin bordrolar içinde yer almadığı kabul edilerek gerekirse bilirkişiden yeniden hesap raporu alınarak davaya konu tazminat ve alacaklar belirlenmelidir. ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Bozma kararı sonrası mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalıya ait yurt dışı işyerinde çalışan davacının tazminat ve alacaklarının belirlenmesine esas ücret taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Mahkemece verilen ilk karar Dairemizce bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarlarının sadece temel ücreti ilgilendirdiği, bu durumda davacının ücretinin bordrolara göre dosyada yer alan ödeme belgelerinin ortalaması alınarak dönem ücretleri tespit olunması gerekçesiyle bozulmuş, bozmadan sonra aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda bordrodaki tutarların ortalaması alınarak ücret tespiti yapıldığı bildirilmiş fakat bordroda yazılı hangi tutarların esas alındığı denetime elverişli olarak açıklanmamıştır.
Mahkemece yapılacak iş bordrolarda yazılı hangi miktarların ücret tespitinde esas alındığını ve bu miktarların net mi yoksa brüt miktarlar mı olduğu yönünde denetime elverişli rapor aldırmak ve sonucuna göre karar vermekten ibarettir. Eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.
3-Fazla çalışma ve tatil ücretlerinin hesabı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Dosya içinde yer alan ücret bordroları ve mesai şeritleri imzasız olup, aylık normal çalışma, fazla çalışma ve tatil çalışmalarını da içerir şekilde düzenlenmiştir. Bazı aylarda normal mesai süresi azaltılarak ve karşılığında fazla çalışma ile tatil mesaisi süreleri arttırılarak bordro düzenlendiği, böyle olunca davacı işçiye esasen aylık olarak yabancı paralar üzerinden temel ücret ödendiği ancak imzasız bordrolarla fazla çalışma ile tatil ücretleri de gösterilmek suretiyle tahakkuka gidildiği anlaşılmaktadır. Başka bir anlatımla, bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarları sadece temel ücreti ilgilendirmektedir. Bordrolarda yer alan toplam ödeme tutarları sadece temel ücreti ilgilendirdiğinden işverenin kayıtlarında (bordro ve bordrolara uygun olarak tanzim edilen mesai şeritleri) yer alan fazla mesai ve tatil çalışma süreleri davacı işçinin fazla mesai yaptığını ve tatil günlerinde çalıştığını göstermez. Kaldı ki bu bordroların ve mesai şeritlerinin gerçekte alınan ücreti gizlemek için sonradan gerçeğe aykırı olarak tanzim edildiği davacı tarafın da kabulündedir. Bu halde söz konusu alacakların varlığını ispat yükü davacıdadır. Davacı çalışma olgusu yönünden işyeri kayıtlarına ve tanık beyanlarına dayanmıştır.
Somut uyuşmazlıkta, davacı tanıkları ifadelerinde kendilerinin işyerinden ayrılış tarihleri ile ilgili açıklama yapmamışlar, fazla mesai ve tatil alacakları (zamanaşımı gözetilerek) davacının tüm çalışma süresi üzerinden hesaplanmıştır.
Mahkemece yapılacak iş davacı tanıklarının çalışma sürelerini belirlemek ve fazla mesai ve tatil çalışma ücretleri hesabını tanıkların çalışma süreleriyle sınırlı tutmaktan ibarettir.
Diğer yandan ilk kararı davalının temyizi olmadığı gözetilerek, genel tatil çalışma ücreti yönünden davacı lehine oluşan usuli kazanılmış hak da gözden kaçırılmamalıdır.
4-Taraflar arasında, işçilik alacaklarının zamanaşımına uğrayıp uğramadığı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Somut uyuşmazlıkta, davalı vekilinin ıslaha karşı yaptığı zamanaşımı def’inin değerlendirildiği bilirkişi raporundaki hesap tarzı hatalıdır.
Şöyle ki; davacı kısmi dava açmış olup, dava dilekçesinde 2.000,00 USD fazla mesai, 1.000,00 USD hafta tatili ve 200,00 USD ulusal bayram genel tatil alacağını istemekle bu tutarlar için zamanaşımı kesilmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda ıslaha karşı zamanaşımı def’i değerlendirildikten sonra hesap edilen fazla mesai ve tatil ücretlerine dava dilekçesi ile talep edilen miktar da eklenerek toplam fazla mesai ve tatil ücretinin belirlenmesi gerekirken sadece zamanaşımı define göre ıslah sonrası mesai ve tatil ücretlerinin hesap edilmesi isabetsizdir.
5- Kabule göre de, hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağının, karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden TL’ye çevrilerek hesaplanacak vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken, davacı lehine eksik vekalet ücreti takdir edilmesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 11/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.