Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/22793 E. 2017/13234 K. 13.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/22793
KARAR NO : 2017/13234
KARAR TARİHİ : 13.09.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü’nün 71155614/103.02-1869 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davalılardan… sendikasının diğer davalı T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’na müracaatla müvekkiline ait 1205649.034 SGK numaralı işyerinde toplu iş sözleşmesi yapmak için 31/07/2015 tarihinde yetki tespiti isteminde bulunduğunu, davalı Bakanlığa bağlı Çalışma Genel Müdürlüğünün, davalı sendikanın yasanın aradığı çoğunluğu sağladığını tespit ettiğini, söz konusu yetki tespiti kararının müvekkiline 04/09/2015 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak davalı bakanlığın yetki tespitine ilişkin kararının hatalı olduğunu, davalı sendikanın toplu iş sözleşmesi yapmaya yetkisinin bulunmadığını, dava dilekçesinde açıkladıkları nedenlerle T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğü’nün 71155614/103.02-1869 sayılı yetki tespitinin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Sendikası vekili 29.08.2016 tarihli davaya cevap dilekçesinde; davacı şirket tarafından dava dilekçesi ve ekinde dava konusu yetki tespitinin hatalı olduğuna dair hiçbir somut delile yer verilmediğini, 6356 sayılı kanunun 43/3 maddesinde yer alan yasal düzenleme ve Yargıtay yerleşik içtihatları gereğince itirazın inceleme yapılmaksızın reddine karar verilmesi gerektiğini, “6356 Sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu Gereğince İşkollarındaki İşçi Sayıları ve Sendikaların Üye Sayılarına İlişkin 2016 Temmuz Ayı İstatistikler Hakkında Tebliğ” uyarınca 20 sıra numaralı “Genel İşler” işkolunda çalışan toplam işçi sayısının 962.131 kişi olduğunu, davalı … Sendikasının üye sayısının 164.259 olduğunu ve işkolundaki temsil oranının % 17.08 olup davalı sendikanın kurulu bulunduğu işkolunda %1 barajını aşıp aşmadığının araştırılması gerektiği iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tespite konu işyerinin davacı şirket tarafından oluşturulan ve 1205649.034 SGK sicil numaralı işyeri ile faaliyet yürüten işyerine ilişkin olarak yapıldığı sabit olduğundan, davacı tarafınca işyeri bazında yetki tespit talebinde bulunulduğu söz konusu işyerinin ise Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu’na ait olması nedeniyle toplu iş sözleşmesinin tarafının Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu olması gerektiğine ilişkin iddia ve itirazların yersiz olduğunu, davacı tarafın ” toplu iş sözleşmesinin kamu işveren sendikalarından birisi tarafından yürütülmesi 4735 sayılı kanuna eklenen hüküm uyarınca zorunludur. Bu açısından da yetki tespitinin müvekkile yöneltilmesi mümkün olmayıp, kamu işveren sendikalarına yöneltilmelidir.” şeklindeki beyanının hukuki dayanaktan yoksun olup 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanununa ve 6552 sayılı yasa ile ilgili yönetmelik hükümlerine açıkça aykırı olduğunu beyanla haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
Diğer davalı T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, davada görev, yetki, zamanaşımı, hak düşürücü süre, hukuki yarar yokluğu ve husumet ile derdestlik yönlerine ilişkin olarak itirazda bulunduklarını, davacının iddia ve taleplerini kabul etmediklerini, davalı bakanlıkça yapılan işlemlerin doğru ve yerinde olduğundan bahisle davanın öncelikle usulden ve sonrasında esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın süresinde açıldığı, davalı sendikanın davacı işverenliğe ait işyerinde çalışan 426 işçiden yarıdan bir fazlasının ziyadesiyle üyeliğe sahip olduğu, çoğunluk tespitinin yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Yetkili mahkemenin … İş Mahkemesi olduğu gerekçesiyle mahkemenin verdiği önceki yetkisizlik kararı Dairemizin 23.02.2016 Gün, 2016/4346 Esas, 2016/3766 Karar sayılı kararıyla dava dilekçeleri davalılara tebliğ edilmeden hukuki dinlenilme hakları kısıtlanarak dosya üzerinden yetkisizlik kararı verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyulmuştur. Bozma sonrası mahkeme kendisini yetkili mahkeme olarak kabul ederek işin esasına girmiş ve davanın esastan reddine karar vermiştir.
Ancak Dairemizin bozma kararında belirtildiği üzere toplu iş uyuşmazlıklarında yetki kamu düzenine ilişkindir.Dosyaya sunulan hizmet alım sözleşmeleri ve yetki tespit belgesi incelendiğinde yetki tespitinin işyeri düzeyinde yapıldığı görülmektedir. Fakat davacı tüm Türkiye genelinde başka işyerleri bulunduğunu burada çalışan işçilerin dikkate alınmadığını da ileri sürmektedir. Kanuni düzenleme gereği aynı iş kolunda birden fazla işyeri bulunması durumunda yetki tespiti işletme düzeyinde yapılmalıdır.
6356 sayılı Kanun’un 79. maddesi uyarınca “ (1) Bu Kanunun uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar iş davalarına bakmakla görevli ve yetkili mahkemelerde görülür. Ancak yedinci ila on birinci bölümlerin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklar için, görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.”
Yetki tespitine itiraz davası 6356 sayılı Kanun’un 8. Bölümünde 43. maddede düzenlendiğinden 79. maddenin 1. fıkrasının 2. cümlesi gereğince yetkili mahkeme görevli makamın bulunduğu yer mahkemesi olacaktır.
Görevli makam ise aynı Kanun’un 2. maddesinde tanımlanmıştır. Buna göre “İşyeri toplu iş sözleşmesi için işyerinin, işletme toplu iş sözleşmesi için işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü, aynı Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğünün yetki alanına giren işyerleri için yapılacak grup toplu iş sözleşmelerinde bu işyerlerinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü”dür.
İstanbul Çalışma İl Müdürlüğü’nün bulunduğu yer Beyoğlu/İstanbul olduğundan,… İş Mahkemesi’nin yetki tespitine itiraz davasında esastan inceleme yetkisinin olmadığı açıktır. Ancak yetkili mahkeme belirlenirken davacının işyeri mi işletme mi olduğunun tespiti önemlidir. Eğer yetki tespiti işlemi işyeri toplu iş sözleşmesi düzeyinde yapılması gerekiyor ise işyerinin bağlı bulunduğu Çalışma İl Müdürlüğü’nün bulunduğu yer mahkemesi yetkili olacaktır. Mevcut uyuşmazlıkta işyerinin İstanbul Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü’ne bağlı bulunduğu, bu nedenle eğer davalı işyeri olarak kabul edilirse yetkili mahkeme İstanbul İş Mahkemesi olacaktır.
Ancak davacı Türkiye genelinde başka işyerlerinin bulunduğunu burada çalışanların da dikkate alınması gerektiğini belirtmektedir. Buna göre davacının aynı iş kolunda tüm Türkiye genelinde işyeri olup olmadığı araştırılmalı, Türkiye genelinde aynı iş kolunda işyeri bulunduğu tespit edilmesi durumunda davacının işletme olarak kabul edilmesi gerekip gerekmediği 6356 sayılı Kanun ve “Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımlarında Toplu İş Sözleşmesinden Kaynaklanan Fiyat Farkının Ödenmesine Dair Yönetmelik” hükümleri karşısında tartışılarak, işletme olarak kabul ediliyorsa işletme merkezinin bağlı bulunduğu Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü’nün bulunduğu yer mahkemesine yetkisizlik kararı verilmesi, işletme olarak kabul edilemeyecekse işyerinin İstanbul Çalışma ve İş Kurumu Müdürlüğü’ne bağlı bulunduğu gözetilerek İstanbul İş Mahkemesi’ne yetkisizlik kararı verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 13/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.