YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/24251
KARAR NO : 2017/14051
KARAR TARİHİ : 25.09.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı iş yerinde belirsiz süreli iş akdi ile çalıştığını, iş akdinin 14.05.2015 tarihinde haksız şekilde feshedildiğini iddia ederek davalı işverence yapılan feshin geçersizliğinin tespiti ve davacının işe iadesine, işe iadesi için davalı işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar dört aylık ücret ve diğer hakların davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş sözleşmesinin belirli süreli olduğunu, davacının iddia ettiği gibi oyunculuğun süreklilik arz eden bir iş olmadığını, sahnelenen oyun ile bağlantılı olduğunu, dolayısıyla tiyatro oyunculuğu tiyatro sezonu boyunca devam ettiğini ve sahnelenen oyun değiştiğinde oyuncularında değişebileceğini, yapılan işin gereği kurum ile davacı arasında belirli süreli iş akdinin mevcut olduğunu savunarak davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, Dairemiz’in 2016/21247 Esas, 2016/17560 Karar sayılı “evrak zimmet defterinin davacı tarafa gösterilerek fesih bildiriminin ne zaman tebliğ edildiği hususunun açıklığa kavuşturularak davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti” açıklamalı bozma ilamına uyulmak suretiyle davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 20. maddesi uyarınca iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini ileri süren işçinin, fesih bildiriminin tebliği tarihinden itibaren bir ay içerisinde feshin geçersizliği ve işe iade istemi ile dava açması gerekir. Bu süre hak düşürücü süre olup, resen dikkate alınması gerekir.
İşveren fesih bildiriminde bulunmuş, ancak bunu tebliğ etmemiş olmasına rağmen, örneğin, işçi, işvereni şikâyet ederek, fesih bildiriminin yapıldığı tarihi kesin olarak belirleyecek bir işlem yapmışsa, artık bu tarihin esas alınması uygun olacaktır. Bu anlamda işverenin fesih bildiriminin tebliğden imtina edildiği tutanakların tutulduğu tarih, tutanak düzenleyicilerinin doğrulaması halinde tebliğ tarihi sayılacaktır. Eylemli fesih halinde dava açma süresi, eylemli feshin yapıldığı tarihten itibaren işler. Fesih bildirimine karşı idari itiraz yolu öngören personel yönetmeliği ya da sözleşme hükümleri, dava açma süresini kesmeyeceği gibi, işçinin bu süre içinde hastalığı nedeni ile rapor alması da bu süreyi durdurmayacaktır. Dairemizin kararlılık kazanan uygulaması bu yöndedir. (15.09.2008 gün ve 2008/1860 Esas, 2008/23531 Karar sayılı ilamımız).
İş sözleşmesinin önel verilerek feshi halinde, dava açma süresi önelin sona ereceği tarihte değil, işverenin fesih bildirimini tebliğ ettiği tarihten başlar.
Somut uyuşmazlıkta; davacı asilin davalı … kayıtlarında yer alan evrak zimmet defterinde yer alan imzanın kendisine ait olduğunu belirttiği görülmüştür. Davalı işveren tarafından 13.04.2015 tarihli ihbar önelli fesih bildiriminin 20.04.2015 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, davanın ise 15.06.2015 tarihinde açıldığı, bildirim tarihine göre davanın bir aylık dava açma süresi geçtikten sonra açıldığı anlaşılmaktadır. Dava hak düşürücü süre içinde açılmamıştır. Davanın reddi yerine yazılı şekilde kabulü hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarda açıklanan gerekçe ile;
1.Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 150,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 1.980,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine,
Kesin olarak 25/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.