Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/24227 E. 2017/15379 K. 11.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/24227
KARAR NO : 2017/15379
KARAR TARİHİ : 11.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı-birleşen dosya davacısı, asıl dava ve birleşen davada kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, kötüniyet tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, asıl dava ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı-birleşen dosya davalısı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait … plakalı otobüsünde 11/01/2001 tarihinden itibaren şehirlerarası otobüs şoförü olarak aylık net 1.000,00 TL ücretle işe başladığını, sigorta girişinin Nisan/2002 tarihinde yapıldığını, davacının tüm yeme içme ve seferdeki tüm masraflarının davalıya ait olduğunu, 6 ayda bir enflasyon oranında ücretinin arttırılması hususunda anlaştıklarını, yazılı sözleşme yapılmadığını, davalının davacının akrabası olması ve otobüsün büyük oranda borç ile alınmış olması nedeniyle davacının hiç maaş alamadığını, davalının arabayı satayım tüm maaş kıdem ihbar tazminatı fazla mesai tüm alacaklarını öderim diyerek Sinay 57 otobüs firmasında çalışan otobüsünü 28/02/2005 tarihinde Kaptanlar Petrol’e çektiğini davacının 28/02/2005-30/04/2005 tarihleri arasında sabah 08:00’dan akşam hava kararana kadar otobüsün başında bekleyerek otobüsü görmek isteyenlere gösterdiğini, birçok kişinin otobüse talep olmasına rağmen davalının otobüsü satmadığını, 30/04/2005 tarihinde davalının davacıya otobüsü satmaya çalışıyorum sen kendine bir an önce iş bul diyerek davacıyı işten çıkararak iş yerinden uzaklaştırdığını, davacının başka bir işe girdikten sonra davalının otobüsü yeniden şehirler arası çalıştırmaya başladığını, davalının davacının iş akdini kötü niyetli olarak feshettiğini, davacının hafta sonları dahil hiç izin kullanmadığını, dini milli bayramlarda iş yoğunluğu nedeni ile normalin üstünde çalıştığını, otobüsün altında bulunan yerde uyuyarak istirahat ettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve iş akdinin kötüniyetli olarak feshedildiği iddiası ile kötüniyet tazminatı ile ücret, yıllık izin ücreti, fazla mesai ve tatil çalışmalarına karşılık ücret alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, zamanaşımı definde bulunarak, davacının dava dilekçesinde belirtilen … tarihlerinin gerçeği yansıtmadığını, davacının işçilik alacakları şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddine talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemenin davanın kısmen kabulüne yönelik ilk kararı, davacı tarafın temyizi üzerine Dairemizin 20.01.2016 Gün, 2015/11346 Esas, 2016/1407 Karar sayılı kararıyla ”tanık beyanlarıyla ortaya konan davacının fazla mesai alacağı ile ilgili değerlendirme yapılması ve ücret alacağı talebinde bulunan davacıya, hangi aylara ait ücretlerinin ödenmediğinin açıklattırılması ve davacıdan bunu somutlaştırmasının istenmesi, bu konuda süre verilmesi ve maddi vakalara ilişkin eksikliğin giderilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma sonrası yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulü ile davacının kötüniyet tazminatı talebi hariç kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile ücret alacağı taleplerinin kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Hükme esas alınan bilirkişi raporunun davalı vekiline 02/05/2017 tarihinde tebliğ edildiği, takip eden 15/05/2017 tarihli celse için davalı vekili tarafından mazeret bildirildiği, mahkemece mazeretin reddine karar verilerek aynı celsede yargılamaya son verildiği dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 281/1. maddesi gereğince tarafların bilirkişi raporunun kendilerine tebliğinden itibaren iki haftalık itiraz süreleri mevcut olup bu süre dolmaksızın dosyanın karara bağlanması bu maddeye açık aykırılık oluşturup, davalının hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanması niteliğindedir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 11.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.