YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/24207
KARAR NO : 2017/14169
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılardan … Tur. Tic. A.Ş. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılardan … Otele ait Best Western Khan Hotel’in mutfak bölümünde 19.09.2007 tarihinden bu yana steaward olarak çalışmakta iken, otelin … Turizm Şirketine devredilmesi üzerine 26.07.2013 tarihinde hiçbir gerekçe gösterilmeksizin ve ihbar önelinde bulunulmaksızın işten çıkarıldığını ve davalılar arasında iş yeri devri bulunduğunu ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin alacağın ödetimesini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı … Otel ve Turizm İşletmeciliği A.Ş. vekili, davacının çalışmış olduğu ve müvekkiline ait otelin diğer davalıya satış suretiyle devredildiğini, 6 günlük yıllık izin karşılığı ücret alacağının … Bankası … … Şubesindeki hesabına yatırıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı …Ş. vekili, davacının ihtilaflı dönemde müvekkili şirkette herhangi bir çalışmasının olmadığını, her iki davalı arasında herhangi bir bağ bulunmadığını, müvekkilinin … ili, … İlçesi 188 ada 3 parselde kain 127,4,6,50 numaralı bağımsız bölümleri … Otelcilik şirketten satın alarak ticari işletmesinin bir şubesini 01.08.2013 tarihinde faaliyete geçirdiğini, şirket veya işletmenin devrinin söz konusu olmadığını, … Otelcilik şirketinin halen faal bir firma olduğunu, 26.07.2013-01.08.2013 tarihleri arası 5 günde diğer davalı firmanın çalışmasını askıya aldığını, işyerinin devri için gereken ekonomik birliğin, kimliğini korunması kriterinin davada oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalılar arasında iş yeri devri ilişkisinin bulunduğunun kabulüyle hüküm kurulmuş, davalı …Ş. vekilinin temyizi üzerine hüküm, 7. Hukuk Dairesinin 14/06/2016 tarih ve 2015/17757 Esas, 2016/13246 Karar, sayılı ilamıyla bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; mahkemece taraflar arasında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 202.maddesi kapsamında işletme devri ilişkisi olup olmadığı, muvazaalı işlem yapılıp yapılmadığı değerlendirilmeden, eksik inceleme ile hüküm kurulduğu gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Bozma sonrası kararı davalı …Ş. vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Anayasa’nın 138 ve 141. maddeleri uyarınca Hakimler, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler ve bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır. Bu gerekçede hukuki esaslara ve kurallara dayanmalı, nedenleri açıklanmalıdır.
Diğer taraftan 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK.’un 27. Maddesinde hukuki dinlenilme hakkı kurala bağlanmıştır. Hukukî dinlenilme hakkı, Anayasanın 36 ncı maddesinde ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6 ncı maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hukuki Dinlenilme Hakkı” gereğince davanın tarafları, müdahiller ve yargılamanın diğer ilgilileri, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hakkın yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini ve kararların somut ve açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Mahkemeler, kararlarını somut ve açık bir şekilde gerekçelendirmek zorundadırlar. Eksik, şeklî ve görünüşte gerekçe yazılması adil yargılanma hakkının (hukukî dinlenilme hakkının), ihlâlidir.
HMK.’un 297. maddesinde de, verilecek hükümde tarafların iddia ve savunmalarının özetinin, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususların, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delillerin, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesinin, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebeplerin yer alması gerektiği açıkça vurgulanmıştır. Kararın gerekçesinde maddi olay saptanmalı, hukuki niteliği ve uygulanacak hukuki kurallar belirlenmeli, bu konuda gerekli inceleme ve delillerden sözedilmeli, hukuk kuralları somut olaya uygulanmalı ve sonunda hüküm kurulmalıdır. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, bozma ilamına uyulmuş ise de, bozma ilamın gereği yerine getirilmemiş, bozma sonrasında, dosyada zaten bulunan işten çıkış bildirgesi dosyaya tekrar celp edildikten sonra bozma ilamında işaret edilen işletme devri ve muvazaa konuları değerlendirilmeden bozma öncesinde verilen ilk karar gibi karar verilmiştir. Buna göre, davacının iddiası, davalının savunması üzerinde durulmamış, deliller maddi olay saptanmamış, bozma ilamında işaret edilen konular değerlendirilememiş, kısaca karar gerekçesiz yazılmıştır. Gerekçesiz karar yazılması, adil yargılanma hakkının ihlali olup, kararın salt bu nedenle bozulması gerekmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.