YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23399
KARAR NO : 2017/12753
KARAR TARİHİ : 11.09.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti ve ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, 23.03.2010 tarihli ihtarname ile 4857 sayılı Kanun’un 25/II maddesine istinaden görevine son verildiğini, fesihte haklı ve geçerli bir neden bulunmadığını, Bankaya ait …. … Şubesinde sabah 09.00’dan akşam 20:30’a kadar, günlük 11,5 saat aralıksız çalıştığını, bu konuya ilişkin ilgili Banka Şubesinin güvenlik sisteminin kurucusu ve takipçisi olan Devre Güvenlik Sistemleri firmasından Şubeye giriş-çıkış kayıtları yargılamaya ışık tutacağını, bu çalışması karşılığı kendisine ek bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil alacakları istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davacının 22.03.2010 tarihinde onaylanan 22.03.2010 tarih, 03 sayılı disiplin kurulu kararına istinaden Personel Yönetmeliğinin 100/14,15 ve 18. maddeleri ile 4857 sayılı kanunun 25/II maddesi gereği 26.03.2010 tarihinde iş akdinin feshine karar verildiğini, haklı fesih nedeniyle kıdem-ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, ulusal bayramlarda çalıştırılmadığını fazla mesai alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilinin temyizi üzerine, hüküm kapatılan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin, 12/07/2013 tarih ve 2013/11622 Esas, 2013/13283 Karar, sayılı ilamıyla; fazla çalışmada, davacının çalıştığı banka şubesinin güvenlik sisteminin kurucusu ve takipçisi olan Devre Güvenlik Sistemleri firmasından, şubeye giriş-çıkış kayıtları ile bankalar fazla çalışma yaptıklarında ilgili kolluk kuvvetlerine haber verdiklerinden, banka şubesinin bildirimde bulunduğu ilgili kolluk biriminden kayıtlar getirtilerek, dosya kapsamındaki deliller ile birlikte değerlendirilip sonuca gidilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği gerekçesi belirtilerek, kıdem ve ihbar tazminatı yönünden ise; davacı tarafından daha önce açılan feshin geçersizliği ve işe iade için açılan davada fesih “geçerli” kabul edilmekle ve davalı işveren tarafın temyizi olmaksızın kesinleşmesi karşısında, kesin hükmün bağlayıcı olması sebebi ile davacının kıdem ve ihbar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesi belirtilerek, bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilk karar gibi davanın tamamen reddine karar verilmiş, yine davacı vekilinin temyizi üzerine hüküm kapatılan Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 02/04/2015 tarih ve 2015/8545 Esas, 2015/6262 Karar, sayılı ilamıyla, kıdem ve ihbar tazminatı yönünden; önceki bozmaya uyulmakla oluşan usuli kazanılmış hak müessesesi hatırlatılarak, kıdem ve ihbar tazminatı taleplerinin önceki bozmada belirtilen nedenlerle kabulü gerektiği gerekçesi belirtilerek; fazla çalışmada ise, bozma kararında değinilen usulde araştırma yapılmadığı açıklanarak, ilgili kolluk birimine müzekkere yazılarak davacının çalıştığı dönemde banka şubesinin açık olduğu cumartesi-pazar günlerinin sorularak böyle bir bildirim varsa tanık beyanlarıyla birlikte değerlendirilmek suretiyle çalışma günlerinin ve haftalık çalışma süresinin tespiti gerekirken bozma kararı gereği gibi yerine getirilmeksizin eksik inceleme sonucu karar verildiği gerekçesi belirtilerek, ikinci kez bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, kabule ve temyize konu kıdem ve ihbar tazminatlarında, mahkemece uyulan bozma kararları gereğince hüküm kurulmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacı vekili ikinci bozma ilamından sonra 25/01/2017 tarihli ıslah dilekçesiyle kıdem ve ihbar tazminatları talep miktarlarını artırmıştır.
Mahkemece de, bozmadan sonraki ıslah talep miktarına değer verilerek hüküm kurulmuştur.
Mahkemenin bu uygulaması, HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmüne ve “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. Sayılı” Yargıtay İçtihadı birleştirme kararına açık bir şekilde aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.