YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/25627
KARAR NO : 2017/16074
KARAR TARİHİ : 18.10.2017
MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ
DAVA : Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının 01/03/2010-01/03/2014 tarihleri arasında ofis görevlisi olarak davalı iş yerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin haklı gerekçe olmaksızın görevi sebebi ile avans olarak alınan paranın işverene eksiksiz iade edilmesine rağmen feshedildiğini, fazla mesai yaptığını, hafta tatillerinde ve ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını, işçilik alacaklarının ödenmediğini ileri sürerek, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve fazla mesai ücreti alacağını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının ön muhasebe elemanı olarak davalı iş yerinde çalıştığını, iş sözleşmesinin İş Kanununun 25/II-e maddesi gereğince feshedildiğini, davacıya şirket tarafından hesabına gönderilen paranın iade edilmesi istendiğinde davacının kişisel ihtiyaçları için harcadığını ikrar ettiğini ve şirketçe kendisine tevdii edilmiş parayı ablası …’ya verdiğini, … tarafından şirket hesabına paranın havale edildiğinin anlaşıldığını buna ilişkin … Cumhuriyet Başsavcılığına 2014/19654 soruşturma nolu hazırlık soruşturmasının bulunduğunu ve devam ettiğinin davacının alacak taleplerinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Bozma ilamı ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti ve Yargılama Süreci:
Mahkemenin davanın reddine ilişkin ilk kararı Dairemizin 24.05.2016 tarih ve 2015/2339 E., 2016/12305 K. sayılı ilamı ile; davalı tarafın tanık olarak bildirdiği … … dinlenmesinden 19/09/2014 tarihli duruşmada vazgeçtiği, davacı tarafın açıkça buna muvafakat etmediği, Mahkemece, açıkça muvafakat olmamasına rağmen bu tanığın dinlenmesinden vazgeçilmesinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 196 ncı maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin tüm davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkeme’nin ilk kararı Dairemizin 24.05.2016 tarih ve 2015/2339 E., 2016/12305 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, Mahkeme tarafından bu bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bozmadan sonra davacı vekili tarafından fazla mesai ücreti alacağı ıslah edilmiş, Mahkemece bozmadan sonra yapılan ıslaha itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
Dairemizin önceki uygulamalarında usulü bozmalar ile hesap raporu alınmadan reddedilen alacaklara ilişkin olarak bozmadan sonra ıslah yapılabileceği kabul edilmekteydi.
Bozmadan sonra ıslah yapılıp, yapılamayacağı hususunda Yargıtay Hukuk Daireleri arasındaki içtihat uyuşmazlığının giderilmesi amacı ile içtihatların birleştirilmesi gündeme gelmiş, konu Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunda değerlendirilmiş ve Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’ nun 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararı ile “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına” karar verilmiştir.
Yargıtay Kanunu’ nun 45/5. maddesi “İçtihadı birleştirme kararlarının benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurullarını, Dairelerine ve Adliye Mahkemelerini bağlayacağı “ hükmünü içermektedir.
Yargıtay Kanunu’nun 45/5. maddesi karşısında Dairemizce “Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına ilişkin 06/05/2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı kararına uygun karar verilmesi gerekmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Mahkemece Dairemizin 24.05.2016 tarihli bozma kararından sonra 09.05.2017 tarihinde yapılan ıslaha değer verilerek karar verilmesi HMK.nun 177/1. maddesinin “Islah tahkikatın sona ermesine kadar yapılabilir” hükmü ile “Her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılamayacağına dair 04/02/1948 tarih ve 1944/10 E. 1948/3 K. sayılı YİBK. nın değiştirilmesine gerek olmadığına ilişkin 06.05.2016 tarih ve 2015/1 E. 2016/1 K. sayılı YİBK” karşısında isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililere iadesine 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.