Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/24169 E. 2017/14218 K. 26.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/24169
KARAR NO : 2017/14218
KARAR TARİHİ : 26.09.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, fark ücret, ikramiye farkı ile fazla mesai ücreti farkı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin sendika üyesi olmasından sonra tek taraflı olarak iş sözleşmesinden kararlaştırılan günlük yevmiyesinin indirildiğini, bu nedenle alacaklarının eksik ödendiğini iddia ederek ücret farkı, ikramiye farkı ve fazla mesai ücreti farkı alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, iş sözleşmesinde yazılı olan aylık brüt 876,00 TL ücretine göre günlük ücreti 29,20 TL olduğunu, bu ücretin dışında fazla mesai dahil herhangi bir ücret hakkı olmadığını, davacı işçinin de kendi iradesiyle üyesi olduğu yetkili işçi sendikası ile imzalanan 01/03/2003-28/02/2005 yürürlük süreli … … Sözleşmesi Ek-II işe giriş ücret skalasına göre çıplak günlük yevmiyesi 25,42 TL olarak belirlendiğini, sendikaya üye olduktan sonraki bir aya düşen ikramiye dahil aylık brüt ücreti, sendika üyesi olmadan önceki işe giriş aylık brüt ücretine göre %40 artış gösterdiğini, davacıya çalıştığı dönem içinde … … sözleşmesinden gelen hakları ile diğer hakları eksiksiz ve tam olarak ödendiğini, ayrıca davacıya aynı işi yapan ve aynı kıdeme sahip diğer sendikalı personel ile aynı ücret ödendiğini, davacı ücretinin düşürüldüğünü iddia ettiği tarihten itibaren (5 yıllık zamanaşımı süresi dahil) ücretlerine hiçbir itirazda bulunmadığını, davacının 8 yıl aradan sonra bu davayı açması dürüstlük ve objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığını, tüm bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada, davacının 22/12/2004 tarihli iş akdinde günlük yevmiyenin 29,20 TL olarak belirlendiğini, sonradan incelediğinde maaş bordrolarında günlük yevmiyenin 25,40 TL olduğunu gördüğünü, bu fark nedeniyle davacının aylık maaşlarında, yılda 128 gün olarak verilen ikramiyelerinde ve fazla mesailerinde fark alacağının oluştuğunu iddia etmiş ise de, 22/12/2004 başlangıç tarihli belirli süreli iş sözleşmesinde günlük yevmiye 29,20 TL olduğu, üye kayıt fişinden de davacının … 2005 tarihinde sendikaya üye olduğunun anlaşıldığı, 2005 …, … ve 2005 … – … ayları maaş bordrolarında günlük yevmiyesinin 25,42 TL gözüktüğü, 01/06/2006-31/12/2006 tarihleri arası belirli süreli hizmet sözleşmesinde ve 29/09/2007 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesinde brüt ücretin günlük olarak gösterildiğinin görüldüğü, dolayısıyla davacının günlük brüt ücretlerinin eksik hesaplanması nedeniyle ödemelerde eksiklik bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dosya içeriğine göre bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunun açıklığa kavuşturulması gereklidir.
Mahkemece verilen ilk karar davacının temyizi üzerine Dairemizin 03.05.2016 ve 2014/24169 tarihli ilamı ile bozulmuştur.
Bozma kararına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 21.03.2017 harç tarihli ıslah dilekçesi ile talebini artırmış, Mahkemece ıslaha değer verilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay… … Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay… … Genel Kurulu’ nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi “ İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı” hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “ Yargıtay… … Genel Kurulu’ nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece davacı vekilinin bozmadan sonra yaptığı ıslaha değer verilerek karar verilmesi HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “ Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04.02.1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 26.09.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.