Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/22963 E. 2017/13894 K. 21.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/22963
KARAR NO : 2017/13894
KARAR TARİHİ : 21.09.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili, davacının, davalının yurt içindeki ve yurt dışındaki şantiyelerinde 1986-2008 yılları arasında çalıştığını, işine son verildiğini, bir kısım işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti alacaklarını istemiştir.
B)Davalı cevabının özeti:
Davalı vekili, taleplerin zamanaşımına uğradığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, davacının tüm çalışmasının davalıda geçmediğini, davalı nezdinde davacının işe alınmasının belli bir iş ve amaç için kurulan şantiyeler çerçevesinde olduğunu, dönemsel ve belli bir iş için olup şantiyenin kapanması ile tüm işçilerin varsa yasal hakları ödendiğini ama 1 yıldan az çalışırsa kıdem tazminatı ödemesi söz konusu olmayacağını, eğer davacı belli bir amaç (süreli) ve belli bir iş için alınmış ve bu işin bitimi ile iş akti sona ermişse, hizmet aktinin belirli süreli olarak yorumlanması gerektiğini ve ihbar tazminatının hukuken ödenmeyeceğini, yine, davalının çeşitli şantiyelerinde çalışmış olması halinde bile davacının aynı işverenin diğer işyerinde işe başlaması yeni bir iş ilişkisi niteliğinde olduğunu, aynı kıdem süresi için birden fazla kıdem tazminatı ödenmeyeceği için önceki hizmet dönemi tasfiye edilmiş olup davacı işçiye evvelce ödenen kıdem tazminatının avans olarak değerlendirilemeyeceğini ve kıdem tazminatının son dönem çalışması üzerinden hesaplanması gerekeceğini, ayrıca, fasılalı çalışmada önceki çalışmada iş akti kıdem tazminatına hak kazanmayacak şekilde sona erdi ise önceki dönem hizmet sürelerinin kıdem tazminatı hesabında dikkate alınmayacağını, davacıya ödemelerinin yapıldığını ve ibranameler alındığını, iddia ve taleplerin yersiz olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, bozma ilamına uyulduğu, dosyadaki belgeler değerlendirilerek davacı tarafın kıdem ve ihbar tazminatının ve yıllık ücretli izin alacağının hesaplamasının yapılması bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup bilirkişi tarafından düzenlenen 3.7.2014 tarihli raporda kıdem tazminatı 7 yıl 3 ay çalışma göz önünde tutularak ödenen kısım da dikkate alınmak suretiyle 6.751,56 TL olarak hesaplandığı, ihbar tazminatı da ödenen kısım dikkate alınarak 1.562,18 TL hesaplandığı, davacının hak etmiş olduğu 28 günlük izin alacağı ile ilgili olarak ödenen kısım dikkate alınarak bakiye yıllık ücretli izin alacağı 565,59 TL hesaplandığı, bilirkişi raporunun sunulmasından sonra itiraz edilmesi üzerine bilirkişiden ek rapor aldırıldığı, davalı vekilinin davacının 11.1.1996-20.10.1997 tarihinde geçen çalışmasına ilişkin sunulan evrak aslı tarihsiz miktar içermeyen maktu ibraname olduğu belirtilerek içeriğinden ne zaman düzenlendiğinin anlaşılamadığı, miktar içermeyen maktu ibranamelerin içeriğinden ne zaman düzenlendiği anlaşılmıyorsa ibranameye geçerlilik tanınmayacağı belirtilerek daha önceki raporun değiştirilmesini gerektirecek bir durum olmadığı belirtilmiş olup Yargıtay bozma ilamından sonra düzenlenen rapor ve ek rapor göz önünde tutularak kıdem tazminatının kısmen kabulü, ihbar tazminatının ise dava dilekçesi dikkate alınarak kabulü, yıllık ücretli izin alacağının ise son verilen ek rapor göz önünde tutularak kısmen kabulü gerekli görüldüğü, dava dilekçesi daha önceden davacı vekilince ıslah edilmiş olup ıslahla kıdem tazminatı ve yıllık ücretli izin alacağı ile ilgili olarak ıslah talebi olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D)Temyiz:
Karar süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
E)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Somut uyuşmazlıkta, 11/01/1996-20/10/1997 arası dönem için kıdem ve ihbar tazminatları bakımından, ibraname aslı sunulmuştur. Kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı olarak parasal miktarlar belirtilmiş olup davacıya atfen imza içermektedir ve imza inkarı da bulunmamaktadır. Belirtilen tarih aralığı hükme esas hizmet süresine eklenmiştir. Oysa, bozma içeriği de göz önüne alındığında, belirtilen tarih aralığı için hakedilen kıdem -ihbar tazminatı bu tarih aralığı için geçerli olan fesih tarihindeki ücreti ve 11/01/1996-20/10/1997 tarih aralığında geçen hizmet süresi üzerinden hesaplanarak ibranamede belirtilen ödemeler düşülünce varsa bakiye kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hüküm altına alınmalıdır.
02/06/1986-31/12/1986 arası dönem için kıdem ve ihbar tazminatları bakımından, bu dönem ödeme belgesi olmadığından hükme esas hizmet süresine eklenmiştir. 02/06/1986-31/12/1986 arası dönem, tasfiye edildiği kabul edilen davacının 1991 yılına kadar olan çalışmalarından daha öncedir. Davacının aralıklı çalışmaları arasındaki davalıda çalışmadığı dönemler 10 yılı aşmadığından, 02/06/1986-31/12/1986 arası dönem zamanaşımına uğramış değildir. 02/06/1986-31/12/1986 arası dönemin kıdem -ihbar tazminatı gerektirmeyecek şekilde son bulduğunu davalı ispatlayamamıştır. O halde, 02/06/1986-31/12/1986 arası dönem de 22/02/1991 tarihinde sona eren çalışma süresine eklenmeli, 22/02/1991 tarihi itibari ile bu şekilde bulunacak hizmet süresi ve 22/02/1991 tarihi itibari ile geçerli olan ücret üzerinden kıdem ihbar tazminatları hesaplanmalı, 22/02/1991 itibari ile yapılan ödemeler mahsup edilerek var ise bakiye kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hüküm altına alınmalıdır.
26/05/1998-31/05/1999 arası dönem ve 01/08/1999-30/09/2000 arası dönem bakımından, bu dönemlerden sonra gelen 18/10/2000–30/06/2001 arası dönem tasfiyekabul edilerek dışlanmıştır. Bozma içeriği de göz önüne alındığında, bahsedilen bu 3 hizmet dönemindeki toplam hizmet süresi üzerinden 30/06/2001 tarihindeki ücreti üzerinden 30/6/2001 itibari ile yapılması gereken kıdem ihbar ödemesi bulunarak, 30/06/2001 tarihindeki ödeme mahsup edilerek varsa bakiye kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı hüküm altına alınmalıdır.
Yukarda bahsedilen şekilde kıdem ve ihbar tazminatları dönemler itibari ile ayrı ayrı hüküm altına alınmalıdır.
Ayrıca, Mahkeme’nin 2012/822 Esas sayılı hükmüne esas bilirkişi raporunda kıdem-ihbar tazminatı hesabına esas olan hizmet süresinde yukardaki işlemler sonucunda meydana gelen değişiklikler gözetilerek 31/03/2008 itibari ile hükmolunacak kıdem ve ihbar tazminatı yeniden hesaplanmalıdır.
Yukarda açıklanan şekilde dönemsel olarak ayrı ayrı hüküm altına alınacak kıdem ve ihbar tazminatları toplamının davalının miktarlar itibari ile oluşan usuli müktesep hakkını ihlal etmemesi gerektiği gözetilmelidir.
F)SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA , peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine, 21/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.