YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/25670
KARAR NO : 2017/17096
KARAR TARİHİ : 31.10.2017
MAHKEMESİ : …İŞ MAHKEMESİ
DAVA :Taraflar arasındaki, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 31/10/2017 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalı adına Avukat … Işıdı geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 1994-Ekim 2011 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığını, haklı neden olmadan iş sözleşmesinin sona erdirildiğini, davacının haftada 6 gün 09.00-23.30/24.00 saatleri arasında ve ayda 3 Pazar milli bayramlar da dahil olmak üzere çalıştığını, yıllık izinlerini kullanmadığını, davacının son 2 aylık maaşının ve tazminat alacaklarının ödenmediğini iddia ederek, kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla mesai, yıllık izin, ücret, hafta tatili ve genel tatil çalışma ücreti alacaklarının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Vekilinin Cevabının Özeti:
Davalı vekili; davacının 10/05/1999-15/03/2012 tarihleri arasında davalı iş yerinde kesintili olarak çalıştığını, maaşının 1.500,00 TL. olduğunu, ödemenin banka yoluyla yapıldığını, öğle yemeğinin davalı şirket tarafından verildiğini, davacının iş sözleşmesinin devamsızlık nedeniyle haklı nedenle feshedildiğini, davacının yıllık izinlerini kullandığını ve haftada 5 gün 09.00-18.00 saatleri arasında çalıştığını, davacının fazla mesai, hafta tatili, bayram ve genel tatil alacağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yargılama Süreci ve Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizin 07.03.2016 tarih, 2014/33410 E-2016/4914 K sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Bozma ilamında özetle; davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerine ilişkin olarak Anayasa’nın 141. ve HMK’nun 297. maddelerinin amaçladığı anlamda bir gerekçe oluşturmadığı, bu taleplerin kabulüne dair gerekçenin dosya içeriği ile uyuşmadığı, davacının 11.03.2009-09.06.2009 tarihleri arasında başka bir şirkette çalıştığı gerekçesi ile bu tarih aralığı hizmet süresinden dışlanmış ise de, bu tarih aralığında kayden çalışma görülen işyeri ile davalı şirket arasındaki bağın araştırılmadığı ve davacının hafta tatili alacağını tanık beyanları ile ispatlamasına karşın söz konusu alacak talebinin reddine hükmedilmesinin de hatalı olduğu belirtilmiştir.
Bozma sonrasında yapılan yargılama sırasında davacı vekili, 11.03.2009-09.06.2009 tarihleri arasındaki çalışma dönemine ilişkin araştırma talebinden vazgeçmiş ve mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilerek, davanın yine kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresinde davalı vekilince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Yerel mahkemece; Dairemizin 07.03.2016 tarih, 2014/33410 E-2016/4914 K sayılı bozma ilamına uyulduğu belirtilmesine karşın, kararın gerekçe kısmında sadece bozma ilamı özetlenmiş, kıdem ve ihbar tazminatlarının kabulüne ilişkin olarak herhangi bir gerekçe oluşturulmamıştır.
Anayasanın 141 inci maddesi uyarınca, yargı kararlarının gerekçeli olarak yazılması gerekir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297 nci maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Anılan anayasal ve yasal düzenlemeler gereğince yargıcın, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, delillerin tartışılması ve değerlendirilmesini, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri kararda göstermesi zorunludur. Maddi olgularla hüküm fıkrası arasındaki hukuki bağlantı da ancak bu şekilde kurulabilecek, ayrıca yasal unsurları taşıyan bu gerekçe sayesinde, kararların doğruluğunun denetlenebilmesi mümkün olacaktır.
Buna göre kıdem ve ihbar tazminatı talepleri yönünden Anayasa’nın 141. maddesi ve HMK.nun 297. maddesinin amaçladığı anlamda gerekçe oluşturularak sonuca gidilmesi gerekirken ve bu hususda daha önce Dairemizce bozma nedeni de yapıldığı halde, yerel mahkemece söz konusu taleplerin hangi gerekçelerle kabul edildiği belirtilmeksizin, yine gerekçesiz karar verilmesi hatalıdır.
F) SONUÇ:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davalı yararına takdir edilen 1.480.00 TL. duruşma avukatlık parasının karşı tarafa yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 31/10/2017 gününde oybirliği ile karar verildi.