YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23495
KARAR NO : 2020/19435
KARAR TARİHİ : 21.12.2020
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ : … Hukuk Dairesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı dernekte Ağustos/2001-01.10.2013 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığını, son aylık net ücretinin 3.500 TL olduğunu, her ne kadar 28.01.2011 tarihinde emekli olması nedeniyle işten çıkışı yapılıp 05.05.2011 tarihinde tekrar girişi yapılmış ise de, fiilen ara vermeden çalışmaya devam ettiğini ve kıdem tazminatı ve diğer alacaklarının ödenmemesi nedeniyle 01.01.2013 tarihli ihtarname ile iş akdini feshettiğini, kıdem tazminatı ve ödenmeyen ücretinin tahsili için İstanbul 4. İcra Müdürlüğünün 2013/24358 esas sayı ile açılan icra takibine itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğunu iddia ederek itirazın iptaline, takibin devamına davalı tarafın %20 icra -inkar tazminatına mahkum edilmesine ve takip konusu yapılmayan yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti ve bayram ve genel tatil ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, fesih ihtarmesinde ileri sürülen fesih nedenlerinin yerinde olmadığını, davacının kendi isteği ile işyerinden ayrıldığını, davacının ilk olarak 2003 tarihinde çalışmaya başladığını, 28.2.2011 tarihinde emeklilik nedeniyle işten ayrıldığını, 6.5.2011 tarihinde tekrar işe geri döndüğünü, aylık 3.500 TL ücret aldığına ilişkin iddiasının doğru olmadığını, davacının kulüp müdürü olması nedeniyle üst düzey yönetici olarak kendi mesaisini kendisinin belirlediğini bu nedenle fazla çalışma ücretine hak kazanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:
Karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti:
Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Temyiz :
Kararı davalı temyiz etmiştir.
Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı uyuşmazlık konusudur.
İtirazın iptali davasında borçlunun haksızlığına karar verilmesi halinde ve alacaklının talep etmiş olması şartıyla, borç miktarının Kanunda gösterilen orandan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilir. İcra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerekir. Ancak, hak tartışmalı ise icra inkar tazminatına hükmedilemez. Alacağın likit olması şartıyla itirazın iptali davası sonunda borçlunun itirazının kısmen kabulü halinde dahi, kabul edilen kısım bakımından icra inkar tazminatına hükmedilmelidir. İcra inkar tazminatı, asıl alacak bakımından söz konusu olur. İşlemiş faiz isteği yönünden icra inkar tazminatına hükmedilmesi mümkün değildir.
Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Bu koşullar yoksa, likit bir alacaktan söz edilemez.
Şayet alacak tartışmalı ve yargılamayı gerektiriyorsa likit olduğundan söz edilemez.
Somut olayda, hesaba esas ücret ve davacının hizmet süresi taraflar arasında ihtilaflı olup, uyuşmazlığın çözümünün yargılamayı gerektirmesi nedeniyle ortada likit bir alacağın varlığından söz edilemez. Bu nedenle, Mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de; bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
İlk Derece Mahkemesi’nin hüküm fıkrasının 7. paragrafındaki “Şartları oluşmakla (alacak likit olduğundan), asıl alacağın %20 sine tekabül eden 14.903,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilemsine,’’ rakam ve sözcüklerinin kaldırılarak yerine “Alacak likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 21/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.