Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/24812 E. 2017/14202 K. 25.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/24812
KARAR NO : 2017/14202
KARAR TARİHİ : 25.09.2017

MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ

DAVA : Davacı, ihbar tazminatı, kıdem tazminatı ile asgari geçim indirimi alacağı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti, yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalıya ait işyerinde çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde feshedildiğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatı, asgari geçim indirimi, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davalı şirketin inşaat işi yaptığını, bu inşaatlar süresince de ihtiyaç alanına göre işçi çalıştırdığını, davacının davalı işyerinde yapımı devam eden inşaatta demirci olarak çalışmak üzere 14.12.2009 tarihinde işe başladığını, daha sonrasında davalı şirketin yapımı devam eden işlerinde demirci işlerinin bitmesi sebebi ile davacının iş ilişkisinin 16.05.2011 tarihinde sonlandırıldığını, taraflar arasında yapılan hizmet akdinde de belirtildiği gibi günlük çalışma saatinin 7,5 olduğunu ve haftalık 6 gün çalışıldığını, her ay düzenlenen ve işçilerin de imzalarının bulunduğu puantaj tablolarında haftanın hangi günleri kaç saat çalışıldığının açıkça belli olduğunu, iddianın aksine davalı şirkette hafta tatillerinin kullandırıldığını ve bayramlarda çalışmanın söz konusu olmadığını, asgari geçim indiriminin ödendiğini, davacının ücretinin bordrolarda eksiksiz olarak gösterildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, bozmadan önce davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiş ve Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda bozulmuştur.
Bozma ilamında, “…Somut uyuşmazlıkta, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2015/25575 Esas sayılı bozma ilamında davalı temyizi üzerine hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacakları bakımından 14/12/2009 – 31/12/2009 tarihleri arasındaki dönemin tanık beyanlarına göre, 01/01/2010 – 16/05/2011 tarihleri arasındaki dönemin ise puantaj kayıtlarına göre hesaplanması gerektiği belirtilmiştir.
Puantajlarda ulusal bayram genel tatil ücreti çalışması olmadığı tespit edilmiştir. Bozma ilamında tanıklara göre hesaplanması belirtilen dönemde ise tanıklara göre yapılabilen bir hesaplama bulunmadığından ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı bulunmamaktadır. Bozma sonrası alınan bilirkişi raporunda da ulusal bayram ve genel tatil ücreti hesaplanmamıştır. Dolayısı ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti talebinin reddedilmesi gerekirken kabulü hatalıdır.” gerekçesine yer verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dava tarihinin karar başlığında 25/03/2014 yerine 16/06/2017 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde olduğundan bozma sebebi yapılmamıştır.
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Öncelikle belirtmek gerekir ki “Usuli kazanılmış hakkın hukuki sonuç doğurabilmesi için; bir davada, ya taraflar ya mahkeme ya da Yargıtay tarafından açık biçimde yapılmış olan ve istisnalar arasında sayılmayan bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan bir hakkın varlığından söz edilebilmesi gerekir”.
Vermiş olduğu bir hüküm Yargıtay tarafından bozulan ve Yargıtay’ın bu bozma kararına gerek iradi ve gerekse kanuni şekilde uymuş olan yerel mahkeme, bozma kararı doğrultusunda inceleme yapmak ve hüküm kurmak zorundadır. Mahkeme uyma kararını kaldırarak, direnme kararı veremeyeceği gibi, hükmünün bozma kararının kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan bölümleri hakkında da farklı bir hüküm kuramaz. Bozmaya uyulmakla bozma lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak doğmuş olur. Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Yargıtay tarafından bozulan bir hükmün bozma kararının kapsamı dışında kalmış olan kısımları kesinleşir. Kesinleşmiş bu kısımlar, lehine olan taraf yararına usulü kazanılmış hak oluşturur. Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle bozma kararından sonrada Mahkemece HMK.nun 297 vd. maddelerinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemenin 29.12.2006 tarihli kararı Dairemizin 30.03.2017 tarihli ilamı ile davalı vekilinin temyizi üzerine ulusal bayram genel tatil ücreti alacağına yönelik bozulduğu halde, bozmaya konu ilk kararda 314,78 TL. olarak hüküm altına alınan hafta tatili ücretinin bu defa 4.091,97 TL. olarak hüküm altına alınması davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hakkın ihlali olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 25/09/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.