Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/24252 E. 2017/16101 K. 18.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/24252
KARAR NO : 2017/16101
KARAR TARİHİ : 18.10.2017

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacının İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının iş akdinin haksız olarak sona erdirildiğini iddia ederek işverence yapılan feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iş akdinin iş azalması nedeniyle geçerli nedenle sona erdirildiğini ve davanın haksız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davanın yasal bir aylık sürede açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen ilk karar, Dairemizin 13/04/2016 tarih 2015/29079 Esas, 2016/9257 Karar sayılı ilamıyla “ Davacının iş akdinin feshine ilişkin 17/07/2014 tarihli fesih bildirim tutanağın düzenlendiği, ancak bu tutanağın davacıya tebliğ edilmediği, daha sonra 25/07/2014 tarihinde bu bildirimi davacının tebliğden imtina ettiğine dair tutanak düzenlendiği ve davacıya mail ile bu bildirimin 24/07/2014 tarihinde gönderildiği ancak bu mailin davacıya ulaşıp ulaşmadığının dosya kapsamından anlaşılamadığı tespit edilmiştir. Tebliğden imtina tutanağında davacının telefonda olduğu, hazır olmadığı anlaşılmaktadır. Davalı tarafından düzenlenen ibranamede davacıya kıdem tazminatı yanında eksik kullandırılan ihbar öneli için ihbar tazminatı da tahakkuk ettirilmiştir. Duruşmada tanık olarak dinlenen davacının amiri olan davalı tanığı, davacının Ağustos 2014 sonuna kadar çalıştığını beyan etmiştir. Bu çelişkilere göre davalı tarafından davacının iş akdinin 17/07/2014 tarihinde yapılan bildirimle feshedildiği ispatlanamadığından davanın yasal bir aylık süre içinde açıldığının kabulü gerekir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonrasında davacıya iş akdinin feshi ile ilgili tutanağın tebliğ edilmediği, tebliğden imtina ettiğine dair tutanak düzenlendiği, davalı tarafından düzenlenen ibranamede davacıya kıdem tazminatı ve eksik kullandırılan ihbar öneri için ihbar tazminatı tahakkuk ettirildiği, tanık olarak dinlenen davacının amirinin, davacının Ağustos 2014 sonuna kadar çalıştığına dair beyanları nazara

alınarak, davalı tarafça davacının iş akdinin 17/07/2014 tarihinde yapılan bildirimle feshedildiği ispatlanamadığından davanın yasal bir aylık süre içerisinde açıldığı kabul edilmiş ve dosya içerisine mevcut tüm deliller, tanık beyanları nazara alınarak feshin geçerli nedene dayandığı ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalılar vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 2/6 maddesinin son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işverenle birlikte sorumludur.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin taraf sıfat bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden yukarda belirtilen hüküm nedeni ile alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır. (Dairemizin 09.06.2008 gün ve 2007/40942 Esas, 2008/14420 Karar sayılı ilamı).
Somut uyuşmazlıkta, mahkemece, feshin geçersizliğine ve davalılar arasında asıl-alt işveren ilişkisinin bulunduğunun tespitine ilişkin gerekçe isabetlidir.
Ancak, mahkemece, davalılar arasında asıl- alt işveren ilişkisinin olduğu kabul edilmesine rağmen, davacının alt işveren nezdindeki işine iade edilmesi gerekirken hüküm fıkrasında hangi işverene iade edildiğinin gösterilmemesi, davada birden fazla davalı olduğu halde yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinden hangi davalının sorumlu olduğu açıklanmadan “…davalıdan..” denilerek hüküm kurulması ve gerekçeli kararın hüküm fıkrası oluşturulurken duruşmada tefhim edilen kısa kararın son paragrafının da kopyalanması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı İş Kanunun 20.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda belirtilen nedenlerle;
Davanın kabulü ile,
İş akdinin feshinin GEÇERSİZLİĞİNE ve davacının davalı … … San. Tic. Ltd. Şti. nezdindeki İŞİNE İADESİNE,
Davacının yasal süre içerisinde başvurusuna rağmen, davalı işverence işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının davalıların müşterek- müteselsil sorumluluğunda olmak kaydı ile davacının kıdemi, fesih nedeni dikkate alınarak davacının 4 aylık brüt ücreti tutarında belirlenmesine,
Davacı işçinin işe iadesi için işverene süresi içinde müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar doğmuş bulunan en çok 4 aylık ücret ve diğer haklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili gerektiğinin tespitine,
Davacı vekille temsil edildiğinden karar tarihindeki A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 1.980,00 TL. maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

Alınması gerekli 31,40 TL. karar ve ilam harcından peşin alınan 25,20 TL. harcın mahsubu ile bakiye 6,20 TL.nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir olarak kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 54,20 TL. harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
Davacı tarafından yatırılan harçlar hariç 305,00 TL. yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine
Davacı ve davalılar tarafından yatırılan gider/masraf avanslarından sarfedilmeyen kısımların karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 18.10.2017 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.