Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/23752 E. 2017/13489 K. 18.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23752
KARAR NO : 2017/13489
KARAR TARİHİ : 18.09.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali, takibin devamı ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 12.09.2006 ile 05.05.2011 tarihleri arasında davalı işyerinde güvenlik görevlisi olarak çalıştığını, iş akdinin haksız feshedildiğini, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, yıllık izin ve asgari geçim indirimi alacaklarının ödenmediğini, bu nedenle ödenmeyen tazminat ve ücret alacaklarının tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının anılan takibe konu borcun 5.683,57 TL.’sini kabul ederek takibe kısmen itiraz ettiğini, davalının haksız itirazı üzerine takibin durduğunu iddia ederek davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının işe giriş tarihinin 12.09.2006 değil 05.05.2007 olduğunu, iş akdinin fesih gerekçesinin güvenlik gibi hassas bir görevi yerine getiren davacının disiplinsiz hareketlerde bulunması, işe geç gelmesi ve güvenlik özeni göstermemesi olduğunu, bahse konu durumlar ile ilgili birçok defa davacının savunmasının alındığını, anılan savunmalarının bazılarının davacı tarafından imzalandığını, bazılarının ise imzadan imtina edildiğini, davacının özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacı tarafından tazminat talebi ile İstanbul 14. İcra Müdürlüğü’nün 2011/8429 E. sayılı dosyasından icra takibine geçildiğini, bu nedenle kıdem tazminatının tüm ferileri ile birlikte 6.619,08 TL. olarak dosyaya yatırıldığını, davacının izinlerini düzenli olarak kullandığını, davacı tarafından talep edilen icra inkar tazminatının alacağın likit olmaması ve yargılamaya muhtaç olması nedeniyle reddi gerektiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece verilen ilk karar davalı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 05/10/2015 tarihli 2014/14167 E. 2015/27268 K. sayılı ilamı ile özetle;
“…6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesi uyarınca, mahkeme kararlarında; “tarafların iddia ve savunmalarının özetine, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususlara, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillere, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesine, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerine” yer verilmesi gerekir.
Dosya içeriğine göre birden çok bilirkişi raporu alınmasına rağmen gerek mahkemenin gerekçeli kararında gerekse hüküm kısmında hangi bilirkişi raporuna itibar edilerek hüküm kurulduğu belirtilmemiştir. Hüküm fıkrasındaki miktarlar bu yönden denetime elverişli değildir. Mahkemece hangi rapordaki hangi miktara itibar edildiğinin gerekçelendirilmemesi hatalıdır.
…Davacının yıllık izin ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır.
Yıllık izin kullandırdığını işveren yıllık ücretli izin defteri veya eş değer belge ile kanıtlamalıdır. Davalı işveren bu konuda dosyaya davacı imzasını içeren izin talep formları sunmuştur. Mahkemece dosya içinde bulunan izin talep formlarına itibar edilmeden hüküm kurulmuştur. Bu belgeler eş değer nitelikte olduğundan ilgili talep formları davacıdan sorularak bu izinlerin kullanılıp kullanmadığı belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik inceleme ile karar verilmesi isabetsizdir. ” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne hükmedilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece verilen ilk kararın yukarıda özetlenen Dairemiz bozma ilamı ile bozulması üzere mahkemece hükmüne uyulan bozma ilamına karşın yıllık izin alacağı dışındaki diğer alacaklar yönünden bozma ilamının 2 numaralı bendinde yer alan bozma gereğinin yerine getirilmediği, gerek mahkemenin gerekçeli kararında, gerekse hüküm kısmında hangi bilirkişi raporuna, hangi rakamlar üzerinden itibar edilerek hüküm kurulduğunun belirtilmediği anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden söz edilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Mahkemenin “ gerekçesi “ Anayasa’nın ve Yasa’nın anladığı ve amaçladığı anlamda gerekçe değildir.
Neticeten Anayasa’nın ve HMK. nun anladığı ve amaçladığı anlamda gerekçe içermeyen ve yukarıda belirtilen şekilde usulü eksiklikler taşıyan kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, 18/09/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.