Yargıtay Kararı 9. Hukuk Dairesi 2017/26304 E. 2018/20232 K. 12.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/26304
KARAR NO : 2018/20232
KARAR TARİHİ : 12.11.2018

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 30. HUKUK DAİRESİ

DAVA : Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin kabul kararına karşı davalı avukatı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
… Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi davalı avukatının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
… Bölge Adliye Mahkemesi 30. Hukuk Dairesi’nin kararı süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işyerinde 17/08/2009 tarihinde kazan, kapak, boru montaj ustası olarak işe başladığını iş akdinin haklı ve geçerli neden olmaksızın feshedildiğini, 09/04/2016 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, davacının iş akdinin 2 yıl süreyle ağır ve tehlikeli işlerde çalışması uygun değildir ibaresi bulunan sağlık kurulu raporuna istinaden şirketin ağır ve tehlikeli işler grubunda olması nedeni ile davacının eğitimine, vasıf ve sağlık koşullarına uygun olarak çalışabilecek başka bir departman bulunmaması nedeni ile 25/I-b bendi uyarınca feshedildiğinin bildirildiğini, davacının davalı şirkette çalışma koşulları nedeni ile 2013 yılında belinden rahatsızlandığını tedavi gördüğünü, davacının çalışmasını aksatmadan sürdürdüğünü, davacının en son tedavisi nedeniyle 20 gün raporlu olup raporunun bittiği gün iş akdinin feshedildiğini, davacının endüstri meslek lisesi motor bölümü mezunu olup teknik eleman olduğunu, davalı işyerinde her bölümde çalışabilecek eğitim ve vasfa sahip olduğunu, davalı işyerinde ağır iş dışında birçok bölüm olup yine ağır iş bölümünde fakat ağır iş yapılamayan pozisyonların mevcut olduğunu iddia ederek davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının davalı işyerinde çalışamayacağının 14/03/2016 tarihli sağlık kurulu raporu ile sabit olduğunu, davacının davalı iş yerinde çalışabileceği uygun bir pozisyon olmadığından davacının haklarının ödenerek iş akdinin iş yasası 25/1-b maddesine göre haklı nedenle fesih edildiğini, davacının sağlık kurulu raporu almasından önce de defalarca uzun süreli raporlar aldığını, davalı tarafından aslında mükerrer rapor nedeniyle daha evvel iş akdini fesih etme imkanı varken iyi niyetli hareket edildiğini ve feshin son çare olması ilkesine uyulduğunu, davacının bel ağrısı şikayeti üzerine iş yeri hekiminin 15/09/2014 tarihli yazısında davacının bel ağrısı şikayetleri ile fizik tedavi olduğunun tespit edildiğini, hali hazırdaki görevinde çalışıp çalışamayacağına dair uzman doktor raporunun alınmasını talep ettiğini ve uzman doktor …’in raporu neticesinde davacının iş yerinde çalışmaya devam ettiğini, davacının 2016 yılında sürekli raporluluğu ve fizik tedavi görmesi üzerine davacının sağlık sorunun ciddi olduğunun anlaşıldığını, açıkca görüldüğü üzere alınan raporların davacının işten çıkartılması için değil aksine işine sağlıkla bir şekilde devam edebilmesi ve işçinin hastalığı hakkında kati sonuca varılmak için alındığını, davalı şirketin ağır ve tehlikeli işler sınıfından olan bir iş kolunda faaliyet gösterdiğini ve sağlık kurulu raporunca da sabit olduğu üzere davacının ağır iş sınıfına giren işlerde çalıştırılmaması gerektiğini, mavi yaka personellerin iş pozisyonlarının çalışma şekli değerlendirildiğinde davacının davalı şirkette çalışabileceği uygun bir pozisyonun olmadığının tespit edildiğini ve bu nedenle iş akdinin feshinden başka bir çare kalmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C)İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti:
İlk derece Mahkemesince dosyada yapılan keşif, alınan bilirkişi heyet raporu ile tüm belgeler bir arada değerlendirildiğinde; davacının sağlık sorunları nedeniyle işyerinde çalışabileceği uygun departman olmaması gerekçesiyle işten çıkarıldığı ancak davacının çalışabileceğini iddia ettiği bölümlerde görevlendirildiğine yada işveren tarafından davacıya önerilen bir iş olduğuna ilişkin dosyada somut belge bulunmadığı ve yapılan keşifle incelemeler sonucunda davacının her ne kadar sağlık durumu nedeniyle iş akdi feshedilmeden önceki çalıştığı güç kazan bölümündeki kapak montaj ustası olarak yaptığı işin sağlık durumuna uygun olmadığı belirlenmişse de davacının eğitim durumu, deneyimi, sağlık durumu ve işyerinin özellikleri dikkate alındığında keşifte de belirlenen malzeme giriş kalite kontrol bölümü, depo bölümü ve kalite kontrol bölümünde çalışmasının uygun olabileceğinin bilirkişi raporunda da belirlendiği anlaşılmakla bu durumda davacının dosya kapsamında iş akdi sona erdirilmeden önce davalı işyerinde başka bir birimde çalışma olasılığının yeterli olarak değerlendirilmediği ve bu yönüyle de feshin son çare olması ilkesine uygun davranılmadığı ve yapılan keşifte davalı işyerinde davacının sağlık durumuna uygun çalışabileceği bölümler bulunduğunun tespit edilmesi de dikkate alındığında yapılan feshin haklı ve geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D)İstinaf başvurusu :
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
E)İstinaf Sebepleri:
Davalı taraf iş akdinin haklı ve geçerli nedene dayanarak feshedildiğini savunmuştur.
F)Bölge Adliye Mahkemesi Kararının Özeti :
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davacının davranışlarından kaynaklanan geçerli nedenle fesih yapıldığının savunulmasına karşın 4857 sayılı yasanın 19.maddesine aykırı olarak davacının savunmasının alınmadığı, bunun tek başına işe iade kararı verilmesini gerektirdiği, bilirkişi heyet raporunda açıklandığı üzere davacının kendisine risk oluşturmayan malzeme giriş kaliye kontrol, depo veya kalite kontrol gibi bölümlerde çalışabileceği davalı işverence feshin son çare olma ilkesine uygun davranılmadığı gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
G)Temyiz başvurusu :
Bölge Adliye Mahkemesi’nin kararına karşı davalı vekili tarafından süresinde temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
H)Gerekçe:
Somut uyuşmazlıkta, davacının iş akdi 09.04.2016 tarihli İşten Çıkış Bildirimi başlıklı belge ile “14.03.2016 tarihli sağlık kurulu raporu uyarınca ayakta ve ağır ve tehlikeli işlerde çalışmanızın 2 yıl süreli olarak uygun olmadığı belirtilmiştir. Bu sağlık kurulu raporu uyarınca, işyerinde çalışmanız sakıncalıdır.İşyerimiz içinde bulunduğu sınıf itibariyle ağır ve tehlikeli işler sınıfında olduğundan sizin eğitim vasıf ve sağlık koşullarınıza uygun olarak işyerinde çalışabileceğiniz başka bir departmanda bulunmadığından, iş akdiniz 4857 sayılı İş Kanunu ‘nun 25/l(b) maddesi uyarınca işveren tarafından 09.04.2016 tarihi itibariyle feshedilmiş olup…” denilerek feshedilmiştir.
Dosyaya sunulan belgelerden Özel … Hastanesi’nin davacı … adına hazırladığı 01.03.2016 tarih ve 603582 protokol numaralı Sağlık Kurulu Raporunun tanı hanesinde, “Lumbago Siyatik”, karar kısmında, “6 ay ağır iş yapmaması, uzun süre ayakta kalmaması heyet aracılığıyla uygun görülmüştür” ifadelerinin yer aldığı , T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu … İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği … Devlet Hastanesi’nin davacı … adına hazırlamış olduğu 14.03.2016 tarih ve 1597 sayılı Durum Bildirir Sağlık Kurulu Raporunun tanı hanesinde ise, “L5-S1 Orta Mat Lomber Disk llernisi” ifadesinin olup, raporun karar hanesinde, “2 yıl süre ile ağır ve tehlikeli işlerde çalışması uygun değildir. Sağlık kurulu kararıdır.” ifadesinin olduğu görülmüştür.
Davacı işçinin davalı işyerinde ağır ve tehlikeli işlerde çalışmaya devam etmesinin sağlığı açısından sakıncalı olduğuna ilişkin verilen sağlık kurulu raporu üzerine davacının iş akdi İş Kanununun 25/1-b maddesi gereğince feshedilmiş olup, bölge adliye mahkemesince sırf savunma alınmamasının feshi geçersiz hale getirdiği belirtilmişse de davacının iş akdi 4857 sayılı İş Kanununun 25/1-b maddesi gereği feshedilmiş olup, 19/10/2018 tarih ve 2017/9 esas sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre İş Kanununun 25/1-b maddesine göre yapılan fesih öncesinde savunma alınmasına gerek olmadığından ve ağır işlerde çalışamayacağına dair raporu bulunan davacının ağır ve tehlikeli iş sınıfında yer alan davalı işyerinde çalıştırılması mümkün olmadığından davalı işverenin feshinin haklı nedene dayandığı kabul edilerek davanın reddi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır.
Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararının ve ilk Derece Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına ve Dairemizce 4857 sayılı İş Kanunu’nun 20/3. maddesi uyarınca aşağıdaki gibi karar vermek gerekmiştir.
Hüküm: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Bölge Adliye Mahkemesi’nin temyiz edilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasına,
2. Davanın REDDİNE,
3. Alınması gereken 35,90 TL. karar-ilam harcından davacının yatırdığı 29,20 TL.’nin peşin mahsubu ile bakiye 6,70 TL. karar-ilam harcının davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4. Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 148,00 TL. yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre belirlenen 2.180,00 TL. ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde davalıya iadesine, dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.11.2018 tarihinde oybirliği ile kesin olarak karar verildi.