YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/23766
KARAR NO : 2017/14290
KARAR TARİHİ : 27.09.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı şirkette 07.01.2006-21.10.2010 tarihleri arasında çalıştığını, 21.10.2010 tarihinde iş sözleşmesinin haksız şekilde feshedildiğini, iş yerinde çift vardiya halinde 10.00-19.00 ve 13.00-22.00 saatleri arasında çalışıldığı şeklinde tutanak düzenlendiğini,ancak davacının mesai saatlerinin başında ve sonunda yarım saat önce ve gecikmeli olarak çalıştığını, üç ayda bir yapılan mağaza sayımı nedeniyle 07.00-22.00 saatleri arasında çalıştırıldığını, ayda bir mağaza toplantısı olması nedeniyle izinli olsa dahi 12.30-22.00 saatleri arasında işyerinde bulunma zorunluluğunun getirildiğini ancak fazla mesai yapmasına rağmen ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek fazla çalışma ücreti alacağının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının fazla çalışması ve bunun karşılığı ücret alacağı olmadığını, vardiyaların ara dinlenme süreleri dahil günde 9 saati geçmediğini, 1 saat ara ile 2 kez 15’er dakika çay molası verildiğini, haftada 6 gün çalıştığını, hizmet sözleşmesinin 6-c maddesi gereğince gerektiğinde işçinin fazla çalışma yapması ve fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğunun kararlaştırıldığını ve imzalı puantaj kayıtları gereği davacının iddialarının yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının 27.01.2006-21.10.2006 döneminde davalı yanında çalıştığı, davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmede fazla mesailerin ücrete dahil olduğu belirtilmişse de bunun sınırının çizilmediği, bu tür belirsizliğin işçi aleyhine sonuç doğuracağı ve davacıya asgari ücret yanında aylık hedefe göre prim de ödendiği, bu prim ödemelerinin fazla mesai ücreti içinde olmadığının göstergesi olduğu,prim yanında davacının yaptığı fazla mesai ücretlerinin de ödenmesi gerektiği gerekçesiyle 14/02/2017 tarihli bilirkişi raporundaki ulusal gözlem merkezi kayıtları ile imzalı personel devam çizelgelerinin dikkate alınarak yapılan hesaplamanın hükme esas alındığı, davacının 5.195,55 TL fazla mesai alacağına hak kazandığı, belirtilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkeme tarafından verilen 27.11.2012 tarih ve 2012/180 E., 2012/44 K. sayılı “Bilirkişice hesaplanan fazla çalışma alacağından hastalık ve mazeret gibi sebeplerle %15 oranından indirim yapılarak 3.950,87 TL fazla çalışma alacağının dava tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,”şeklinde verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş, karar … 7. Hukuk Dairesinin 2014/17029 E. 2014/23001 K. sayılı ilamının 1 numaralı bendinde, “Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine” yer verilmiş, 2 numaralı bendinde ise davacının ulusal gözlem merkezi kayıtlarına, davalının ise imzalı çalışma çizelgelerine dayandığı, bu durumda her iki tarafında iş yeri giriş çıkış kayıtları sunmak suretiyle kayıtlara dayandığı, taraflarca sunulan bu kayıtlar dikkate alınarak davacının fazla çalışma yapıp yapmadığını belirlemek ve fazla çalışma yaptığının tespiti halinde prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığının araştırılması için bilirkişiden ayrıntılı ve denetime elverişli hesap raporu almak ve çıkacak sonuca göre karar vermek gerektiği gerekçesine yer verilerek bozulmuştur.
Mahkeme tarafından … bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bozma üzerine verilen kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Vermiş olduğu bir hüküm … tarafından bozulan ve …’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da yeni bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. … tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur.
Somut uyuşmazlıkta, … 7. Hukuk Dairesinin 2014/17029 E. 2014/23001 K. sayılı ilamı ile “Her iki taraf ta davacının iş yerine giriş çıkış saatlerini gösteren kayıtlar sunmak suretiyle anılan kayıtlara dayandığına göre, yapılacak iş, ulusal gözlem merkezi kayıtları ile davacı imzasını taşıyan mesai takip çizelgeleri dikkate alınarak davacının fazla çalışma yapıp yapmadığını belirlemek ve fazla çalışma yaptığının tespiti halinde prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığının araştırılması için bilirkişiden ayrıntılı ve denetime elverişli hesap raporu almak ve çıkacak sonuca göre karar vermektir.” gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir
Yerel mahkemece de anılan bozma kararına uyulmasına karar verildiğine göre mahkemece yapılması gereken bozma doğrultusunda bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere primlerin fazla mesai alacağını karşıladığından fazla mesai ücret alacağının reddine karar vermektir.
Keza hükme esas bilirkişi raporunda davacının fazla mesai ücretinin aylık ücrete dahil olduğu bu durumda da hesaplanan fazla çalışma süresinin yıllık olarak 270 saati geçmediği belirtilmiştir. Bu halde de davacı fazla mesai ücret alacağına hak kazanamaz.
Bu nedenlerle, davanın reddine karar verilmesi gerekirken bozmaya uyulduğu halde usuli kazanılmış hak ilkesine aykırı olarak fazla mesai alacağına hükmedilmesi davalının usuli müktesep hakkının ihlali olup hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.