Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/23212 E. 2017/14525 K. 28.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23212
KARAR NO : 2017/14525
KARAR TARİHİ : 28.09.2017

MAHKEMESİ : …ASLİYE HUKUK (İŞ) MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, kıdem tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davalının …’te bulunan …Premium isimli işyerinde 10/04/2008 tarihinde alakart şefi sıfatıyla çalışmaya başladığını, aylık net 2.173,00 TL ücret aldığını, mutfakta çalışan tüm personel gibi mesaisinin 08:00’de başlayıp 21:00’e kadar devam ettiğini, çalışma süresi boyunca gerek personel yetersizliği gerekse iş yoğunluğu gibi sebeplerden dolayı sürekli olarak fazla mesai yaptırıldığını, zamlı ücretlerinin ödenmediğini, 2011 sezonu haricinde Mayıs ayından Kasım ayına kadar yaz sezonu boyunca özel villalarda 07:00’den gece 00:00’a kadar çalıştırıldığını, 5 yıllık çalışma süresinde hafta tatillerinin tam olarak kullandırılmadığını, iş akdinin feshedildiği tarihte 4 günlük yıllık izin alacağı bulunduğunu, … … Müdürlüğü İş Müfettişi tarafından düzenlenen 20/12/2012 tarih, EHO:61-İK:56 sayılı rapor ile işyerinde fazla mesai yapıldığının, davalıdan 6.325,90 TL fazla mesai alacağı olduğunun belirtildiğini, söz konusu alacakları ödenmeyince … 11.Noterliği’nin 28/02/2013 tarih 5772 sayılı ihtarnamesi ile iş akdinin 4857 Sayılı Kanunu’nun 24/2-e maddesine göre haklı nedenle feshettiğini, 2 gün içinde yasal haklarının ödenmesi ihtar edilmiş ise de verilen sürede ödeme yapılmadığını belirterek, kıdem tazminatı ile fazla mesai, hafta tatili ve yıllık ücretli izin alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, işyerinde fazla mesai yapıldığının ispatının işçiye, ücretin ödendiğinin ispatını isverene ait olduğu, taraflar arasında yapılan iş sözleşmesinde asıl ücrete fazla mesai ücretinin de dahil olduğunun belirtildiği, 4857 sayılı yasanın 41/8 maddesinde “Fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda ikiyüzyetmiş saatten fazla olamaz.” hükmüne yer verildiği, Yargıtay yerleşik içtihatlarında göre 270 saate kadar yapılan fazla mesailerin asıl ücrete dahil olabileceğine ilişkin hükümlerin geçerli olduğu, işçinin 270 saatin üzerinde yaptığı fazla mesaileri talep edebileceğinin bildirildiği, dosyada dinlenen tanık beyanlarına ve bilirkişiden alınan rapora göre davacının yaptığı fazla mesainin yıllık 270 saati geçmediği, hafta tatili alacağının bordrolarda tahakkukun yapıldığı ve kendisine ödendiği, hak ettiği yıllık izin alacağının da kendisine davalı tarafça dava tarihinden önce ödendiği, davacının davalıdan fazla mesai ücreti alacağı olmayışı ve davalı tarafça hafta tatilleri ücretinin davacıya ödenmiş olması, Yargıtay yerleşik içtihatlarına göre de yıllık izin ücretinin (fesihten sonra ödenmiş olması nedeniyle) ödenmemesinin işçiye haklı fesih hakkı vermeyeceği, kıdem tazminatına hak kazanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1. Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 92/3 maddesi uyarınca “Çalışma hayatını izleme, denetleme ve teftişe yetkili iş müfettişleri ile işçi şikayetlerini incelemekle görevli bölge müdürlüğü memurları tarafından tutulan tutanaklar aksi kanıtlanıncaya kadar geçerlidir. İş müfettişleri tarafından düzenlenen raporların ve tutulan tutanakların işçi alacaklarına ilişkin kısımlarına karşı taraflarca otuz gün içerisinde yetkili iş mahkemesine itiraz edilebilir. İş mahkemesinin kararına karşı taraflarca 5521 sayılı Kanunun 8 inci maddesine göre kanun yoluna başvurulabilir. Kanun yoluna başvurulması iş mahkemesince hüküm altına alınan işçi alacağının tahsiline engel teşkil etmez.
İş sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir. Sözleşmenin imzalandığı tarih, geçerliliği, işverenin savunması ve uygulaması ile çelişip çelişmediği, iş müfettişleri tarafından değerlendirilip değerlendirilmediği dikkate alınmalıdır. Yasak çalışma olan örneğin gece 7,5 saati aşan durumlarda 270 saat dikkate alınamaz.
4857 sayılı İş Kanununun 46 ncı maddesinde, işçinin tatil gününden önce aynı Yasanın 63 üncü maddesine göre belirlenmiş olan iş günlerinde çalışmış olması koşuluyla, yedi günlük zaman dilimi içinde yirmidört saat dinlenme hakkının bulunduğu belirtilmiş, işçinin hafta tatili gününde çalışma karşılığı olmaksızın bir günlük ücrete hak kazanacağı da 46 ncı maddenin ikinci fıkrasında hüküm altına alınmıştır. Bu düzenleme nedeni ile davacı hafta tatilinde çalışmış ise 45 saat aşan çalışma olduğundan % 150 zamlı olarak hesaplanmalıdır.
Aynı kanunun 41. Maddesi uyarınca “Fazla çalışma veya fazla sürelerle çalışma yapan işçi isterse, bu çalışmalar karşılığı zamlı ücret yerine, fazla çalıştığı her saat karşılığında bir saat otuz dakikayı, fazla sürelerle çalıştığı her saat karşılığında bir saat onbeş dakikayı serbest zaman olarak kullanabilir”. Serbest zaman, fazla çalışma karşılığı için düzenlenmiştir. Hafta ve genel tatil günleri dinlenme sürelerinden olduğundan karşılığında serbest zaman verilmesi yasaya aykırı olacağından geçerli değildir.
Dosya içeriğine göre işyerinde İş Müfettişi tarafından 05.04.2012-18.10.2012 tarihleri arasında yapılan inceleme denetimi sonrası düzenlenen 20.12.2012 gün ve 56 nolu raporda, işyerinde fazla mesai yapıldığı, zamalı ücretlerin ödenmesi gerektiği, vardiya çalışmalarında işçiye izni olmadan serbest zaman gün olarak verildiği, serbest zamanın da 1,5 olması gerekirken, 1 verildiği, % 50 zamlı kısmının ödenmesi gerektiği, bazı hafta tatillerinde serbest zaman kullandırıldığı, fazla mesai gibi % 50 zamlı kısmının eksik kaldığı, gece çalışmasının 7,5 saati aştığı tespit edilmiş ve sonuç olarak davacının bordrolar ile ödenen miktar dışlandığında 6.325,90 TL. fazla mesai ücret alacağı olduğu tespit edilmiştir. Davacı da bu tespite dayanarak alacağını talep etmiş, ödemeyince de iş sözleşmesini 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II.e maddesi uyarınca feshetmiştir.
Somut uyuşmazlıkta … … Müdürlüğü iş müfettişi tespiti sırasında işveren fazla mesainin ücretin içinde olduğuna dair sözleşmeyi sunmadığı gibi dosyaya sunulan sözleşme başka bir işverenle imzalanmıştır. Sözleşmenin davalı ile imzalandığı kabul edilse dahi işveren serbest zaman uygulaması ve kısmen ödemede bulunması nedeni ile bu sözleşme hükmünün uygulanmadığı, yasak çalışmanın da ihlal edildiği anlaşıldığından, sözleşme hükmünün esas alınarak mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir. Bu nedenle;
a) Öncelikle davacının fazla mesai ücretinin ödenmediği, serbest zamanların kanuna aykırı olarak ve eksik kullandırıldığı aksi sabit olan müfettiş raporu ile saptandığından iş sözleşmesinin davacı işçi tarafından feshi 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24/II.e maddesi uyarınca haklı nedene dayanmaktadır. Davacı kıdem tazminatına hak kazanacağından hesaplanan kıdem tazminatı bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm altına alınmalıdır.
b) İş müfettişi raporunda tespit edilen olgular ve tanık anlatımları da dikkate alınarak fazla mesai ücreti hesaplanmalı, iş müfettiş raporundaki miktar ile bilirkişi raporunda alınacak hesap raporu değerlendirilerek fazla mesai ücreti belirlenmeli ve hüküm altına alınmalıdır.
c) Davacının çalıştığı hafta tatiller karşılığı serbest zaman kullandırılması yasaya aykırı olduğu gibi eksiktir. Bu nedenle ödeme yapılmayan bu hafta tatiller için ücret alacağı hesaplanmalı ve hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece eksik inceleme ve hatalı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 28.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.